HADİS KÜTÜPHANESİ

Sahih-i Müslim

57 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

Muâmelât Kitabı

158 hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُلاَمَسَةِ وَالْمُنَابَذَةِ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya et-Temîmî rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Muhammed b. Yahya b. Habbân'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mülâmese ile münâbezeden nehî buyurdular.»

Sahih Muslim 3801

وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ ‏.‏

Bize Ebû Kureyb ile İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Vekî', Süfyân'dan, o da Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti.

Sahih Muslim 3802

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، وَأَبُو أُسَامَةَ ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ، بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، كُلُّهُمْ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ خُبَيْبِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Numeyr ile Ebû Usâme rivayet ettiler. H. Bize Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr de rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdülvehhâb rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Ubeydullah b. Ömer'den, o da Hubeyb b. Abdirrahmân'dan, o da Hafs b. Âsım'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti.

Sahih Muslim 3803

وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ - عَنْ سُهَيْلِ، بْنِ أَبِي صَالِحٍ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ مِثْلَهُ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yâkûb, yani İbni Abdirrahmân, Süheyl b. Ebî Sâlih'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti.

Sahih Muslim 3804

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو، بْنُ دِينَارٍ عَنْ عَطَاءِ بْنِ مِينَاءَ، أَنَّهُ سَمِعَهُ يُحَدِّثُ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ قَالَ نُهِيَ عَنْ بَيْعَتَيْنِ، الْمُلاَمَسَةِ وَالْمُنَابَذَةِ ‏.‏ أَمَّا الْمُلاَمَسَةُ فَأَنْ يَلْمِسَ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا ثَوْبَ صَاحِبِهِ بِغَيْرِ تَأَمُّلٍ وَالْمُنَابَذَةُ أَنْ يَنْبِذَ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا ثَوْبَهُ إِلَى الآخَرِ وَلَمْ يَنْظُرْ وَاحِدٌ مِنْهُمَا إِلَى ثَوْبِ صَاحِبِهِ‏.‏

Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdürrezzak rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dedi ki): Bana Amr b. Dînâr, Atâ b. Mînâ'dan naklen haber verdi. Amr, Atâ'nın Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiğini dinlemiş. Ebû Hureyre şunları söylemiş: «İki nevi satış yasak edildi: Mülâmese ile münâbeze. Mülâmese: Alanla satandan her birinin hiç düşünmeden diğerinin elbisesine dokunması; münâbeze ise her birinin elbisesini diğerine atması ve hiçbirinin arkadaşının elbisesine bakmaması suretiyle yapılan satıştır.»

Sahih Muslim 3805

وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لِحَرْمَلَةَ - قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي عَامِرُ بْنُ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، أَنَّ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ قَالَ نَهَانَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعَتَيْنِ وَلِبْسَتَيْنِ نَهَى عَنِ الْمُلاَمَسَةِ وَالْمُنَابَذَةِ فِي الْبَيْعِ ‏.‏ وَالْمُلاَمَسَةُ لَمْسُ الرَّجُلِ ثَوْبَ الآخَرِ بِيَدِهِ بِاللَّيْلِ أَوْ بِالنَّهَارِ وَلاَ يَقْلِبُهُ إِلاَّ بِذَلِكَ وَالْمُنَابَذَةُ أَنْ يَنْبِذَ الرَّجُلُ إِلَى الرَّجُلِ بِثَوْبِهِ وَيَنْبِذَ الآخَرُ إِلَيْهِ ثَوْبَهُ وَيَكُونُ ذَلِكَ بَيْعَهُمَا مِنْ غَيْرِ نَظَرٍ وَلاَ تَرَاضٍ ‏.‏

Bana Ebû't-Tâhir ile Harmele b. Yâhyâ rivayet ettiler. Lâfız Harmele'nindir. (Dediler ki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dedi ki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. (Demiş ki): Bana Âmir b. Sa'd b. Ebî Vakkas haber verdi ki, Ebû Saîd-i Hudrî şunları söylemiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi iki (nev'i) satış ve iki (nev'i) giyinişten nehyetti. Satışta mülâmese ile münâbezeden nehî buyurdu. Mülâmese: Bir kimsenin geceleyin yahut gündüzün eliyle başkasının elbisesine dokunması ve onu ancak bu suretle kabul etmesidir. Münâbeze ise: İki kimsenin elbiselerini elleriyle birbirlerine atması ve bakmadan, rızâ göstermeden bunun satış sayılmasıdır.

Sahih Muslim 3806

وَحَدَّثَنِيهِ عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏

Bana bu hadîsi Amru'n-Nâkıd da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yakûb b. İbrâhîm b. Sa'd rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam, Sâlih'den, o da İbni Şihâb'dan naklen bu isnâdla rivayette bulundu.

Sahih Muslim 3807

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، وَيَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، وَأَبُو أُسَامَةَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنِي أَبُو الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الْحَصَاةِ وَعَنْ بَيْعِ الْغَرَرِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdullah b. İdrîs ile Yahya b. Saîd ve Ebû Usâme, Ubeydullah'dan rivayet ettiler. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dedi ki): Bize Yahya b. Saîd, Ubeydullah'dan rivayet etti. (Demiş ki): Bana Ebu'z-Zinâd, A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şunu söylemiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) taş atımı satışı ile aldatma satışını yasak etti.»

Sahih Muslim 3808

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنْ بَيْعِ حَبَلِ الْحَبَلَةِ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya ile Muhammed b. Rumh rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Leys haber verdi. H. Bize Kuteybe b. Saîd de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys, Nâfi'den, o da Abdullah'dan, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti ki, gebe devenin yavrusunun gebeliğine kadar şartıyla yapılan satıştan nehî buyurmuş.

Sahih Muslim 3809

حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ الْقَطَّانُ - عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ أَهْلُ الْجَاهِلِيَّةِ يَتَبَايَعُونَ لَحْمَ الْجَزُورِ إِلَى حَبَلِ الْحَبَلَةِ ‏.‏ وَحَبَلُ الْحَبَلَةِ أَنْ تُنْتَجَ النَّاقَةُ ثُمَّ تَحْمِلَ الَّتِي نُتِجَتْ فَنَهَاهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ ‏.‏

Bana Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Müsennâ rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (Dediler ki): Bize Yahya, yani el-Kattân, Ubeydullah'dan rivayet etti. (Demiş ki): Bana Nâfi', İbni Ömer'den naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: «Câhiliyet devri insanları deve etlerini birbirlerine gebe devenin yavrusu gebe kalıncaya kadar (vade ile) satarlardı. Gebe devenin yavrusunun gebeliğinden murat, devenin doğurması, sonra doğurduğu yavrunun da gebe kalmasıdır. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onları bundan nehî buyurdu.»

Sahih Muslim 3810

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبِعْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَيْعِ بَعْضٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Nâfi'den, onun da İbni Ömer'den naklettiği şu hadisi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bazınız bazınızın satışı üzerine satış yapmasın!» buyurdular.

Sahih Muslim 3811

حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبِعِ الرَّجُلُ عَلَى بَيْعِ أَخِيهِ وَلاَ يَخْطُبْ عَلَى خِطْبَةِ أَخِيهِ إِلاَّ أَنْ يَأْذَنَ لَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Müsennâ rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (Dediler ki): Bize Yahya, Ubeydullah'dan rivayet etti. (Demiş ki): Bana Nâfi', İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi: «Bir kimse dîn kardeşinin satışı üzerine satış yapmasın, onun dünürlüğü üzerine dünür göndermesin! Dîn kardeşi kendisine izin verirse o başka!» buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3812

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَابْنُ حُجْرٍ قَالُوا حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ جَعْفَرٍ - عَنِ الْعَلاَءِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَسُمِ الْمُسْلِمُ عَلَى سَوْمِ أَخِيهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe b. Saîd ve İbni Hucr rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize İsmail, yâni İbni Ca'fer, Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Müslüman bir kimse dîn kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın!» buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3813

وَحَدَّثَنِيهِ أَحْمَدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، حَدَّثَنِي عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْعَلاَءِ، وَسُهَيْلٍ عَنْ أَبِيهِمَا، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح. وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح. وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَدِيٍّ، - وَهُوَ ابْنُ ثَابِتٍ - عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ يَسْتَامَ الرَّجُلُ عَلَى سَوْمِ أَخِيهِ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ الدَّوْرَقِيِّ عَلَى سِيمَةِ أَخِيهِ ‏.‏

Bana bu hadîsi Ahmed b. İbrahim ed-Devrakî de rivayet etti. (Dedi ki): Bana Abdüssamed rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be, Alâ' ile Süheyl'den, onlar da babalarından, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. H. Bize bu hadisi Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdüssamed rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be, A'meş'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulundu. H. Bize Ubeydullah b. Muâz dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be, Adiy, yâni İbni Sâbit'ten, o da Ebû Hâzim'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir kimsenin dîn kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasını yasak etmiş. Devrakî'nin rivayetinde «Dîn kardeşinin sîmesi üzerine...» denilmiştir.

Sahih Muslim 3814

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يُتَلَقَّى الرُّكْبَانُ لِبَيْعٍ وَلاَ يَبِعْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَيْعِ بَعْضٍ وَلاَ تَنَاجَشُوا وَلاَ يَبِعْ حَاضِرٌ لِبَادٍ وَلاَ تُصَرُّوا الإِبِلَ وَالْغَنَمَ فَمَنِ ابْتَاعَهَا بَعْدَ ذَلِكَ فَهُوَ بِخَيْرِ النَّظَرَيْنِ بَعْدَ أَنْ يَحْلُبَهَا فَإِنْ رَضِيَهَا أَمْسَكَهَا وَإِنْ سَخِطَهَا رَدَّهَا وَصَاعًا مِنْ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Ebü'z-Zinâd'dan, onun da A'rac'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Binek gelenler satış için karşılanmaz! Birbirinizin satışı üzerine satış yapmayınız, müşteri kızıştırmayın! Şehirli köylü nâmına satış yapmasın! Develerle koyunların sütlerini memelerinde biriktirmeyin! Böyle yaptıktan sonra o hayvanları satın alan, onları sağdıktan sonra iki re'yden birinde muhayyerdir. Razı olursa kabul eder; olmazsa hayvanı bir ölçek hurma ile birlikte iade eyler.» buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3815

حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَدِيٍّ، - وَهُوَ ابْنُ ثَابِتٍ - عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ التَّلَقِّي لِلرُّكْبَانِ وَأَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ وَأَنْ تَسْأَلَ الْمَرْأَةُ طَلاَقَ أُخْتِهَا وَعَنِ النَّجْشِ وَالتَّصْرِيَةِ وَأَنْ يَسْتَامَ الرَّجُلُ عَلَى سَوْمِ أَخِيهِ ‏.‏

Bize Ubeydullah b. Muâz el-Anberî rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be, Adîy yani İbni Sâbit'ten, o da Ebû Hâzim'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) binek gelenleri karşılamayı, şehirlinin köylü nâmına satış yapmasını, kadının kız kardeşinin boşanmasını istemesini, müşteri kızıştırmayı, hayvan sütünü memede biriktirmeyi ve bir kimsenin din kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlıkta bulunmasını nehî buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3816

وَحَدَّثَنِيهِ أَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، ح وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا وَهْبُ، بْنُ جَرِيرٍ ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ عَبْدِ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالُوا، جَمِيعًا حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ فِي حَدِيثِ غُنْدَرٍ وَوَهْبٍ نُهِيَ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ عَبْدِ الصَّمَدِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ مُعَاذٍ عَنْ شُعْبَةَ ‏.‏

Bu hadîsi bana Ebû Bekr b. Nâfi de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Gunder rivayet etti. H. Bize bunu Muhammed b. Müsennâ dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Vehb b. Cerîr rivayet etti. H. Bize Abdülvâris b. Abdissamed de rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. Bu râvilerin hepsi: Bize Şu'be bu isnâdla rivayette bulundu, demişlerdir. Gunder ile Vehb'in rivayetlerinde: «Nehyedildi» denilmiş; Abdüssamed rivayetinde ise: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehî buyurdu.» ifâdesi kullanılmış; hadîs, Muâz'ın Şu'be'den naklettiği tarzda rivayet olunmuştur.

Sahih Muslim 3817

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ النَّجْشِ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müşteri kızıştırmaktan nehî buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3818

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي زَائِدَةَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى يَعْنِي ابْنَ سَعِيدٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي كُلُّهُمْ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ تُتَلَقَّى السِّلَعُ حَتَّى تَبْلُغَ الأَسْوَاقَ ‏.‏ وَهَذَا لَفْظُ ابْنِ نُمَيْرٍ ‏.‏ وَقَالَ الآخَرَانِ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ التَّلَقِّي ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Ebî Zâide rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yahya, yani İbni Saîd rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr dahi rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. Bu ravilerin hepsi Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etmişlerdir ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) pazara gelmeden malların karşılanmasını nehî buyurmuştur. Hadîsin lâfzı İbni Numeyr'indir. Öteki râviler: «Nebî (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) karşılamadan nehî buyurdu.» demişlerdir.

Sahih Muslim 3819

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ مَهْدِيٍّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ ابْنِ نُمَيْرٍ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ ‏.‏

Bana Muhammed b. Hâtim ile İshâk b. Mansûr hep birden İbni Mehdî'den, o da Mâlik'den, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen, İbni Numeyr'in Ubeydullah'dan rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulundular.

Sahih Muslim 3820

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُبَارَكٍ، عَنِ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنْ تَلَقِّي الْبُيُوعِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdullah b. Mübarek, Teymî'den, o da Ebû Osman'dan, o da Abdullah (b. Mes'ûd)'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti ki: Satılık malları karşılamaktan nehî buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3821

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ هِشَامٍ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُتَلَقَّى الْجَلَبُ ‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hüşeym, Hişâm'dan, o da İbni Sîrîn'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) celeb malları karşılamaktan nehî buyurdu.»

Sahih Muslim 3822

حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي هِشَامٌ، الْقُرْدُوسِيُّ عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَلَقَّوُا الْجَلَبَ ‏.‏ فَمَنْ تَلَقَّاهُ فَاشْتَرَى مِنْهُ فَإِذَا أَتَى سَيِّدُهُ السُّوقَ فَهُوَ بِالْخِيَارِ‏"‏ ‏.‏

Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hişâm b. Süleyman, İbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demiş ki): Bana Hişâm el-Kurdûsi, İbni Sîrîn'den naklen haber verdi. Demiş ki: Ben Ebû Hureyre'yi şunu söylerken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Celeb malı karşılamayın; kim karşılar da ondan bir şey satın alırsa, sahibi pazara geldiği vakit muhayyer olur.» buyurdular.

Sahih Muslim 3823

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، يَبْلُغُ بِهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبِعْ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ زُهَيْرٌ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى أَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Süfyân, Zührî'den, o da Saîd b. Müseyyeb'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ref eden Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şehirli bedevî nâmına satış yapmasın!» buyurmuşlar. Züheyr: «Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet olundu ki: Şehirlinin bedevî nâmına satış yapmasını nehî buyurmuşlar.» dedi.

Sahih Muslim 3824

وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ تُتَلَقَّى الرُّكْبَانُ وَأَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏.‏ قَالَ فَقُلْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ مَا قَوْلُهُ حَاضِرٌ لِبَادٍ قَالَ لاَ يَكُنْ لَهُ سِمْسَارًا

Bize İshâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ma'mer, İbni Tâvûs'dan, o da babasından, o da İbni Abbâs'dan naklen haber verdi. İbni Abbâs şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) pazara binek gelenleri karşılamaktan ve şehirlinin bedevî nâmına satış yapmasından nehî buyurdu.» Râvî (Tâvûs) demiş ki: «İbni Abbâs'a: Şehirlinin bedevî nâmına sözünün mânâsı nedir? dedim. — Ona simsar olmasın (demektir), cevâbını verdi.»

Sahih Muslim 3825

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، ح. وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ يَبِعْ حَاضِرٌ لِبَادٍ دَعُوا النَّاسَ يَرْزُقِ اللَّهُ بَعْضَهُمْ مِنْ بَعْضٍ‏"‏ ‏.‏ غَيْرَ أَنَّ فِي رِوَايَةِ يَحْيَى ‏"‏ يُرْزَقُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya et-Temîmî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ebû Hayseme, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. H. Bize Ahmed b. Yûnus da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ebû'z-Zübeyr, Câbir'den rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şehirli bedevî nâmına satış yapmasın! Bırakın insanları, Allah birbirlerinden rızıklandırsın!» buyurdular. Ancak Yahya'nın rivayetinde: «Rızıklandırılsın» denilmiştir.

Sahih Muslim 3826

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkid rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti.

Sahih Muslim 3827

وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَنَسِ، بْنِ مَالِكٍ قَالَ نُهِينَا أَنْ يَبِيعَ، حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏.‏ وَإِنْ كَانَ أَخَاهُ أَوْ أَبَاهُ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hüşeym, Yûnus'dan, o da İbni Sîrîn'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen haber verdi. Enes şöyle demiş: «Şehirlinin kardeşi veya babası da olsa bedevî namına satış yapması bize yasak edildi.»

Sahih Muslim 3828

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَنَسٍ،ح ‏.‏ وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُعَاذٌ، حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، قَالَ قَالَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ نُهِينَا عَنْ أَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Ebî Adiy, İbni Avn'dan, o da Muhammed'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ dahi rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muâz rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Avn, Muhammed'den rivayet etti. (Demiş ki): Enes b. Mâlik şunu söyledi: «Şehirlinin bedevî nâmına satış yapması bize yasak edildi.»

Sahih Muslim 3829

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ قَيْسٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى شَاةً مُصَرَّاةً فَلْيَنْقَلِبْ بِهَا فَلْيَحْلُبْهَا فَإِنْ رَضِيَ حِلاَبَهَا أَمْسَكَهَا وَإِلاَّ رَدَّهَا وَمَعَهَا صَاعٌ مِنْ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dedi ki): Bize Dâvûd b. Kays, Mûsâ b. Yesâr'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayette bulundu. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim sütü biriktirilmiş bir koyun satın alırsa, hemen onu götürüp sağsın! Eğer sütünden memnun kalırsa mülkünde bırakır; aksi takdirde hayvanı, beraberinde bir ölçek kuru hurma ile iade eder.» buyurdular.

Sahih Muslim 3830

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقَارِيَّ - عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ شَاةً مُصَرَّاةً فَهُوَ فِيهَا بِالْخِيَارِ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ إِنْ شَاءَ أَمْسَكَهَا وَإِنْ شَاءَ رَدَّهَا وَرَدَّ مَعَهَا صَاعًا مِنْ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yâkûb, yani İbni Abdirrahmân el-Kaarî, Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim sütü biriktirilmiş bir koyun satın alırsa üç gün muhayyerdir; onu isterse mülkünde tutar; dilerse iade eder; beraberinde bir ölçek de kuru hurma iade eder.» buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3831

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ جَبَلَةَ بْنِ أَبِي رَوَّادٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، - يَعْنِي الْعَقَدِيَّ - حَدَّثَنَا قُرَّةُ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى شَاةً مُصَرَّاةً فَهُوَ بِالْخِيَارِ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ فَإِنْ رَدَّهَا رَدَّ مَعَهَا صَاعًا مِنْ طَعَامٍ لاَ سَمْرَاءَ ‏"‏‏.‏

Bize Muhammed b. Amr b. Cebele b. Ebî Revvâd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ebû Âmir, yani el-Akadî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Kurre, Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. «Her kim sütü biriktirilmiş bir koyun satın alırsa üç gün muhayyerdir; şayet iade ederse onunla birlikte buğday olmayan bir ölçek zahire de iade eder.» buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3832

حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى شَاةً مُصَرَّاةً فَهُوَ بِخَيْرِ النَّظَرَيْنِ إِنْ شَاءَ أَمْسَكَهَا وَإِنْ شَاءَ رَدَّهَا وَصَاعًا مِنْ تَمْرٍ لاَ سَمْرَاءَ ‏"‏ ‏.‏

Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dedi ki): Bize Süfyân, Eyyub'dan, o da Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şunu söylemiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim sütü biriktirilmiş bir koyun satın alırsa, iki görüş arasında muhayyerdir. İsterse mülkünde tutar; dilerse hayvanı ve bir ölçek buğday değil, kuru hurma iade eder.» buyurdular.

Sahih Muslim 3833

وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، عَنْ أَيُّوبَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى مِنَ الْغَنَمِ فَهُوَ بِالْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize bu hadîsi İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdülvehhâb, Eyyûb'dan bu isnâdla rivayette bulundu. Yalnız o: «Her kim koyun satın alırsa o kimse muhayyerdir.» dedi.

Sahih Muslim 3834

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ أَحَادِيثَ مِنْهَا وَقَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا مَا أَحَدُكُمُ اشْتَرَى لِقْحَةً مُصَرَّاةً أَوْ شَاةً مُصَرَّاةً فَهُوَ بِخَيْرِ النَّظَرَيْنِ بَعْدَ أَنْ يَحْلُبَهَا إِمَّا هِيَ وَإِلاَّ فَلْيَرُدَّهَا وَصَاعًا مِنْ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'den rivayet etti. Hemmâm: Ebû Hureyre'nin Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bize rivayet ettiği şudur, diyerek bir takım hadîsler zikretmiş, ezcümle şunu söylemiştir: Ebû Hureyre dedi ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biriniz memesinde sütü biriktirilen yeni doğurmuş bir deve yahut sütü biriktirilen bir koyun satın alırsa, onu sağdıktan sonra iki görüş arasında muhayyerdir. Ya hayvanı alsın yahut onu bir ölçek kuru hurma ile birlikte iade etsin!» buyurdu.

Sahih Muslim 3835

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ الْعَتَكِيُّ، وَقُتَيْبَةُ، قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَسْتَوْفِيَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَأَحْسِبُ كُلَّ شَىْءٍ مِثْلَهُ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hammâd b. Zeyd rivayet etti. H. Bize Ebu'r-Rabî' el-Atekî ile Kuteybe de rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Hammad, Amr b. Dinar'dan, o da Tâvûs'tan, o da İbni Abbâs'tan naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim bir yiyecek satın alırsa, onu tamamıyla teslim almadıkça satmasın!» buyurmuşlar. İbni Abbâs: «Zannederim her şey bunun gibidir.» demiş.

Sahih Muslim 3837

حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، وَأَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، - وَهُوَ الثَّوْرِيُّ - كِلاَهُمَا عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏

Bize İbni Ebî Ömer ile Ahmed b. Abde rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Süfyân rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb de rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Vekî', Süfyân, yani Sevrî'den rivayet etti. Her iki râvi Amr b. Dinar'dan bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivayet etmişlerdir.

Sahih Muslim 3838

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ ابْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَقْبِضَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَأَحْسِبُ كُلَّ شَىْءٍ بِمَنْزِلَةِ الطَّعَامِ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm, Muhammed b. Râfi' ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. İbn Râfi': «Bize Abdürrezzâk rivayet etti.» dedi; diğer ikisi ise: «Bize Abdürrezzâk haber verdi.» dediler. Abdürrezzâk dedi ki: Bize Ma'mer, İbn Tâvûs'tan, o da babasından, o da İbn Abbâs'tan naklen haber verdi. İbn Abbâs dedi ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim bir yiyecek satın alırsa, onu teslim almadıkça satmasın!» buyurdu. İbn Abbâs: «Zannederim her şey yiyecek hükmündedir.» dedi.

Sahih Muslim 3839

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ الْقَعْنَبِيُّ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَسْتَوْفِيَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdullah b. Meslemete'l-Ka'nabî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Mâlik rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim bir yiyecek satın alırsa, onu tamamen tesellüm etmedikçe satmasın!» buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3840

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كُنَّا فِي زَمَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَبْتَاعُ الطَّعَامَ فَيَبْعَثُ عَلَيْنَا مَنْ يَأْمُرُنَا بِانْتِقَالِهِ مِنَ الْمَكَانِ الَّذِي ابْتَعْنَاهُ فِيهِ إِلَى مَكَانٍ سِوَاهُ قَبْلَ أَنْ نَبِيعَهُ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. İbni Ömer: «Biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında yiyeceği satın alırdık da, onu satmadan evvel aldığımız yerden başka bir yere götürmemizi emredecek birini bize gönderirdi.» demiş.

Sahih Muslim 3841

حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَسْتَوْفِيَهُ وَيَقْبِضَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bana Harmele b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dedi ki): Bana Ömer b. Muhammed, Nâfi'den, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim bir yiyecek satın alırsa, onu tamamıyla tesellüm edip eline almadan satmasın!» buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3843

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، وَقَالَ عَلِيٌّ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَقْبِضَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya ile Alî b. Hucr rivayet ettiler. Yahya: Bize İsmail b. Ca'fer haber verdi, dedi. Ali ise: (Bize İsmail, Abdullah b. Dinar'dan naklen rivayet etti.) ifâdesini kullandı. Abdullah b. Dînâr, İbni Ömer'i şunu söylerken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim bir yiyecek satın alırsa, onu teslim almadan satmasın!» buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3844

قَدْ رَأَيْتُ النَّاسَ فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ ﷺ إِذَا ابْتَاعُوا الطَّعَامَ جِزَافًا يُضْرَبُونَ فِي أَنْ يَبِيعُوهُ فِي مَكَانِهِمْ وَذَلِكَ حَتَّى يُئْوُوهُ إِلَى رِحَالِهِمْ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَحَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَنَّ أَبَاهُ كَانَ يَشْتَرِي الطَّعَامَ جِزَافًا فَيَحْمِلُهُ إِلَى أَهْلِهِ

İbn Ömer şöyle dedi: "Resûlullah ﷺ zamanında insanların, yiyeceği ölçmeden toplu olarak satın aldıklarında, onu kendi satın aldıkları yerde satmaya kalkışmaları sebebiyle dövüldüklerini gördüm; onu yüklerine taşıyıp götürünceye kadar satamazlardı." İbn Şihâb şöyle dedi: Ubeydullah b. Abdullah b. Ömer bana, babasının yiyeceği toplu olarak satın alıp ailesinin yanına taşıdığını rivayet etti.

Sahih Muslim 3846

وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ أَبَاهُ، قَالَ قَدْ رَأَيْتُ النَّاسَ فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا ابْتَاعُوا الطَّعَامَ جِزَافًا يُضْرَبُونَ فِي أَنْ يَبِيعُوهُ فِي مَكَانِهِمْ وَذَلِكَ حَتَّى يُئْوُوهُ إِلَى رِحَالِهِمْ ‏.‏ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَحَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَنَّ أَبَاهُ كَانَ يَشْتَرِي الطَّعَامَ جِزَافًا فَيَحْمِلُهُ إِلَى أَهْلِهِ ‏.‏

Bana Harmele b. Yahya rivâyet etti. Dedi ki: Bize İbn Vehb rivâyet etti. Dedi ki: Bana Yûnus, İbn Şihâb'dan naklen haber verdi. Dedi ki: Bana Sâlim b. Abdillâh haber verdi ki, babası şunu söylemiş: İnsanları Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) devrinde görmüşümdür. Yiyeceği göz kararıyla satın alırlarsa, bulundukları yerde sattıklarından dolayı dayak yerlerdi. Bu hâl onu evlerine götürünceye kadar devam ederdi. İbn Şihâb şöyle dedi: «Bana Ubeydullah b. Abdillâh b. Ömer rivâyet etti ki, babası yiyeceği göz kararıyla satın alır; müteakiben evine götürürmüş.»

Sahih Muslim 3847

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ نُمَيْرٍ وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالُوا حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ حُبَابٍ، عَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ عُثْمَانَ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ مَنِ اشْتَرَى طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَكْتَالَهُ ‏"‏ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ أَبِي بَكْرٍ ‏"‏ مَنِ ابْتَاعَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni Numeyr ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Zeyd b. Hubâb, Dahhâk b. Osman'dan, o da Bükeyr b. Abdillâh b. Eşecc'den, o da Süleyman b. Yesâr'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim bir yiyecek satın alırsa onu ölçmeden satmasın!» buyurmuşlar. Ebû Bekr'in rivayetinde (iştirâ yerine) «ibtiyâ'» kelimesi kullanılmıştır.

Sahih Muslim 3848

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْحَارِثِ الْمَخْزُومِيُّ، حَدَّثَنَا الضَّحَّاكُ بْنُ عُثْمَانَ عَنْ بُكَيْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ قَالَ لِمَرْوَانَ أَحْلَلْتَ بَيْعَ الرِّبَا ‏.‏ فَقَالَ مَرْوَانُ مَا فَعَلْتُ ‏.‏ فَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ أَحْلَلْتَ بَيْعَ الصِّكَاكِ وَقَدْ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الطَّعَامِ حَتَّى يُسْتَوْفَى ‏.‏ قَالَ فَخَطَبَ مَرْوَانُ النَّاسَ فَنَهَى عَنْ بَيْعِهَا ‏.‏ قَالَ سُلَيْمَانُ فَنَظَرْتُ إِلَى حَرَسٍ يَأْخُذُونَهَا مِنْ أَيْدِي النَّاسِ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdullah b. Haris El-Mahzûmî haber verdi. (Dedi ki): Bize Dahhâk b. Osman, Bükeyr b. Abdillâh b. Eşecc'den, o da Süleyman b. Yesâr'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayette bulundu. Ebû Hureyre Mervan'a: — Sen ribâ satışını helâl yaptın; demiş. Mervân: — Ne yapmışım? diye sormuş. Ebû Hureyre: — Sened satışını helâl yaptın; halbuki Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tesellüm etmeden yiyecek satmayı yasak etmişti; cevabını vermiş. Râvi diyor ki: «Bunun üzerine Mervân halka hutbe îrâd ederek sened satışını yasakladı.» Süleyman (b. Yesâr): «Ben muhafızların bu senedleri halkın elinden aldıklarını gördüm.» demiş.

Sahih Muslim 3849

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا رَوْحٌ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، حَدَّثَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِذَا ابْتَعْتَ طَعَامًا فَلاَ تَبِعْهُ حَتَّى تَسْتَوْفِيَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ravh haber verdi. (Dedi ki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dedi ki): Bana Ebu'z-Zübeyr rivayet etti ki, Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir yiyecek satın alırsan, onu tamamen tesellüm etmedikçe satma!» buyururlardı.

Sahih Muslim 3850

حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ سَرْحٍ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي ابْنُ جُرَيْجٍ، أَنَّ أَبَا الزُّبَيْرِ، أَخْبَرَهُ قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الصُّبْرَةِ مِنَ التَّمْرِ لاَ يُعْلَمُ مَكِيلَتُهَا بِالْكَيْلِ الْمُسَمَّى مِنَ التَّمْرِ ‏.‏

Bana Ebu't-Tâhir Ahmed b. Amr b. Serh rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dedi ki): Bana İbni Cüreyc rivayet etti. Ona da Ebu'z-Zübeyr haber vermiş. Demiş ki: Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işittim: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kilesi bilinmeyen kuru hurma yığınını, ölçeği belli kuru hurma ile satmaktan nehî buyurdu.»

Sahih Muslim 3851

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّهُ لَمْ يَذْكُرْ مِنَ التَّمْرِ ‏.‏ فِي آخِرِ الْحَدِيثِ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dedi ki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi. O da Câbir b. Abdillâh'ı yukarıki hadîste olduğu gibi: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehî buyurdu...» derken işitmiş. Yalnız o, hadîsin sonundaki «Kuru hurma» tâbirini zikretmemiştir.

Sahih Muslim 3852

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْبَيِّعَانِ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ عَلَى صَاحِبِهِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Alışveriş yapanlar birbirlerinden ayrılmadıkça, biri diğerine karşı muhayyerdir. Yalnız muhayyerlik şartıyla yapılan satış müstesna!» buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3853

حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، وَهُوَ الْقَطَّانُ ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي كُلُّهُمْ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح. وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - وَهُوَ ابْنُ زَيْدٍ - جَمِيعًا عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح. وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ، كِلاَهُمَا عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ نَحْوَ حَدِيثِ مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ ‏.‏

Bize Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Müsennâ rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Yahya yâni El-Kattân rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulunmuşlardır. H. Bana Züheyr b. Harb ile Ali b. Hucr da rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize İsmâîl rivayet eyledi. H. Bize Ebu'r-Rabî' ile Ebu Kâmil dahî rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Hammâd yâni İbni Zeyd rivayet etti. Bunlar toptan Eyyûb'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulunmuşlardır. H. Bize İbni Müsennâ ile İbni Ebî Ömer de rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Abdülvehhâb rivayet etti. (Dedi ki): Ben Yahya b. Saîd'den dinledim. H. Bize İbni Râfi' dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Ebî Füdeyk rivayet etti. (Dedi ki): Bize Dahhâk haber verdi. Bunların ikisi de Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Mâlik'in Nâfi'den naklettiği hadîs gibi rivayette bulunmuşlardır.

Sahih Muslim 3854

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ إِذَا تَبَايَعَ الرَّجُلاَنِ فَكُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا وَكَانَا جَمِيعًا أَوْ يُخَيِّرُ أَحَدُهُمَا الآخَرَ فَإِنْ خَيَّرَ أَحَدُهُمَا الآخَرَ فَتَبَايَعَا عَلَى ذَلِكَ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ وَإِنْ تَفَرَّقَا بَعْدَ أَنْ تَبَايَعَا وَلَمْ يَتْرُكْ وَاحِدٌ مِنْهُمَا الْبَيْعَ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ ‏"‏ ‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Rumh dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi ki: «İki kişi alış veriş yaparlarsa beraber bulunup birbirlerinden ayrılmadıkları müddetçe onlardan her biri muhayyerdir. Meğer ki, biri diğerini muhayyer bıraka! Şayet biri diğerini muhayyer bırakır da, bu şartla alış veriş yaparlarsa bey' vâcib olmuştur. Alış verişi yaptıktan sonra ayrılırlarsa ikisinden biri satıştan vazgeçmezse yine bey' vâcib olmuştur.» buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3855

وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، كِلاَهُمَا عَنْ سُفْيَانَ، - قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، - عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَمْلَى عَلَىَّ نَافِعٌ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا تَبَايَعَ الْمُتَبَايِعَانِ بِالْبَيْعِ فَكُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ مِنْ بَيْعِهِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا أَوْ يَكُونُ بَيْعُهُمَا عَنْ خِيَارٍ فَإِذَا كَانَ بَيْعُهُمَا عَنْ خِيَارٍ فَقَدْ وَجَبَ ‏"‏ ‏.‏ زَادَ ابْنُ أَبِي عُمَرَ فِي رِوَايَتِهِ قَالَ نَافِعٌ فَكَانَ إِذَا بَايَعَ رَجُلاً فَأَرَادَ أَنْ لاَ يُقِيلَهُ قَامَ فَمَشَى هُنَيَّةً ثُمَّ رَجَعَ إِلَيْهِ ‏.‏

Bana Züheyr b. Harb ile İbni Ebî Ömer ikisi birden Süfyân'dan rivayet ettiler. Züheyr dedi ki: Bize Süfyân b. Uyeyne, İbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demiş ki): Bana Nâfi' yazdırdı; kendisi Abdullah b. Ömer'i şunu söylerken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Alış veriş yapan iki kişi bey'i tamamladılar mı birbirlerinden ayrılmadıkça yahut satışları muhayyerlik şartiyle olmadıkça, her biri satış akdinde muhayyerdir. Satışları muhayyerlik şartiyle yapılmışsa bey' vâcib olmuştur.» buyurdular. İbni Ebî Ömer kendi rivayetinde şunu ziyâde etti: «Nâfi' dedi ki: İbni Ömer bir kimse ile alış veriş yapar da satışı bozmak istemezse kalkarak biraz yürür, sonra onun yanına dönerdi.»

Sahih Muslim 3856

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَيَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ وَقُتَيْبَةُ وَابْنُ حُجْرٍ قَالَ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عُمَرَ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ كُلُّ بَيِّعَيْنِ لاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعُ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. Yahya b. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize İsmâîl b. Ca'fer, Abdullah b. Dînâr'dan naklen rivayet etti, dediler. İbni Dînâr, İbni Ömer'i şunu söylerken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Alış veriş yapan herhangi iki kimse arasında birbirlerinden ayrılmadıkça satış yoktur. Ancak muhayyerlik şartıyla yapılan satış müstesna!» buyurdular.

Sahih Muslim 3857

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ، عَلِيٍّ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، قَالاَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي الْخَلِيلِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا فَإِنْ صَدَقَا وَبَيَّنَا بُورِكَ لَهُمَا فِي بَيْعِهِمَا وَإِنْ كَذَبَا وَكَتَمَا مُحِقَتْ بَرَكَةُ بَيْعِهِمَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yahya b. Saîd, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize Amr b. Alî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yahya b. Saîd ile Abdurrahmân b. Mehdî rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Ebu'l-Halîl'den, o da Abdullah b. Hâris'den, o da Hakîm b. Hizâm'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Alış veriş yapanlar birbirlerinden ayrılmadıkça muhayyerdirler. Eğer doğru söyler ve (her şeyi) beyân ederlerse satışlarında kendilerine bereket verilir; yalan söyler ve (hakikati) gizlerlerse satışlarının bereketi gider.» buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3858

حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الْحَارِثِ، يُحَدِّثُ عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ ‏.‏ قَالَ مُسْلِمُ بْنُ الْحَجَّاجِ وُلِدَ حَكِيمُ بْنُ حِزَامٍ فِي جَوْفِ الْكَعْبَةِ وَعَاشَ مِائَةً وَعِشْرِينَ سَنَةً ‏.‏

Bize Amr b. Alî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdurrahmân b. Mehdî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hemmâm, Ebu't-Teyyâh'dan rivayet etti. Demiş ki: Abdullah b. Hâris'i, Hakîm b. Hizâm'dan, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet ederken dinledim. Müslim b. Haccâc der ki: «Hakîm b. Hizâm Kâ'be'nin içinde doğmuş ve yüz yirmi sene yaşamıştır.»

Sahih Muslim 3859

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَيَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ، وَابْنُ حُجْرٍ قَالَ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عُمَرَ يَقُولُ ذَكَرَ رَجُلٌ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ يُخْدَعُ فِي الْبُيُوعِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ بَايَعْتَ فَقُلْ لاَ خِلاَبَةَ ‏"‏ ‏.‏ فَكَانَ إِذَا بَايَعَ يَقُولُ لاَ خِيَابَةَ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahya ile Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. Yahya b. Yahya «Bize haber verdi» tâbirini kullandı, ötekiler: Bize İsmail b. Ca'fer, Abdullah b. Dinar'dan naklen rivayet etti, dediler. İbni Dinar, İbni Ömer'i şunu söylerken işitmiş: Bir adam alış verişte aldanırdığını Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlattı da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kiminle alış veriş yaparsan: Aldatmaca yok! de.» buyurdular. Artık o zât alış veriş yaparken: «Aldatmaca yok!» derdi.

Sahih Muslim 3860

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، كِلاَهُمَا عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ وَلَيْسَ فِي حَدِيثِهِمَا فَكَانَ إِذَا بَايَعَ يَقُولُ لاَ خِيَابَةَ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Bize Vekî' rivayet etti. (Dedi ki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be rivayet etti. Bu râvilerin ikisi de Abdullah b. Dinar'dan bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Onların hadîsinde: «Artık o zât alış veriş yaparken: Aldatmaca yok! derdi.» ibaresi yoktur.

Sahih Muslim 3861

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهَا نَهَى الْبَائِعَ وَالْمُبْتَاعَ

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) meyveyi olgunlaştığı anlaşılıncaya kadar satmayı yasak etti. Bundan satanı da alanı da nehî buyurdu.

Sahih Muslim 3862

حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏

Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den; o da İbni Ömer'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti.

Sahih Muslim 3863

وَحَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ حَتَّى يَزْهُوَ وَعَنِ السُّنْبُلِ حَتَّى يَبْيَضَّ وَيَأْمَنَ الْعَاهَةَ نَهَى الْبَائِعَ وَالْمُشْتَرِيَ ‏.‏

Bana Alî b. Hucr Es-Sa'dî ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize İsmail, Eyyûb'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) meyvesi olgunlaşıncaya kadar hurmayı, dânesi beyazlaşıp afetten emin oluncaya kadar başağı satmaktan men' etti. (Bundan) satıcıyı da, müşteriyi de nehî buyurdular.

Sahih Muslim 3864

حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَتَذْهَبَ عَنْهُ الآفَةُ ‏"‏ قَالَ يَبْدُوَ صَلاَحُهُ حُمْرَتُهُ وَصُفْرَتُهُ ‏.‏

Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dedi ki): Bize Cerîr, Yahyâ b. Saîd'den, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Meyveyi olgunluğu zuhur edip âfetten kurtuluncaya kadar satmayın!» buyurdular. İbni Ömer: «Olgunluğu zuhur etmek, meyvenin kızarması ve sararmasıdır.» demiş.

Sahih Muslim 3865

وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، عَنْ يَحْيَى، بِهَذَا الإِسْنَادِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ لَمْ يَذْكُرْ مَا بَعْدَهُ

Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Abdülvehhab, Yahya'dan bu isnâdla: «Olgunluğu zuhur edinceye kadar.» diye rivayet etti; ondan sonrasını zikretmedi.

Sahih Muslim 3866

حَدَّثَنَا ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ عَبْدِ الْوَهَّابِ ‏.‏

Bize İbni Rafi' rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Ebî Füdeyk rivayet etti. (Dedi ki): Bize Dahhâk, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Abdülvehhab hadisinin mislini haber verdi.

Sahih Muslim 3867

حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ مَيْسَرَةَ، حَدَّثَنِي مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ مَالِكٍ وَعُبَيْدِ اللَّهِ ‏.‏

Bize Süveyd b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hafs b. Meysera rivayet etti. (Dedi ki): Bana Mûsâ b. Ukbe, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Mâlik ile Ubeydullah hadîsi gibi rivayette bulundu.

Sahih Muslim 3868

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَيَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ، وَابْنُ حُجْرٍ، قَالَ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى: أَخْبَرَنَا، وَقَالَ الآخَرُونَ: حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، وَهُوَ ابْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عُمَرَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: «لاَ تَبِيعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ»

Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. Yahya b. Yahya, «Bize haber verdi» tabirini kullandı. Ötekiler: Bize İsmâîl, yani İbni Ca'fer, Abdullah b. Dinar'dan rivayet etti; o da İbni Ömer'i şunu söylerken işitmiş, dediler: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), «Olgunlaştığı meydana çıkıncaya kadar meyveyi satmayın!» buyurdular.

Sahih Muslim 3869

وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُفْيَانَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، كِلاَهُمَا عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَزَادَ فِي حَدِيثِ شُعْبَةَ فَقِيلَ لاِبْنِ عُمَرَ مَا صَلاَحُهُ قَالَ تَذْهَبُ عَاهَتُهُ ‏.‏

Bana bu hadisi Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdurrahmân, Süfyân'dan rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ dahi rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be rivayet etti. Her iki râvi Abdullah b. Dinar'dan bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Şu'be hadisinde şunu ziyade etmiştir: «İbni Ömer'e: Onun olgunlaşması nedir? diye soruldu. İbni Ömer: Âfeti gider, dedi.»

Sahih Muslim 3870

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، ح. وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ نَهَى - أَوْ نَهَانَا - رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَطِيبَ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ebû Hayseme, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen haber verdi. H. Bize Ahmed b. Yûnus dahi rivayet etti. (Dedi ki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ebu'z-Zübeyr, Câbir'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), olgunlaşıncaya kadar meyveyi satmaktan nehyetti; yahut bizi nehyetti.

Sahih Muslim 3871

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ النَّوْفَلِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا رَوْحٌ، قَالاَ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ ‏.‏

Bize Ahmed b. Osman en-Nevfelî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ebû Âsim rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. Lafız onundur. (Dedi ki): Bize Ravh rivayet etti. Ebû Âsim ile Ravh demişler ki: Bize Zekeriyyâ b. İshâk rivayet etti. (Dedi ki): Bize Amr b. Dînâr rivayet etti. O da Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işitmiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) olgunluğu meydana çıkıncaya kadar meyveyi satmaktan nehyetti.»

Sahih Muslim 3872

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ أَبِي الْبَخْتَرِيِّ، قَالَ سَأَلْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ، فَقَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ حَتَّى يَأْكُلَ مِنْهُ أَوْ يُؤْكَلَ وَحَتَّى يُوزَنَ ‏.‏ قَالَ فَقُلْتُ مَا يُوزَنُ فَقَالَ رَجُلٌ عِنْدَهُ حَتَّى يَحْزَرَ ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be, Amr b. Mürre'den, o da Ebu'l-Bahterî'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: İbni Abbâs'a hurma satışını sordum da: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahibi yiyinceye yahut yenilinceye ve tartılıncaya kadar hurmayı satmaktan nehiy buyurdu.» dedi. Bunun üzerine ben: «Tartılacak ne demek?» diye sordum. İbni Abbâs'ın yanında bulunan bir adam: «Göz kararı ile ölçülünceye kadar.» dedi.

Sahih Muslim 3873

حَدَّثَنِي أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ أَبِي نُعْمٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَبْتَاعُوا الثِّمَارَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهَا ‏"‏ ‏.‏

Bana Ebû Kureyb Muhammed b. Alâ' rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muhammed b. Fudayl, babasından, o da İbni Ebî Nu'm'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Meyveleri olgunlukları zuhur edinceye kadar satın almayın!» buyurdular.

Sahih Muslim 3874

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ - وَاللَّفْظُ لَهُمَا - قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا الزُّهْرِيُّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَعَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den naklen haber verdi. H. Bize İbni Numeyr ile Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. Lâfız onlarındır. (Dediler ki): Bize Süfyân rivayet etti. (Dedi ki): Bize Zührî, Sâlim'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), olgunluğu anlaşılıncaya kadar meyve satışından ve yaş hurmayı kuru hurma mukabilinde satmaktan nehî buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3875

قَالَ ابْنُ عُمَرَ وَحَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرَايَا ‏.‏ زَادَ ابْنُ نُمَيْرٍ فِي رِوَايَتِهِ أَنْ تُبَاعَ ‏.‏

İbni Ömer şöyle demiş: Bize Zeyd b. Sabit de anlattı ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ariyye (denilen) hurmaların satışına ruhsat vermiş. İbni Numeyr kendi rivayetinde: «Satılmasını» tabirini ziyade etti.

Sahih Muslim 3876

وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ، - وَاللَّفْظُ لِحَرْمَلَةَ - قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، وَأَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَلاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ بِالتَّمْرِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَحَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ أَبِيهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ سَوَاءً ‏.‏

Bana Ebu't-Tâhir ile Harmele rivayet ettiler. Lâfız Harmele'nindir. (Dediler ki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dedi ki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. (Demiş ki): Bana Saîd b. Müseyyeb ile Ebû Seleme b. Abdirrahmân rivayet ettiler ki, Ebû Hureyre şunları söylemiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Olgunluğu zahir oluncaya kadar meyveyi satın almayın! Kuru hurma mukabilinde yaş hurmayı da satın almayın!» buyurdular. İbni Şihâb: «Bana Salim b. Abdillâh b. Ömer dahî babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin tamamiyle mislini rivayet etti.» demiş.

Sahih Muslim 3877

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا حُجَيْنُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةُ أَنْ يُبَاعَ ثَمَرُ النَّخْلِ بِالتَّمْرِ وَالْمُحَاقَلَةُ أَنْ يُبَاعَ الزَّرْعُ بِالْقَمْحِ وَاسْتِكْرَاءُ الأَرْضِ بِالْقَمْحِ ‏.‏ قَالَ وَأَخْبَرَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ لاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَلاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ بِالتَّمْرِ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ سَالِمٌ أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ رَخَّصَ بَعْدَ ذَلِكَ فِي بَيْعِ الْعَرِيَّةِ بِالرُّطَبِ أَوْ بِالتَّمْرِ وَلَمْ يُرَخِّصْ فِي غَيْرِ ذَلِكَ

Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dedi ki): Bize Huceyn b. Müsennâ rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys, Ukayl'den, o da İbni Şihâb'dan, o da Saîd b. Müseyyeb'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbene ve mühâkale satışından nehî buyurmuş. Müzâbene: Hurmanın yemişinin kuru hurma mukabilinde satılması; muhâkale de: Ekinin buğday mukabilinde satılması ve yerin buğday mukabilinde kiralanmasıdır. İbni Şihâb şöyle demiş: Bana Salim b. Abdillâh, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi ki: «Olgunlaştığı zahir olmadıkça meyveyi satın almayın; kuru hurma mukabilinde taze hurmayı da satın almayın!» buyurmuşlar. Salim şunu söyledi: Bana Abdullah, Zeyd b. Sâbit'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bundan sonra ariyyenin taze veya kuru hurma mukabilinde satılmasına ruhsat vermiş, bundan başkasına ruhsat vermemiş.

Sahih Muslim 3878

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ لِصَاحِبِ الْعَرِيَّةِ أَنْ يَبِيعَهَا بِخَرْصِهَا مِنَ التَّمْرِ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den, onun da Zeyd b. Sabit'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ariyye sahibine onu göz kararı ile kuru hurma mukabilinde satmak için ruhsat verdi.

Sahih Muslim 3879

وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، أَنَّهُ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، يُحَدِّثُ أَنَّ زَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ، حَدَّثَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي الْعَرِيَّةِ يَأْخُذُهَا أَهْلُ الْبَيْتِ بِخَرْصِهَا تَمْرًا يَأْكُلُونَهَا رُطَبًا ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Bize Süleyman b. Bilâl, Yahya b. Saîd'den naklen haber verdi. (Demiş ki): Bana Nafi' haber verdi ki, Abdullah b. Ömer'i, Zeyd b. Sâbit'den naklen rivayet ederken dinlemiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir ailenin göz kararıyla kuru hurma mukabilinde alarak taze taze yiyecekleri ariyye hakkında ruhsat vermiş.»

Sahih Muslim 3880

وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ، يَقُولُ أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ ‏.‏

Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdülvehhâb rivayet etti. (Dedi ki): Yahya b. Saîd'i: Bu isnadla bu hadîsin mislini bana Nâfi' haber verdi, derken işittim.

Sahih Muslim 3881

وَحَدَّثَنَاهُ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ وَالْعَرِيَّةُ النَّخْلَةُ تُجْعَلُ لِلْقَوْمِ فَيَبِيعُونَهَا بِخَرْصِهَا تَمْرًا ‏.‏

Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hüşeym, Yahya b. Saîd'den naklen bu isnadla haber verdi. Yalnız o: «Ariyye, bir kavme tahsis olunan hurma ağacıdır. Onlar da onu göz kararıyla kuru hurma mukabilinde satarlar.» dedi.

Sahih Muslim 3882

وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحِ بْنِ الْمُهَاجِرِ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، حَدَّثَنِي زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرِيَّةِ بِخَرْصِهَا تَمْرًا ‏.‏ قَالَ يَحْيَى الْعَرِيَّةُ أَنْ يَشْتَرِيَ الرَّجُلُ ثَمَرَ النَّخَلاَتِ لِطَعَامِ أَهْلِهِ رُطَبًا بِخَرْصِهَا تَمْرًا ‏.‏

Bize Muhammed b. Rumh b. Muhacir rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys, Yahya b. Saîd'den, o da Nâfi'den, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet etti. (Abdullah şöyle demiş:) Bana Zeyd b. Sabit rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), mukabilinde göz kararıyla kuru hurma vermek suretiyle yapılan ariyye satışına ruhsat vermiş. Yahya şöyle demiş: «Ariyye, bir kimsenin çoluğuna çocuğuna taze hurma yedirmek için birkaç hurma ağacının yemişini göz kararıyla kuru hurma vererek satın almasıdır.»

Sahih Muslim 3883

وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، حَدَّثَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي الْعَرَايَا أَنْ تُبَاعَ بِخَرْصِهَا كَيْلاً ‏.‏

Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ubeydullah rivayet etti. (Dedi ki): Bana Nâfi', İbni Ömer'den, o da Zeyd b. Sâbit'ten naklen rivayette bulundu ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ariyyelerin göz kararıyla ölçülerek satılmasına ruhsat vermiştir.

Sahih Muslim 3884

وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ أَنْ تُؤْخَذَ بِخَرْصِهَا ‏.‏

Bize bu hadîsi İbni Müsennâ da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yahya b. Saîd, Ubeydullah'tan bu isnâdla rivayette bulundu ve: «Göz kararıyla alınmasına» dedi.

Sahih Muslim 3885

وَحَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، ح وَحَدَّثَنِيهِ عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، كِلاَهُمَا عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرَايَا بِخَرْصِهَا ‏.‏

Bize Ebu'r-Rebî' ile Ebû Kâmil rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana bu hadisi Ali b. Hucr da rivayet etti. (Dedi ki): Bize İsmail rivayet etti. Her iki râvi Eyyûb'dan, o da Nâfi'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) göz kararıyla ariyyelerin satılması hakkında ruhsat vermiştir.

Sahih Muslim 3886

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ الْقَعْنَبِيُّ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - يَعْنِي ابْنَ بِلاَلٍ - عَنْ يَحْيَى، - وَهُوَ ابْنُ سَعِيدٍ - عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ بَعْضِ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ أَهْلِ دَارِهِمْ مِنْهُمْ سَهْلُ بْنُ أَبِي حَثْمَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ وَقَالَ ‏ "‏ ذَلِكَ الرِّبَا تِلْكَ الْمُزَابَنَةُ ‏"‏ ‏.‏ إِلاَّ أَنَّهُ رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرِيَّةِ النَّخْلَةِ وَالنَّخْلَتَيْنِ يَأْخُذُهَا أَهْلُ الْبَيْتِ بِخَرْصِهَا تَمْرًا يَأْكُلُونَهَا رُطَبًا ‏.‏

Bize Abdullah b. Meslemete'l-Ka'nebî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Süleyman, yâni İbni Bilâl, Yahya'dan —ki İbni Saîd'dir—, o da Büşeyr b. Yesâr'dan, o da biri Sehl b. Ebî Hasme olmak üzere hemşehrileri bâzı ashâb-ı Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) taze hurmayı kuru hurma karşılığında satmaktan nehyetmiş ve: «Bu ribâdır; bu müzâbenedir.» buyurmuş. Yalnız ariyyenin, bir-iki ağaç hurmanın yemişini satmağa ruhsat vermiş. Onu bir hâne halkı kuru hurma ile takdir ederek alır; taze taze yerlermiş.

Sahih Muslim 3887

وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُمْ قَالُوا رَخَّصَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي بَيْعِ الْعَرِيَّةِ بِخَرْصِهَا تَمْرًا ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize İbni Rumh dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys, Yahya b. Saîd'den, o da Büşeyr b. Yesâr'dan, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bâzı ashâbından naklen haber verdi: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kuru hurma ile takdir etmek suretiyle ariyyeyi satmağa ruhsat verdi.» demişler.

Sahih Muslim 3888

وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، جَمِيعًا عَنِ الثَّقَفِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ، يَقُولُ أَخْبَرَنِي بُشَيْرُ بْنُ يَسَارٍ، عَنْ بَعْضِ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ أَهْلِ دَارِهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى ‏.‏ فَذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ سُلَيْمَانَ بْنِ بِلاَلٍ عَنْ يَحْيَى غَيْرَ أَنَّ إِسْحَاقَ وَابْنَ الْمُثَنَّى جَعَلاَ مَكَانَ الرِّبَا الزَّبْنَ وَقَالَ ابْنُ أَبِي عُمَرَ الرِّبَا ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ ile İshâk b. İbrahim ve İbni Ebî Ömer hep birden Sekafî'den rivayet ettiler. Demiş ki: Ben Yahya b. Saîd'i şöyle derken işittim: Bana Büşeyr b. Yesâr, hemşehrileri bâzı ashâb-ı Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehiy buyurmuş... Râvi Sekafî, Süleyman b. Bilâl'in Yahya'dan rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuş; yalnız İshâk ile İbni Müsennâ (ribâ) yerine (zebn) kelimesini koymuşlar; İbni Ebî Ömer ise (ribâ) demiştir.

Sahih Muslim 3889

وَحَدَّثَنَاهُ عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَابْنُ نُمَيْرٍ قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَ حَدِيثِهِمْ ‏.‏

Bize bu hadîsi Amru'n-Nâkıd ile İbni Numeyr de rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Yahya b. Saîd'den, o da Büşeyr b. Yesar'dan, o da Sehl b. Ebî Hasme'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarıdakilerin hadîsleri gibi rivayette bulundu.

Sahih Muslim 3890

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَحَسَنٌ الْحُلْوَانِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ كَثِيرٍ حَدَّثَنِي بُشَيْرُ بْنُ يَسَارٍ، مَوْلَى بَنِي حَارِثَةَ أَنَّ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ، وَسَهْلَ بْنَ أَبِي حَثْمَةَ، حَدَّثَاهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ إِلاَّ أَصْحَابَ الْعَرَايَا فَإِنَّهُ قَدْ أَذِنَ لَهُمْ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Hasen-i Hulvâni rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Ebû Usâme, Velîd b. Kesîr'den rivayet etti. (Demiş ki): Bana Benî Hârise'nin âzâdlısı Büşeyr b. Yesâr rivayet etti. Ona da Râfi' b. Hadîc ile Sehl b. Ebi Hasme rivayet etmişler ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbene (yâni) taze hurmayı kuru hurma karşılığında satmaktan nehî buyurmuş; yalnız ariyye sahipleri müstesna! Çünkü onlara izin vermiş.

Sahih Muslim 3891

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ قُلْتُ لِمَالِكٍ حَدَّثَكَ دَاوُدُ بْنُ الْحُصَيْنِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، - مَوْلَى ابْنِ أَبِي أَحْمَدَ - عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرَايَا بِخَرْصِهَا فِيمَا دُونَ خَمْسَةِ أَوْسُقٍ أَوْ فِي خَمْسَةِ - يَشُكُّ دَاوُدُ قَالَ خَمْسَةٌ أَوْ دُونَ خَمْسَةٍ - قَالَ نَعَمْ ‏.‏

Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dedi ki): Bize Mâlik rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dedi ki): Mâlik'e: Sana Dâvûd b. Husayn, İbni Ebi Ahmed'in azâdlısı Ebû Süfyân'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beş veskten daha az yahut beş vesklik (beş mi yoksa beşten az mı dediğinde râvi Dâvûd şekk etmiştir) ariyyelerin göz kararı ile satışına ruhsat vermiş (değil mi?) dedim. Mâlik: — Evet, cevâbını verdi.

Sahih Muslim 3892

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُزَابَنَةُ بَيْعُ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ كَيْلاً وَبَيْعُ الْكَرْمِ بِالزَّبِيبِ كَيْلاً ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbeneyi yasak ettiler. Müzâbene, taze hurmayı kuru hurma mukabilinde ölçekle satmak ve taze üzümü kuru üzüm mukabilinde ölçekle satmaktır.»

Sahih Muslim 3893

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ، أَخْبَرَهُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ بَيْعِ ثَمَرِ النَّخْلِ بِالتَّمْرِ كَيْلاً وَبَيْعِ الْعِنَبِ بِالزَّبِيبِ كَيْلاً وَبَيْعِ الزَّرْعِ بِالْحِنْطَةِ كَيْلاً ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den rivayet etti. Ona da Abdullah haber vermiş ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbeneden, yani hurmanın yemişini kuru hurma mukabilinde ölçekle satmaktan, taze üzümü kuru üzüm mukabilinde ölçekle satmaktan ve ekini buğday mukabilinde ölçekle satmaktan nehiy buyurmuş.

Sahih Muslim 3894

وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي زَائِدَةَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ

Bize bu hadîsi yine Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Ebî Zâide, Ubeydullah'tan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet eyledi.

Sahih Muslim 3895

حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ مَعِينٍ، وَهَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، وَحُسَيْنُ بْنُ عِيسَى، قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُزَابَنَةُ بَيْعُ ثَمَرِ النَّخْلِ بِالتَّمْرِ كَيْلاً وَبَيْعُ الزَّبِيبِ بِالْعِنَبِ كَيْلاً وَعَنْ كُلِّ ثَمَرٍ بِخَرْصِهِ ‏.‏

Bana Yahya b. Maîn ile Harun b. Abdillâh ve Hüseyn b. Îsâ rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbeneden nehî buyurdu. Müzâbene: Hurmanın yemişini kuru hurma mukabilinde ölçekle satmak ve kuru üzümü taze üzüm mukabilinde ölçekle satmaktır. Göz kararıyla her meyveyi satmaktan da nehî buyurdular.

Sahih Muslim 3896

حَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ إِبْرَاهِيمَ - عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُزَابَنَةُ أَنْ يُبَاعَ مَا فِي رُءُوسِ النَّخْلِ بِتَمْرٍ بِكَيْلٍ مُسَمًّى إِنْ زَادَ فَلِي وَإِنْ نَقَصَ فَعَلَىَّ ‏.‏

Bana Alî b. Hucr es-Sa'dî ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize İsmail, yani İbni İbrahim, Eyyûb'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbeneden nehî buyurmuş. Müzâbene: Hurmaların üzerindeki yemişi belli ölçekle satarak; artarsa benim, yetmezse ben tamamlayacağım demekmiş.

Sahih Muslim 3897

وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏

Bize bu hadisi Ebû'r-Rabî' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Hammâd rivayet etti. Bize Eyyûb bu isnâdla bu hadisin benzerini rivayet etti.

Sahih Muslim 3898

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُزَابَنَةِ أَنْ يَبِيعَ ثَمَرَ حَائِطِهِ إِنْ كَانَتْ نَخْلاً بِتَمْرٍ كَيْلاً وَإِنْ كَانَ كَرْمًا أَنْ يَبِيعَهُ بِزَبِيبٍ كَيْلاً وَإِنْ كَانَ زَرْعًا أَنْ يَبِيعَهُ بِكَيْلِ طَعَامٍ ‏.‏ نَهَى عَنْ ذَلِكَ كُلِّهِ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ قُتَيْبَةَ أَوْ كَانَ زَرْعًا

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Rumh da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys, Nâfi'den, o da Abdullah'dan naklen haber verdi. Abdullah şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbeneyi (yâni) bahçesinin yemişini hurma ise hurma mukabilinde ölçekle; bağ ise üzümünü kuru üzüm mukabilinde ölçekle; ekin ise kile ile zahire mukabilinde satmayı yasak etti. Bunların hepsinden nehî buyurdu. Kuteybe'nin rivayetinde: «veya ekin ise» denilmiştir.»

Sahih Muslim 3899

وَحَدَّثَنِيهِ أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي يُونُسُ، ح وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، أَخْبَرَنِي الضَّحَّاكُ، ح وَحَدَّثَنِيهِ سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ مَيْسَرَةَ، حَدَّثَنِي مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، كُلُّهُمْ عَنْ نَافِعٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَ حَدِيثِهِمْ

Bana bu hadîsi Ebu't-Tâhir de rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dedi ki): Bana Yûnus rivayet etti. H. Bize bu hadîsi İbni Rafi' dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Ebî Füdeyk rivayet etti. (Dedi ki): Bana Dahhâk haber verdi. H. Bana bu hadîsi Süveyd b. Saîd de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hafs b. Meysera rivayet etti. (Dedi ki): Bana Mûsâ b. Ukbe rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den bu isnâdla yukarıkinin hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır.

Sahih Muslim 3900

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ بَاعَ نَخْلاً قَدْ أُبِّرَتْ فَثَمَرَتُهَا لِلْبَائِعِ إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim aşılanmış bir hurmalık satarsa onun meyvesi satana aiddir; meğer ki, müşteri (meyveyi) şart koşmuş ola!» buyurdular.

Sahih Muslim 3901

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، جَمِيعًا عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَيُّمَا نَخْلٍ اشْتُرِيَ أُصُولُهَا وَقَدْ أُبِّرَتْ فَإِنَّ ثَمَرَهَا لِلَّذِي أَبَّرَهَا إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الَّذِي اشْتَرَاهَا‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Her iki râvi de Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Herhangi bir hurmalığın ağaçları aşılanmış olarak satın alınırsa o hurmalığın meyvesi aşılayana aittir; meğerki, satın alan kimse (meyveyi) şart koşmuş ola!» buyurmuşlardır.

Sahih Muslim 3902

وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَيُّمَا امْرِئٍ أَبَّرَ نَخْلاً ثُمَّ بَاعَ أَصْلَهَا فَلِلَّذِي أَبَّرَ ثَمَرُ النَّخْلِ إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize İbni Rumh dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen haber verdi ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Herhangi bir kimse bir hurmalığı aşılar da sonra ağaçlarını satarsa, hurmalığın meyvesi aşılayana aittir; meğer ki müşteri şart koşmuş ola!» buyurmuşlardır.

Sahih Muslim 3903

وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، ح وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، كِلاَهُمَا عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏

Bize bu hadîsi Ebû'r-Rabî' ile Ebû Kâmil de rivâyet ettiler. (Dediler ki): Bize Hammâd rivâyet etti. H. Bu hadîsi bana Züheyr b. Harb dahi rivâyet etti. (Dedi ki): Bize İsmâîl rivâyet etti. Her iki râvi Eyyûb'dan, o da Nâfi'den bu isnâdla bu hadisin benzerini rivâyet etti.

Sahih Muslim 3904

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ مَنِ ابْتَاعَ نَخْلاً بَعْدَ أَنْ تُؤَبَّرَ فَثَمَرَتُهَا لِلَّذِي بَاعَهَا إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ وَمَنِ ابْتَاعَ عَبْدًا فَمَالُهُ لِلَّذِي بَاعَهُ إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya ile Muhammed b. Rumh rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Leys haber verdi. H. Bize Kuteybe b. Saîd de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys, İbni Şihâb'dan, o da Salim b. Abdillâh b. Ömer'den, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet etti. (Demiş ki): Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: «Her kim bir hurmalığı aşılandıktan sonra satın alırsa, o hurmalığın meyvesi satana ait olur; meğer ki müşteri şart koşmuş ola! Ve her kim bir köle satın alırsa, o kölenin malı satana aittir; meğer ki müşteri şart koşmuş ola!»

Sahih Muslim 3905

وَحَدَّثَنَاهُ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ ‏.‏

Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. Yahya «Bize haber verdi» tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti, dediler.

Sahih Muslim 3906

وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ أَبَاهُ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ بِمِثْلِهِ ‏.‏

Bana Harmele b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dedi ki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. (Demiş ki): Bana Salim b. Abdillâh b. Ömer rivayet etti ki babası: «Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bu hadîsin mislini îrâd buyururken işittim.» demiş.

Sahih Muslim 3907

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالُوا جَمِيعًا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةِ وَالْمُخَابَرَةِ وَعَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَلاَ يُبَاعُ إِلاَّ بِالدِّينَارِ وَالدِّرْهَمِ إِلاَّ الْعَرَايَا ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Hep birden dedilerki: Bize Süfyân b. Uyeyne, İbni Cüreyc'den, o da Atâ'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) muhâkale, müzâbene ve muhabereden, olgunlaşıncaya kadar meyveyi satmaktan nehî buyurdu. Ariyyeler müstesna, altınla gümüşten başka bir şeyle satış yapılmaz.»

Sahih Muslim 3908

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، وَأَبِي الزُّبَيْرِ أَنَّهُمَا سَمِعَا جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ بِمِثْلِهِ ‏.‏

Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âsim haber verdi, (Dediki): Bize İbni Cüreyc, Atâ ile Ebu'z-Zübeyr'den naklen haber verdi. Onlar da Câbir b. Abdillâh'ı: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehî buyurdu... derken işitmişlerdir. Râvi yukarıki hadîs gibi rivayette bulundu.

Sahih Muslim 3909

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، أَخْبَرَنَا مَخْلَدُ بْنُ يَزِيدَ الْجَزَرِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَطَاءٌ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُخَابَرَةِ وَالْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةِ وَعَنْ بَيْعِ الثَّمَرَةِ حَتَّى تُطْعِمَ وَلاَ تُبَاعُ إِلاَّ بِالدَّرَاهِمِ وَالدَّنَانِيرِ إِلاَّ الْعَرَايَا ‏.‏ قَالَ عَطَاءٌ فَسَّرَ لَنَا جَابِرٌ قَالَ أَمَّا الْمُخَابَرَةُ فَالأَرْضُ الْبَيْضَاءُ يَدْفَعُهَا الرَّجُلُ إِلَى الرَّجُلِ فَيُنْفِقُ فِيهَا ثُمَّ يَأْخُذُ مِنَ الثَّمَرِ ‏.‏ وَزَعَمَ أَنَّ الْمُزَابَنَةَ بَيْعُ الرُّطَبِ فِي النَّخْلِ بِالتَّمْرِ كَيْلاً ‏.‏ وَالْمُحَاقَلَةُ فِي الزَّرْعِ عَلَى نَحْوِ ذَلِكَ يَبِيعُ الزَّرْعَ الْقَائِمَ بِالْحَبِّ كَيْلاً ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm el-Hanzalî rivayet etti. (Dediki): Bize Mahled b. Yezîd el-Cezerî haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Atâ', Câbir b. Abdillâh'dan naklen haber verdiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), muhabere, muhâkale ve müzâbeneden, bir de olgunlaşıncaya kadar meyveyi satmaktan nehî buyurmuşlar. Ariyyeler müstesna gümüşle altından başka bir şeyle satış yapılmazmış. Atâ', demiş ki: Câbir bize tefsirde bulunarak şunları söyledi: Muhabere, boş tarlayı sahibinin birine vermesi, alanın da ona sarfiyatta bulunması, sonra sahibinin meyveden (bir miktar) almasıdır. Câbir müzâbenenin, hurmalıktaki taze hurmayı kuru hurma mukabilinde ölçekle satmak olduğunu söyledi. Ekinde yapılan bunun gibi bir şeydir; sahibi başağındaki ekini hububat mukabilinde ölçekle satar.

Sahih Muslim 3910

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ أَحْمَدَ بْنِ أَبِي خَلَفٍ، كِلاَهُمَا عَنْ زَكَرِيَّاءَ، قَالَ ابْنُ أَبِي خَلَفٍ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ عَدِيٍّ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَبِي أُنَيْسَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ الْمَكِّيُّ، وَهُوَ جَالِسٌ عِنْدَ عَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةِ وَالْمُخَابَرَةِ وَأَنْ تُشْتَرَى النَّخْلُ حَتَّى تُشْقِهَ - وَالإِشْقَاهُ أَنْ يَحْمَرَّ أَوْ يَصْفَرَّ أَوْ يُؤْكَلَ مِنْهُ شَىْءٌ - وَالْمُحَاقَلَةُ أَنْ يُبَاعَ الْحَقْلُ بِكَيْلٍ مِنَ الطَّعَامِ مَعْلُومٍ وَالْمُزَابَنَةُ أَنْ يُبَاعَ النَّخْلُ بِأَوْسَاقٍ مِنَ التَّمْرِ وَالْمُخَابَرَةُ الثُّلُثُ وَالرُّبُعُ وَأَشْبَاهُ ذَلِكَ ‏.‏ قَالَ زَيْدٌ قُلْتُ لِعَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ أَسَمِعْتَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ يَذْكُرُ هَذَا عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ نَعَمْ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm ile Muhammed b. Ahmed b. Ebî Halef, ikisi birden Zekeriyya'dan rivayet ettiler. İbni Ebî Halef dedi ki: Bize Zekeriyya b. Adiy rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ubeydullah, Zeyd b. Ebî Uneyse'den naklen haber verdi. (Demiş ki): Bize Ebu'l-Velîd-i Mekkî, kendisi Atâ' b. Ebî Rabâh'ın yanında otururken Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) muhâkale, müzâbene ve muhabereden ve işkâh hâline gelinceye kadar hurma satın almaktan nehiy buyurmuş. İşkâh: Hurmanın kızarması veya sararması yahut bazı tanelerinin yenilmeye başlanmasıdır. Muhâkale, ekinliğin mâlûm bir zahire mukabilinde ölçekle satılmasıdır. Müzâbene, hurmalığın meyvesinin birkaç yük kuru hurma karşılığında satılmasıdır. Muhabere ise üçte bir, dörtte bir ve buna benzer şeylerdir. (Râvi) Zeyd demiş ki: Atâ' b. Ebî Rabâh'a: Sen Câbir b. Abdillah'ı bu hadîsi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklederken işittin mi? diye sordum. Atâ': Evet, cevabını verdi.

Sahih Muslim 3911

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ هَاشِمٍ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا سَلِيمُ بْنُ حَيَّانَ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ، مِينَاءَ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُحَاقَلَةِ وَالْمُخَابَرَةِ وَعَنْ بَيْعِ الثَّمَرَةِ حَتَّى تُشْقِحَ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ لِسَعِيدٍ مَا تُشْقِحُ قَالَ تَحْمَارُّ وَتَصْفَارُّ وَيُؤْكَلُ مِنْهَا ‏.‏

Bize Abdullah b. Hâşim rivayet etti. (Dedi ki): Bize Behz rivayet etti. (Dedi ki): Bize Selîm b. Hayyân rivayet etti. (Dedi ki): Bize Saîd b. Mînâ', Câbir b. Abdillâh'dan rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbene, muhâkale ve muhabereden, bir de işkâh hâline gelinceye kadar meyveyi satmaktan nehiy buyurdular. Selîm demiş ki: Saîd'e, işkâh hâline gelir ne demek? diye sordum. Kızarır, sararır ve yenmeye başlar demektir, cevabını verdi.

Sahih Muslim 3912

حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ الْقَوَارِيرِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ الْغُبَرِيُّ، - وَاللَّفْظُ لِعُبَيْدِ اللَّهِ - قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، وَسَعِيدِ بْنِ مِينَاءَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ، عَبْدِ اللَّهِ قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةِ وَالْمُعَاوَمَةِ وَالْمُخَابَرَةِ - قَالَ أَحَدُهُمَا بَيْعُ السِّنِينَ هِيَ الْمُعَاوَمَةُ - وَعَنِ الثُّنْيَا وَرَخَّصَ فِي الْعَرَايَا ‏.‏

Bize Ubeydullah b. Ömer el-Kavârîrî ile Muhammed b. Ubeyd el-Guberî rivayet ettiler. Lafız Ubeydullah'ındır. (Dediler ki): Bize Hammâd b. Zeyd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Eyyûb, Ebu'z-Zübeyr ile Saîd b. Mînâ'dan, onlar da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) muhâkale, müzâbene, muâveme ve muhabereden nehiy buyurdu. (Ebu'z-Zübeyr ile Saîd'den biri: Birkaç yıllığına satış yapmak, işte muâveme budur, demiş.) İstisnalı satışı da yasak etti. Yalnız ariyyelere ruhsat verdi.

Sahih Muslim 3913

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ عُلَيَّةَ - عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّهُ لاَ يَذْكُرُ بَيْعُ السِّنِينَ هِيَ الْمُعَاوَمَةُ ‏.‏

Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Alî b. Hucr dahî rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize İsmâîl, yani İbni Uleyye, Eyyûb'dan, o da Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti. Yalnız o, «Birkaç yıllığına satış yapmak... işte muâveme budur.» cümlesini zikretmedi.

Sahih Muslim 3914

وَحَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ، حَدَّثَنَا رَبَاحُ بْنُ أَبِي مَعْرُوفٍ قَالَ سَمِعْتُ عَطَاءً، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ كِرَاءِ الأَرْضِ وَعَنْ بَيْعِهَا السِّنِينَ وَعَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَطِيبَ ‏.‏

Bana İshâk b. Mansûr rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ubeydullah b. Abdilmecîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Rabâh b. Ebî Ma'rûf rivayet etti. (Dedi ki): Atâ'yı Câbir b. Abdillâh'dan rivayet ederken dinledim. Câbir şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yeri kiralamaktan, onu birkaç yıllığına satmaktan ve olgunlaşıncaya kadar meyveyi satmaktan nehiy buyurdu.

Sahih Muslim 3915

وَحَدَّثَنِي أَبُو كَامِلٍ الْجَحْدَرِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - يَعْنِي ابْنَ زَيْدٍ - عَنْ مَطَرٍ الْوَرَّاقِ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ كِرَاءِ الأَرْضِ ‏.‏

Bana Ebû Kâmil Cahderî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hammâd, yani İbni Zeyd, Matar-i Verrâk'dan, o da Atâ'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yeri kiraya vermekten nehiy buyurmuşlar.

Sahih Muslim 3916

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْفَضْلِ، - لَقَبُهُ عَارِمٌ وَهُوَ أَبُو النُّعْمَانِ السَّدُوسِيُّ - حَدَّثَنَا مَهْدِيُّ بْنُ مَيْمُونٍ، حَدَّثَنَا مَطَرٌ الْوَرَّاقُ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَزْرَعْهَا فَإِنْ لَمْ يَزْرَعْهَا فَلْيُزْرِعْهَا أَخَاهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fadl rivayet etti. (Lâkabı Ârim'dir. Ebu'n-Nu'mân es-Sedûsî bu zâttır.) (Dediki): Bize Mehdi b. Meymûn rivayet etti. (Dediki): Bize Matar El-Verrâk, Atâ'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kimin yeri varsa onu eksin; kendisi ekmezse onu dîn kardeşine ektirsin!» buyurdular

Sahih Muslim 3917

حَدَّثَنَا الْحَكَمُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا هِقْلٌ، - يَعْنِي ابْنَ زِيَادٍ - عَنِ الأَوْزَاعِيِّ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كَانَ لِرِجَالٍ فُضُولُ أَرَضِينَ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ فَضْلُ أَرْضٍ فَلْيَزْرَعْهَا أَوْ لِيَمْنَحْهَا أَخَاهُ فَإِنْ أَبَى فَلْيُمْسِكْ أَرْضَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Hakem b. Mûsâ rivayet etti. (Dediki): Bize Hikl, yani İbni Ziyâd, Evzâî'den, o da Atâ'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından bazı kimselerin fazla yerleri vardı da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kimin fazla yeri varsa onu ya eksin yahud dîn kardeşine bahşetsin. Bunu yapmazsa yerine sâhib olsun!» buyurdular

Sahih Muslim 3918

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ مَنْصُورٍ الرَّازِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، أَخْبَرَنَا الشَّيْبَانِيُّ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ الأَخْنَسِ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُؤْخَذَ لِلأَرْضِ أَجْرٌ أَوْ حَظٌّ ‏.‏

Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Muallâ b. Mansûr er-Râzî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid rivayet etti. (Dediki): Bize Şeybânî, Bükeyr b. Ahnes'den, o da Atâ'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen haber verdi. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yer için ücret veya pay alınmasını yasak etti

Sahih Muslim 3919

حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَزْرَعْهَا فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ أَنْ يَزْرَعَهَا وَعَجَزَ عَنْهَا فَلْيَمْنَحْهَا أَخَاهُ الْمُسْلِمَ وَلاَ يُؤَاجِرْهَا إِيَّاهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdülmelik, Atâ'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kimin yeri varsa onu eksin; ekmeye gücü yetmeyip bundan âciz kalıyorsa müslüman kardeşine bahşetsin; ama yeri ona îcârla vermesin!» buyurdular.

Sahih Muslim 3920

وَحَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، قَالَ سَأَلَ سُلَيْمَانُ بْنُ مُوسَى عَطَاءً فَقَالَ أَحَدَّثَكَ جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَزْرَعْهَا أَوْ لِيُزْرِعْهَا أَخَاهُ وَلاَ يُكْرِهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏

Bize Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hemmâm rivayet etti. (Dedi ki): Süleyman b. Mûsâ Atâ'ya sordu: Sana Câbir b. Abdillâh, Nebî (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in: «Her kimin yeri varsa onu ya eksin yahud dîn kardeşine ektirsin; ama kiraya vermesin!» buyurduğunu rivayet etti mi? dedi. Atâ: — Evet, cevâbını verdi.

Sahih Muslim 3921

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُخَابَرَةِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Bize Süfyân, Amr'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti ki, Nebî (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) muhâbereden nehî buyurmuş.

Sahih Muslim 3922

وَحَدَّثَنِي حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ، حَدَّثَنَا سَلِيمُ بْنُ حَيَّانَ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مِينَاءَ، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ كَانَ لَهُ فَضْلُ أَرْضٍ فَلْيَزْرَعْهَا أَوْ لِيُزْرِعْهَا أَخَاهُ وَلاَ تَبِيعُوهَا ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْتُ لِسَعِيدٍ مَا قَوْلُهُ وَلاَ تَبِيعُوهَا يَعْنِي الْكِرَاءَ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏

Bana Haccâc b. Şâir rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ubeydullah b. Abdilmecîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Selim b. Hayyân rivayet etti. (Dedi ki): Bize Saîd b. Mînâ' rivayet etti. (Dedi ki): Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işittim: Gerçekten Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kimin fazla yeri varsa onu eksin yahud dîn kardeşine ektirsin. Bu yerleri satmayın!» buyurdular. (Râvi Selim demiş ki): Bunun üzerine Saîd'e: «Bu yerleri satmayın! sözü ne demektir; kirayı mı kastediyor?» dedim. — Evet, cevabını verdi.

Sahih Muslim 3923