وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، جَمِيعًا عَنِ الثَّقَفِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ، يَقُولُ أَخْبَرَنِي بُشَيْرُ بْنُ يَسَارٍ، عَنْ بَعْضِ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ أَهْلِ دَارِهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى . فَذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ سُلَيْمَانَ بْنِ بِلاَلٍ عَنْ يَحْيَى غَيْرَ أَنَّ إِسْحَاقَ وَابْنَ الْمُثَنَّى جَعَلاَ مَكَانَ الرِّبَا الزَّبْنَ وَقَالَ ابْنُ أَبِي عُمَرَ الرِّبَا .
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İshâk b. İbrahim ve İbni Ebî Ömer hep birden Sekafî'den rivayet ettiler. Demiş ki: Ben Yahya b. Saîd'i şöyle derken işittim: Bana Büşeyr b. Yesâr, hemşehrileri bâzı ashâb-ı Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehiy buyurmuş... Râvi Sekafî, Süleyman b. Bilâl'in Yahya'dan rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuş; yalnız İshâk ile İbni Müsennâ (ribâ) yerine (zebn) kelimesini koymuşlar; İbni Ebî Ömer ise (ribâ) demiştir.