حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ أَبِي عُمَرَ - حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ كُنْتُ أَرَى الرُّؤْيَا أُعْرَى مِنْهَا غَيْرَ أَنِّي لاَ أُزَمَّلُ حَتَّى لَقِيتُ أَبَا قَتَادَةَ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " الرُّؤْيَا مِنَ اللَّهِ وَالْحُلْمُ مِنَ الشَّيْطَانِ فَإِذَا حَلَمَ أَحَدُكُمْ حُلْمًا يَكْرَهُهُ فَلْيَنْفُثْ عَنْ يَسَارِهِ ثَلاَثًا وَلْيَتَعَوَّذْ بِاللَّهِ مِنْ شَرِّهَا فَإِنَّهَا لَنْ تَضُرَّهُ " .
Bize Amru'n-Nâkıd ile İshâk b. İbrahim ve İbni Ebî Ömer hep birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Lâfız İbni Ebî Ömer'indi. (Dediler ki): Bize Süfyan Zührî'den, o da Ebû Seleme'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Rü'ya görüyordum. Ondan sıtmalanıyor, yalnız örtünmüyordum. Nihayet Ebû Katâde'ye rastladım da bunu ona söyledim. Ebû Katâde şöyle dedi: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Rü'ya Allah'dandır. Hulm ise şeytandandır. Biriniz hoşlanmadığı bir düş görürse sol tarafına üç defa tükürsün ve onun şerrinden Allah'a sığınsın. Çünkü o düş kendisine asla zarar verecek değildir.» buyururken işittim.
Sahih Muslim 5897
وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، مَوْلَى آلِ طَلْحَةَ وَعَبْدِ رَبِّهِ وَيَحْيَى ابْنَىْ سَعِيدٍ وَمُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَلْقَمَةَ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ عَنْ أَبِي قَتَادَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . مِثْلَهُ وَلَمْ يَذْكُرْ فِي حَدِيثِهِمْ قَوْلَ أَبِي سَلَمَةَ كُنْتُ أَرَى الرُّؤْيَا أُعْرَى مِنْهَا غَيْرَ أَنِّي لاَ أُزَمَّلُ .
Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Süfyan, Talha ailesinin azatlısı Muhammed b. Abdurrahman, Abd Rabbih ile Yahya b. Said ve Muhammed b. Amr b. Alkame'den; onlar da Ebû Seleme'den, o da Ebû Katâde'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadisin mislini rivayet etti. Ama bunların hadisinde Ebû Seleme'nin: «Ben rü'ya görüyor, ondan sıtmalanıyordum. Yalnız örtünmüyordum.» dediğini anmamıştır.
Sahih Muslim 5898
وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، بْنُ إِبْرَاهِيمَ وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ قَالاَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، كِلاَهُمَا عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ . وَلَيْسَ فِي حَدِيثِهِمَا أُعْرَى مِنْهَا . وَزَادَ فِي حَدِيثِ يُونُسَ " فَلْيَبْصُقْ عَلَى يَسَارِهِ حِينَ يَهُبُّ مِنْ نَوْمِهِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ " .
Bana Harmele b. Yahya da rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dedi ki): Bana Yûnus haber verdi. H. Bize İshâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd dahi rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Abdürrezzak haber verdi. (Dedi ki): Bize Ma'mer haber verdi. Her iki râvi Zührî'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Onların hadisinde «ondan sıtmalanıyordum» cümlesi yoktur. Yûnus'un hadisinde: «Uykusundan kalktığı vakit sol tarafına üç defa tükürsün.» ziyadesi vardır.
Sahih Muslim 5899
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - يَعْنِي ابْنَ بِلاَلٍ - عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا سَلَمَةَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، يَقُولُ سَمِعْتُ أَبَا قَتَادَةَ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " الرُّؤْيَا مِنَ اللَّهِ وَالْحُلْمُ مِنَ الشَّيْطَانِ فَإِذَا رَأَى أَحَدُكُمْ شَيْئًا يَكْرَهُهُ فَلْيَنْفِثْ عَنْ يَسَارِهِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ وَلْيَتَعَوَّذْ بِاللَّهِ مِنْ شَرِّهَا فَإِنَّهَا لَنْ تَضُرَّهُ " . فَقَالَ إِنْ كُنْتُ لأَرَى الرُّؤْيَا أَثْقَلَ عَلَىَّ مِنْ جَبَلٍ فَمَا هُوَ إِلاَّ أَنْ سَمِعْتُ بِهَذَا الْحَدِيثِ فَمَا أُبَالِيهَا .
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Demiş ki): Bize Süleyman (yâni İbni Bilâl) Yahya b. Saîd'den rivayet etti. (Demiş ki): Ben Ebû Seleme b. Abdirrahman'ı şunu söylerken işittim: Ben Ebû Katâde'yi şunu söylerken işittim: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i «Rü'ya Allah'dandır. Hulm ise şeytandandır. Biriniz hoşlanmadığı bir şey görürse, üç defa sol tarafına tükürsün ve onun şerrinden Allah'a sığınsın! Çünkü o kendisine asla zarar verecek değildir.» buyururken işittim. Râvi demiş ki: Ben rü'yayı üzerime bir dağdan daha ağır görüyordum. Bu hadîsi işittim işiteli artık ona aldırış etmiyorum.
Sahih Muslim 5900
وَحَدَّثَنَاهُ قُتَيْبَةُ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، عَنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ يَعْنِي الثَّقَفِيَّ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، كُلُّهُمْ عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَفِي حَدِيثِ الثَّقَفِيِّ قَالَ أَبُو سَلَمَةَ فَإِنْ كُنْتُ لأَرَى الرُّؤْيَا . وَلَيْسَ فِي حَدِيثِ اللَّيْثِ وَابْنِ نُمَيْرٍ قَوْلُ أَبِي سَلَمَةَ إِلَى آخِرِ الْحَدِيثِ . وَزَادَ ابْنُ رُمْحٍ فِي رِوَايَةِ هَذَا الْحَدِيثِ " وَلْيَتَحَوَّلْ عَنْ جَنْبِهِ الَّذِي كَانَ عَلَيْهِ " .
Bize bu hadîsi Kuteybe ile Muhammed b. Rumh, Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Muhammed b. Müsenna dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdülvehhab (yâni Es-Sekafî) rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Demiş ki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Yahya b. Saîd'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Sekafî'nin hadîsinde: «Ebû Seleme dedi ki: Ben rü'ya görüyordum.» Leys ile İbni Numeyr'in hadîsinde Ebû Seleme'nin (bundan sonra) hadîsin nihayetine kadar olan sözü yoktur. İbni Rumh bu hadîsin rivayetinde: «Üzerinde bulunduğu yandan öbür yana dönsün.» cümlesini ziyâde etmiştir.
Sahih Muslim 5901
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ عَبْدِ رَبِّهِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ " الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ مِنَ اللَّهِ وَالرُّؤْيَا السَّوْءُ مِنَ الشَّيْطَانِ فَمَنْ رَأَى رُؤْيَا فَكَرِهَ مِنْهَا شَيْئًا فَلْيَنْفِثْ عَنْ يَسَارِهِ وَلْيَتَعَوَّذْ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ لاَ تَضُرُّهُ وَلاَ يُخْبِرْ بِهَا أَحَدًا فَإِنْ رَأَى رُؤْيَا حَسَنَةً فَلْيُبْشِرْ وَلاَ يُخْبِرْ إِلاَّ مَنْ يُحِبُّ " .
Bana Ebu't-Tâhir de rivayet etti. (Demiş ki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Demiş ki): Bana Amr b. Hâris, Abdürabbih b. Saîd'den, o da Ebû Seleme b. Abdirrahman'dan, o da Ebû Katâde'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi ki: «Sâlih rü'ya Allah'dan, kötü rü'ya ise şeytandandır. İmdi her kim bir rü'ya görür de onun bir şeyinden hoşlanmazsa sol tarafına tükürsün ve şeytandan Allah'a sığınsın! Bu rü'ya ona zarar vermez. Onu kimseye söylemesin. Şayet iyi rü'ya görürse sevinsin. Sevdiği kimselerden başka kimseye söylemesin!» buyurmuşlar.
Sahih Muslim 5902
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، وَأَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَكَمِ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ، بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ رَبِّهِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ إِنْ كُنْتُ لأَرَى الرُّؤْيَا تُمْرِضُنِي - قَالَ - فَلَقِيتُ أَبَا قَتَادَةَ فَقَالَ وَأَنَا كُنْتُ لأَرَى الرُّؤْيَا فَتُمْرِضُنِي حَتَّى سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ مِنَ اللَّهِ فَإِذَا رَأَى أَحَدُكُمْ مَا يُحِبُّ فَلاَ يُحَدِّثُ بِهَا إِلاَّ مَنْ يُحِبُّ وَإِنْ رَأَى مَا يَكْرَهُ فَلْيَتْفِلْ عَنْ يَسَارِهِ ثَلاَثًا وَلْيَتَعَوَّذْ بِاللَّهِ مِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَشَرِّهَا وَلاَ يُحَدِّثْ بِهَا أَحَدًا فَإِنَّهَا لَنْ تَضُرَّهُ " .
Bize Ebû Bekr b. Hallâd El-Bâhilî ile Ahmed b. Abdillah b. Hakem rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Demiş ki): Bize Şu'be, Abdurabbih b. Saîd'den, o da Ebû Seleme'den naklen rivayet etti. Ebû Seleme şöyle demiş: Rü'ya görürsem bu rü'ya beni hasta ediyordu. Derken Ebû Katâde'ye rastladım. O da: Ben de rü'ya görürsem bu rü'ya beni hasta ederdi. Nihayet Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim, dedi: «Sâlih rü'ya Allah'dandır. Biriniz sevdiği bir şey görürse onu sevdiği bir kimseden başkasına söylemesin. Hoşlanmadığı bir şey görürse sol tarafına üç defa tükürsün de şeytanın ve rü'yanın şerrinden Allah'a sığınsın. Onu kimseye söylemesin! Çünkü o kendisine zarar vermez.»
Sahih Muslim 5903
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ أَبِي، الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ " إِذَا رَأَى أَحَدُكُمُ الرُّؤْيَا يَكْرَهُهَا فَلْيَبْصُقْ عَنْ يَسَارِهِ ثَلاَثًا وَلْيَسْتَعِذْ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ ثَلاَثًا وَلْيَتَحَوَّلْ عَنْ جَنْبِهِ الَّذِي كَانَ عَلَيْهِ " .
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Demiş ki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize İbni Rumh da rivayet etti. (Demiş ki): Bize Leys, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi ki: «Biriniz hoşlanmadığı bir rü'ya görürse sol tarafına üç defa tükürsün ve şeytandan üç defa Allah'a sığınsın! Bulunduğu yandan da öbür yana dönsün!» buyurmuşlar.
Sahih Muslim 5904
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عُمَرَ الْمَكِّيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ الثَّقَفِيُّ، عَنْ أَيُّوبَ السَّخْتِيَانِيِّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا اقْتَرَبَ الزَّمَانُ لَمْ تَكَدْ رُؤْيَا الْمُسْلِمِ تَكْذِبُ وَأَصْدَقُكُمْ رُؤْيَا أَصْدَقُكُمْ حَدِيثًا وَرُؤْيَا الْمُسْلِمِ جُزْءٌ مِنْ خَمْسٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ وَالرُّؤْيَا ثَلاَثَةٌ فَرُؤْيَا الصَّالِحَةِ بُشْرَى مِنَ اللَّهِ وَرُؤْيَا تَحْزِينٌ مِنَ الشَّيْطَانِ وَرُؤْيَا مِمَّا يُحَدِّثُ الْمَرْءُ نَفْسَهُ فَإِنْ رَأَى أَحَدُكُمْ مَا يَكْرَهُ فَلْيَقُمْ فَلْيُصَلِّ وَلاَ يُحَدِّثْ بِهَا النَّاسَ " . قَالَ " وَأُحِبُّ الْقَيْدَ وَأَكْرَهُ الْغُلَّ وَالْقَيْدُ ثَبَاتٌ فِي الدِّينِ " . فَلاَ أَدْرِي هُوَ فِي الْحَدِيثِ أَمْ قَالَهُ ابْنُ سِيرِينَ .
Bize Muhammed b. Ebî Ömer El-Mekkî rivayet etti. (Demiş ki): Bize Abdü'l-Vehhab Es-Sekafî, Eyyûb Es-Sahtiyânî'den, o da Muhammed b. Sîrîn'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar: «Zaman yaklaşınca müslümanın rü'yası hemen hemen yanlış çıkmayacaktır. Sizin en doğru rü'ya göreniniz, en doğru söyleyeninizdir. Hem müslümanın rü'yası nebiliğin kırk beş cüz'ünden bir cüzdür. Rü'ya üç kısımdır: Biri sâlih rü'ya olup Allah'dan müjdedir, diğeri şeytanın verdiği üzüntüdür. Üçüncüsü kişinin kendi kendine konuştuğu şeylerdendir. Biriniz hoşlanmadığı bir şey görürse hemen kalkıp namaz kılmalı, onu kimseye söylememelidir.» Râvi diyor ki: «Rü'yada kösteği severim, bukağıdan hoşlanmam. Köstek dinde sebat demektir.» dedi. Ama bu söz hadiste var mıdır, yoksa onu İbni Sîrîn mi söyledi bilmiyorum.
Sahih Muslim 5905
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ أَيُّوبَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ فِي الْحَدِيثِ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ فَيُعْجِبُنِي الْقَيْدُ وَأَكْرَهُ الْغُلَّ وَالْقَيْدُ ثَبَاتٌ فِي الدِّينِ . وَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ " .
Bana Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Demiş ki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Demiş ki): Bize Ma'mer, Eyyûb'dan bu isnadla haber verdi. Bu hadîste râvi şunu da söylemiştir: «Ebû Hureyre dedi ki: Köstek hoşuma gider. Ama bukağıdan hoşlanmam. Köstek dinde sabittir.» Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Mü'minin rü'yası nübüvvetin kırk altı cüz'ünden bir cüz'dür.» buyurdular.
Sahih Muslim 5906
حَدَّثَنِي أَبُو الرَّبِيعِ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - يَعْنِي ابْنَ زَيْدٍ - حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، وَهِشَامٌ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ إِذَا اقْتَرَبَ الزَّمَانُ . وَسَاقَ الْحَدِيثَ وَلَمْ يَذْكُرْ فِيهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم .
Ebû Hüreyre'den, "Zaman yaklaştığında..." sözleriyle başlayan hadisin devamı aynı şekilde rivayet edilmiş; bu rivayette Peygamber ﷺ zikredilmemiştir.
Sahih Muslim 5907
وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . وَأَدْرَجَ فِي الْحَدِيثِ قَوْلَهُ وَأَكْرَهُ الْغُلَّ . إِلَى تَمَامِ الْكَلاَمِ وَلَمْ يَذْكُرِ " الرُّؤْيَا جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ " .
Bize bu hadîsi İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Demiş ki): Bize Muâz b. Hişam haber verdi. (Demiş ki): Bize babam Katade'den, o da Muhammed b. Sîrîn'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Ve bu hadîse: «Bukağıdan hoşlanmam...» sözünü cümlenin tamamına kadar kattı. «Rü'ya nübüvvetin kırk altı cüz'ünden bir cüz'dür.» ifâdesini anmadı.
Sahih Muslim 5908
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ بَشَّارٍ قَالَا حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، وَأَبُو دَاوُدَ ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، كُلُّهُمْ عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ " .
Bize Muhammed b. Müsenna ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Muhammed b. Ca'fer ile Ebû Dâvud rivayet ettiler. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Demiş ki): Bize Abdurrahman b. Mehdi rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Şu'be'den rivayet etmişlerdir. H. Bize Ubeydullah b. Muâz dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Demiş ki): Bize babam rivayet etti. (Demiş ki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'den, o da Ubâde b. Sâmid'den naklen rivayet etti. Ubâde şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Mü'minin rü'yası Nebiliğin kırk altı cüz'ünden bir cüz'dür.» buyurdular.
Sahih Muslim 5909
وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَ ذَلِكَ .
Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Demiş ki): Bize babam rivayet etti. (Demiş ki): Bize Şu'be, Sabit El-Bünânî'den, o da Enes b. Mâlik'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bunun mislini rivayet etti.
Sahih Muslim 5910
حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ " .
Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Demiş ki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Demiş ki): Bize Ma’mer, Zührî'den, o da İbni Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Gerçekten mü'minin rü'yası Nebiliğin kırk altı cüz'ünden bir cüz'dür.» buyurdular.
Sahih Muslim 5911
وَحَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ الْخَلِيلِ، أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " رُؤْيَا الْمُسْلِمِ يَرَاهَا أَوْ تُرَى لَهُ " . وَفِي حَدِيثِ ابْنِ مُسْهِرٍ " الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ " .
Bize İsmail b. Halil de rivayet etti. (Demiş ki): Bize Ali b. Müshir, A'meş'den naklen haber verdi. H, Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Demiş ki): Bize babam rivayet etti. (Demiş ki): Bize A'meş Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Müslüman rü'yasını kendi görür. Yahut onun için görülür.» buyurdu. İbni Müshir'in hadîsinde: «Sâlih rü'ya nübüvvetin kırk altı cüz'ünden bir cüz'dür.» denilmiştir.
Sahih Muslim 5912
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يَقُولُ، حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " رُؤْيَا الرَّجُلِ الصَّالِحِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ " .
Bize Yahya b. Yahyâ da rivayet etti. (Demiş ki): Bize Abdullah b. Yahya b. Ebî Kesir haber verdi. (Demiş ki): Babamı şöyle derken işittim: Bize Ebû Seleme, Ebû Hureyre'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Salih bir kimsenin rü'yası nübüvvetin kırk altı cüz'ünden bir cüz'dür.» buyurmuşlar.
Sahih Muslim 5913
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا عَلِيٌّ، - يَعْنِي ابْنَ الْمُبَارَكِ - ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا حَرْبٌ، - يَعْنِي ابْنَ شَدَّادٍ - كِلاَهُمَا عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ .
Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Demiş ki): Bize Osman b. Ömer rivayet etti. (Demiş ki): Bize Ali (yâni İbni Mübarek) rivayet etti. H. Bize Ahmed b. Münzir de rivayet etti. (Demiş ki): Bize Abdü's-Samed rivayet etti. (Demiş ki): Bize Harb (yâni İbni Şeddâd) rivayet etti. Her iki râvi Yahya b. Ebî Kesîr'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır.
Sahih Muslim 5914
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ عَنْ أَبِيهِ .
Bize Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Demiş ki): Bize Abdürrezzak rivayet etti. (Demiş ki): Bize Ma'mer, Hemmam b. Münebbih'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Abdullah b. Yahya b. Ebî Kesîr'in babasından rivayet ettiği hadis gibi rivayette bulundu.
Sahih Muslim 5915
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، قَالاَ جَمِيعًا حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ جُزْءٌ مِنْ سَبْعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ " .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Demiş ki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr dahi rivayet etti. (Demiş ki): Bize babam rivayet etti. Her iki râvi demişler ki: Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Salih rü'ya nübüvvetin yetmiş cüzünden bir cüzdür.» buyurdular.
Sahih Muslim 5916
وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ الْمُثَنَّى، وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ .
Bize bu hadîsi İbni Müsennâ ile Ubeydullah b. Said dahi rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Yahya, Ubeydullah'dan bu isnadla rivayette bulundu.
Sahih Muslim 5917
وَحَدَّثَنَاهُ قُتَيْبَةُ، وَابْنُ رُمْحٍ عَنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ، - يَعْنِي ابْنَ عُثْمَانَ - كِلاَهُمَا عَنْ نَافِعٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَفِي حَدِيثِ اللَّيْثِ قَالَ نَافِعٌ حَسِبْتُ أَنَّ ابْنَ عُمَرَ قَالَ " جُزْءٌ مِنْ سَبْعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ " .
{M-9-2} Bize bu hadîsi Kuteybe ile İbni Rumh dahî Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize İbni Râfi' de rivayet etti. (Demiş ki): Bize İbni Ebî Füdeyk rivayet etti. (Dedi ki): Bize Dahhâk, (yâni İbni Osman) haber verdi. Her iki râvi Nâfi'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Leys'in hadîsinde: «Nâfi' dedi ki: Zannederim İbni Ömer: Nübüvvetin yetmiş cüz'ünden bir cüz'dür, dedi.» ifâdesi vardır.
Sahih Muslim 5918
حَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ، سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ الْعَتَكِيُّ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - يَعْنِي ابْنَ زَيْدٍ - حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، وَهِشَامٌ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ رَآنِي فِي الْمَنَامِ فَقَدْ رَآنِي فَإِنَّ الشَّيْطَانَ لاَ يَتَمَثَّلُ بِي " .
Bize Ebü'r-Rabi' Süleyman b. Dâvud El-Atekî rivayet etti. (Demiş ki): Bize Hammad (yâni İbni Zeyd) rivayet etti. (Demiş ki): Bize Eyyub ile Hişam, Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiler. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim beni rü'yada görürse hakîkaten görmüştür. Çünkü şeytan benim şeklime giremez.» buyurdular.
Sahih Muslim 5919
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " مَنْ رَآنِي فِي الْمَنَامِ فَسَيَرَانِي فِي الْيَقَظَةِ أَوْ لَكَأَنَّمَا رَآنِي فِي الْيَقَظَةِ لاَ يَتَمَثَّلُ الشَّيْطَانُ بِي " .
Bana Ebu't-Tâhir ile Harmele de rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Demiş ki): Bana Yûnus İbni Şihab'dan naklen haber verdi. (Demiş ki): Bana Ebû Seleme b. Abdirrahman rivayet etti ki: Ebû Hureyre şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Her kim beni rü'yada görürse uyanıkken de görecektir. Yahut beni uyanıkken görmüş gibidir. Şeytan benim şeklime giremez.» buyururken işittim.
Sahih Muslim 5920
وَقَالَ فَقَالَ أَبُو سَلَمَةَ قَالَ أَبُو قَتَادَةَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ رَآنِي فَقَدْ رَأَى الْحَقَّ " .
Râvi demiş ki: Ebû Seleme de şunu söyledi: Ebû Katâde dedi ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Beni gören gerçekten hakkı görmüştür.» buyurdular.
Sahih Muslim 5921
وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَخِي الزُّهْرِيِّ، حَدَّثَنَا عَمِّي، . فَذَكَرَ الْحَدِيثَيْنِ جَمِيعًا بِإِسْنَادَيْهِمَا سَوَاءً مِثْلَ حَدِيثِ يُونُسَ .
Bana bu hadîsi Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Demiş ki): Bize Ya'kub b. İbrahim rivayet etti. (Demiş ki): Bize Zührî'nin kardeşi oğlu rivayet etti. (Demiş ki): Bize amcam rivayet etti. Ve râvi iki hadîsi birden isnadlarıyle tamamen Yûnus'un hadîsi gibi zikretmiştir.
Sahih Muslim 5922
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ رَآنِي فِي النَّوْمِ فَقَدْ رَآنِي إِنَّهُ لاَ يَنْبَغِي لِلشَّيْطَانِ أَنْ يَتَمَثَّلَ فِي صُورَتِي " . وَقَالَ " إِذَا حَلَمَ أَحَدُكُمْ فَلاَ يُخْبِرْ أَحَدًا بِتَلَعُّبِ الشَّيْطَانِ بِهِ فِي الْمَنَامِ " .
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Demiş ki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize İbni Rumh da rivayet etti. (Demiş ki): Bize Leys Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen haber verdi ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim beni uyku hâlinde gördüyse hakîkaten görmüştür. Çünkü şeytanın benim suretime girmesi caiz değildir.» buyurmuşlar. Bir de: «Biriniz düş gördüğü vakit kendisi ile uyku hâlinde şeytanın oynadığını kimseye haber vermesin!» buyurmuşlar.
Sahih Muslim 5923
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا رَوْحٌ، حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ رَآنِي فِي النَّوْمِ فَقَدْ رَآنِي فَإِنَّهُ لاَ يَنْبَغِي لِلشَّيْطَانِ أَنْ يَتَشَبَّهَ بِي " .
Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Demiş ki): Bize Ravh rivayet etti. (Demiş ki): Bize Zekeriyya b. İshâk rivayet etti. (Dedi ki): Bana Ebu'z-Zübeyr rivayet etti ki: Kendisi Câbir b. Abdillah'ı şunu söylerken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim beni uyku hâlinde görürse hakîkaten görmüştür. Çünkü şeytanın bana benzemesi caiz değildir.» buyurdular.
Sahih Muslim 5924
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ لأَعْرَابِيٍّ جَاءَهُ فَقَالَ إِنِّي حَلَمْتُ أَنَّ رَأْسِي قُطِعَ فَأَنَا أَتَّبِعُهُ فَزَجَرَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ " لاَ تُخْبِرْ بِتَلَعُّبِ الشَّيْطَانِ بِكَ فِي الْمَنَامِ " .
Bize Kuteybe b. Said rivayet etti. (Demiş ki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize İbni Rumh da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi ki, kendisine gelerek: — Ben düşümde başımın kesildiğini ve onu kovaladığımı gördüm, diyen bir bedeviyi men ederek: «Uyku esnasında şeytanın seninle oynadığını haber verme!» buyurmuşlar.
Sahih Muslim 5925
وَحَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ رَأَيْتُ فِي الْمَنَامِ كَأَنَّ رَأْسِي ضُرِبَ فَتَدَحْرَجَ فَاشْتَدَدْتُ عَلَى أَثَرِهِ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِلأَعْرَابِيِّ " لاَ تُحَدِّثِ النَّاسَ بِتَلَعُّبِ الشَّيْطَانِ بِكَ فِي مَنَامِكَ " . وَقَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم بَعْدُ يَخْطُبُ فَقَالَ " لاَ يُحَدِّثَنَّ أَحَدُكُمْ بِتَلَعُّبِ الشَّيْطَانِ بِهِ فِي مَنَامِهِ " .
Bize Osman b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Demiş ki): Bize Cerîr A'meş'den, o da Ebû Süfyân'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Bir bedevi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — Yâ Resûlallah! Rü'yamda başımın vurulup yuvarlandığını, kendimin de izinden koştuğumu gördüm, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o bedeviye: «Uykun esnasında şeytanın seninle oynamasını âleme anlatma!» buyurdular. Câbir demiş ki: Bundan sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i hutbe okurken dinledim: «Sakın biriniz uykusunda şeytanın kendisiyle oynadığını söylemesin!» buyurdular.
Sahih Muslim 5926
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ رَأَيْتُ فِي الْمَنَامِ كَأَنَّ رَأْسِي قُطِعَ . قَالَ فَضَحِكَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ " إِذَا لَعِبَ الشَّيْطَانُ بِأَحَدِكُمْ فِي مَنَامِهِ فَلاَ يُحَدِّثْ بِهِ النَّاسَ " . وَفِي رِوَايَةِ أَبِي بَكْرٍ " إِذَا لُعِبَ بِأَحَدِكُمْ " . وَلَمْ يَذْكُرِ الشَّيْطَانَ .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Saîd El-Eşecc de rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Veki' A'meş'den, o da Ebû Süfyân'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — Yâ Resûlallah! Rü'yamda başımın kesildiğini gördüm... dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) güldü ve: «Şeytan birinizle uykusunda oynadığı vakit onu âleme söylemesin!» buyurdular. Ebû Bekr'in rivayetinde: «Birinizle oynanırsa...» ibaresi vardır. Şeytanı anmamıştır.
Sahih Muslim 5927
حَدَّثَنَا حَاجِبُ بْنُ الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَرْبٍ، عَنِ الزُّبَيْدِيِّ، أَخْبَرَنِي الزُّهْرِيُّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ، أَوْ أَبَا هُرَيْرَةَ كَانَ يُحَدِّثُ أَنَّ رَجُلاً، أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ح وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى التُّجِيبِيُّ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ عُبَيْدَ اللَّهِ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ كَانَ يُحَدِّثُ أَنَّ رَجُلاً أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي أَرَى اللَّيْلَةَ فِي الْمَنَامِ ظُلَّةً تَنْطِفُ السَّمْنَ وَالْعَسَلَ فَأَرَى النَّاسَ يَتَكَفَّفُونَ مِنْهَا بِأَيْدِيهِمْ فَالْمُسْتَكْثِرُ وَالْمُسْتَقِلُّ وَأَرَى سَبَبًا وَاصِلاً مِنَ السَّمَاءِ إِلَى الأَرْضِ فَأَرَاكَ أَخَذْتَ بِهِ فَعَلَوْتَ ثُمَّ أَخَذَ بِهِ رَجُلٌ مِنْ بَعْدِكَ فَعَلاَ ثُمَّ أَخَذَ بِهِ رَجُلٌ آخَرُ فَعَلاَ ثُمَّ أَخَذَ بِهِ رَجُلٌ آخَرُ فَانْقَطَعَ بِهِ ثُمَّ وُصِلَ لَهُ فَعَلاَ . قَالَ أَبُو بَكْرٍ يَا رَسُولَ اللَّهِ بِأَبِي أَنْتَ وَاللَّهِ لَتَدَعَنِّي فَلأَعْبُرَنَّهَا . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اعْبُرْهَا " . قَالَ أَبُو بَكْرٍ أَمَّا الظُّلَّةُ فَظُلَّةُ الإِسْلاَمِ وَأَمَّا الَّذِي يَنْطِفُ مِنَ السَّمْنِ وَالْعَسَلِ فَالْقُرْآنُ حَلاَوَتُهُ وَلِينُهُ وَأَمَّا مَا يَتَكَفَّفُ النَّاسُ مِنْ ذَلِكَ فَالْمُسْتَكْثِرُ مِنَ الْقُرْآنِ وَالْمُسْتَقِلُّ وَأَمَّا السَّبَبُ الْوَاصِلُ مِنَ السَّمَاءِ إِلَى الأَرْضِ فَالْحَقُّ الَّذِي أَنْتَ عَلَيْهِ تَأْخُذُ بِهِ فَيُعْلِيكَ اللَّهُ بِهِ ثُمَّ يَأْخُذُ بِهِ رَجُلٌ مِنْ بَعْدِكَ فَيَعْلُو بِهِ ثُمَّ يَأْخُذُ بِهِ رَجُلٌ آخَرُ فَيَعْلُو بِهِ ثُمَّ يَأْخُذُ بِهِ رَجُلٌ آخَرُ فَيَنْقَطِعُ بِهِ ثُمَّ يُوصَلُ لَهُ فَيَعْلُو بِهِ . فَأَخْبِرْنِي يَا رَسُولَ اللَّهِ بِأَبِي أَنْتَ أَصَبْتُ أَمْ أَخْطَأْتُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَصَبْتَ بَعْضًا وَأَخْطَأْتَ بَعْضًا " . قَالَ فَوَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَتُحَدِّثَنِّي مَا الَّذِي أَخْطَأْتُ قَالَ " لاَ تُقْسِمْ " .
Bize Hâcib b. Velid rivayet etti. (Demiş ki): Bize Muhammed b. Harb Zübeydî'den rivayet etti. (Demiş ki): Bana Zührî, Ubeydullah b. Abdillah'dan naklen haber verdi ki, İbni Abbâs veya Ebû Hureyre'nin rivayetine göre bir adam Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelmiş. H. Bana Harmele b. Yahya Et-Tücîbî de rivayet etti. Lâfız onundur. (Demiş ki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Demiş ki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. Ona da Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe haber vermiş ki: İbni Abbâs bir adamın Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek şunu söylediğini rivayet etmiş: — Yâ Resûlallah! Ben bu gece rü'yamda yağ ve bal yağdıran bir bulut gördüm. Halkın da bundan elleriyle avuçladıklarını gördüm. Kimisi çok alıyordu, kimisi az. Bir de gökyüzünden yere ulaşan bir ip gördüm. Senin onu alarak yükseldiğini gördüm. Sonra senin ardından onu bir adam alarak yükseldi. Sonra onu bir başka adam aldı ve yükseldi. Sonra onu başka bir adam aldı, onda ip koptu. Sonra onun için ipi eklediler ve yükseldi. Ebû Bekr dedi ki: — Yâ Resûlallah! Babam sana feda olsun! Vallahi bana müsaade buyurursan onu çok iyi ta'bir edeceğim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Onu ta'bir et!» buyurdu. Ebû Bekr: — Bulut İslâm'ın bulutudur. Yağan yağ ve bal ise Kur'ân'dır. Onun lezzeti ve yumuşaklığıdır. İnsanların bundan avuçlamalarına gelince kimi Kur'ân'ı çok öğrenir, kimi az. Gökten yere ulaşan ip ise senin üzerinde bulunduğun haktır. Onu tutuyorsun, Allah da seni onunla yükseltiyor. Bilâhare senden sonra gelen bir adam onu tutuyor ve onunla yükseliyor. Sonra yine başka bir adam onu tutuyor ve onunla yükseliyor. Sonra onu başka bir adam tutuyor, onda ip kopuyor. Sonra bu adam için ip ekleniyor ve onunla yükseliyor. İmdi babam sana feda olsun, bana haber ver yâ Resûlallah, isabet mi ettim, hata mı? dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bâzısında isabet ettin; bâzısında yanıldın.» buyurdular. Ebû Bekr: — Vallahi yâ Resûlallah! Bana illâ söyle! Hata ettiğim nedir? dedi. «Yemin etme!» buyurdular.
Sahih Muslim 5928
وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم مُنْصَرَفَهُ مِنْ أُحُدٍ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي رَأَيْتُ هَذِهِ اللَّيْلَةَ فِي الْمَنَامِ ظُلَّةً تَنْطِفُ السَّمْنَ وَالْعَسَلَ . بِمَعْنَى حَدِيثِ يُونُسَ .
Bize bu hadîsi İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Demiş ki): Bize Süfyân, Zührî'den, o da Ubeydullah b. Abdillah'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Bir adam Uhud'dan dönüşünde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi ve: — Yâ Resûlallah! Ben bu gece rü'yada yağ ve bal yağdıran bir bulut gördüm... dedi. Râvi, Yûnus'un hadîsi mânâsında rivayette bulunmuştur.
Sahih Muslim 5929
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَوْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ عَبْدُ الرَّزَّاقِ كَانَ مَعْمَرٌ أَحْيَانًا يَقُولُ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ وَأَحْيَانًا يَقُولُ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّ رَجُلاً أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّي أَرَى اللَّيْلَةَ ظُلَّةً . بِمَعْنَى حَدِيثِهِمْ .
Bize Muhammed b. Rafi' de rivayet etti. (Demiş ki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Demiş ki): Bize Ma'mer Zührî'den, o da Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe'den, o da İbni Abbâs veya Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Abdürrezzâk demiş ki: Ma'mer bazan İbni Abbas'dan, bazan da Ebû Hureyre'den derdi. (Demiş ki): Bir adam Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — Ben bu gece bir bulut gördüm... dedi. Râvi yukarkilerin hadîsi mânâsında rivayette bulunmuştur.
Sahih Muslim 5930
وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - وَهُوَ ابْنُ كَثِيرٍ - عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ مِمَّا يَقُولُ لأَصْحَابِهِ " مَنْ رَأَى مِنْكُمْ رُؤْيَا فَلْيَقُصَّهَا أَعْبُرْهَا لَهُ " . قَالَ فَجَاءَ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ رَأَيْتُ ظُلَّةً . بِنَحْوِ حَدِيثِهِمْ .
Bize Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimî dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muhammed b. Kesîr rivayet etti. (Demiş ki): Bize Süleyman (bu zât İbni Kesîr'dir) Zührî'den, o da Ubeydullah b. Abdillah'dan, o da İbni Abbas'dan naklen rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabına söylediklerinden biri de şu idi: «Sizden her kim rü'ya gördüyse onu anlatsın ki, kendisine ta'bir edeyim.» Derken bir adam gelerek: — Yâ Resûlallah, bir bulut gördüm... dedi. Râvi yukarkilerin hadîsi gibi rivayette bulunmuştur.
Sahih Muslim 5931
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " رَأَيْتُ ذَاتَ لَيْلَةٍ فِيمَا يَرَى النَّائِمُ كَأَنَّا فِي دَارِ عُقْبَةَ بْنِ رَافِعٍ فَأُتِينَا بِرُطَبٍ مِنْ رُطَبِ ابْنِ طَابٍ فَأَوَّلْتُ الرِّفْعَةَ لَنَا فِي الدُّنْيَا وَالْعَاقِبَةَ فِي الآخِرَةِ وَأَنَّ دِينَنَا قَدْ طَابَ " .
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hammad b. Seleme, Sabit El-Bünânî'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir gece ben, uyuyan kimsenin gördüğü gibi, kendimizi Ukbe b. Râfi'in evinde imişiz gördüm. Bize İbni Tâb hurmasından hurma getirdiler. Ben bunu, yükselmenin dünyâda bizim için, âhirette akıbetin de bizim olduğuna ve dînimizin iyi olduğuna yordum.» buyurdular.
Sahih Muslim 5932
وَحَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، أَخْبَرَنِي أَبِي، حَدَّثَنَا صَخْرُ بْنُ جُوَيْرِيَةَ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، حَدَّثَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَرَانِي فِي الْمَنَامِ أَتَسَوَّكُ بِسِوَاكٍ فَجَذَبَنِي رَجُلاَنِ أَحَدُهُمَا أَكْبَرُ مِنَ الآخَرِ فَنَاوَلْتُ السِّوَاكَ الأَصْغَرَ مِنْهُمَا فَقِيلَ لِي كَبِّرْ . فَدَفَعْتُهُ إِلَى الأَكْبَرِ " .
Bize Nasr b. Alî El-Cehdamî rivayet etti. (Demiş ki): Bana babam haber verdi. (Demiş ki): Bize Sahr b. Cüveyriye Nâfi'den rivayet etti. Ona da Abdullah b. Ömer rivayet etmiş ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: «Kendimi rü'yada bir misvakla misvaklanırken gördüm. Derken beni iki adam çektiler. Biri diğerinden daha büyüktü. Ben de misvakı küçük olana verdim. Bana: Büyük, denildi. (Bu sefer) ben de onu büyüğe verdim.»
Sahih Muslim 5933
حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بَرَّادٍ الأَشْعَرِيُّ، وَأَبُو كُرَيْبٍ مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ - وَتَقَارَبَا فِي اللَّفْظِ - قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ بُرَيْدٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، جَدِّهِ عَنْ أَبِي مُوسَى، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " رَأَيْتُ فِي الْمَنَامِ أَنِّي أُهَاجِرُ مِنْ مَكَّةَ إِلَى أَرْضٍ بِهَا نَخْلٌ فَذَهَبَ وَهَلِي إِلَى أَنَّهَا الْيَمَامَةُ أَوْ هَجَرُ فَإِذَا هِيَ الْمَدِينَةُ يَثْرِبُ وَرَأَيْتُ فِي رُؤْيَاىَ هَذِهِ أَنِّي هَزَزْتُ سَيْفًا فَانْقَطَعَ صَدْرُهُ فَإِذَا هُوَ مَا أُصِيبَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ أُحُدٍ ثُمَّ هَزَزْتُهُ أُخْرَى فَعَادَ أَحْسَنَ مَا كَانَ فَإِذَا هُوَ مَا جَاءَ اللَّهُ بِهِ مِنَ الْفَتْحِ وَاجْتِمَاعِ الْمُؤْمِنِينَ وَرَأَيْتُ فِيهَا أَيْضًا بَقَرًا وَاللَّهُ خَيْرٌ فَإِذَا هُمُ النَّفَرُ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ أُحُدٍ وَإِذَا الْخَيْرُ مَا جَاءَ اللَّهُ بِهِ مِنَ الْخَيْرِ بَعْدُ وَثَوَابُ الصِّدْقِ الَّذِي آتَانَا اللَّهُ بَعْدُ يَوْمَ بَدْرٍ " .
Bize Ebû Âmir Abdullah b. Berrad El-Eş'arî ile Ebû Kureyb Muhammed b. Alâ' rivayet ettiler. Lafızları birbirine yakındır. (Dediler ki): Bize Ebû Usâme Büreyd'den, o da dedesi Ebû Bürde'den, o da Ebû Musa'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar: «Rü'yada kendimi Mekke'den hurmalı bir yere hicret ediyorum gördüm. Zannım bu yerin Yemame yahut Hecer olacağına gitti. Bir de baktım Yesrib şehri imiş. Bu rü'yamda bir kılıç salladığımı da gördüm. Kılıcın başı koptu. Bir de baktım bu Uhud Harbi gününde mü'minlerin başına gelen musîbettir. Sonra onu tekrar salladım ve en güzel şekline döndü. Bir de baktım bu Allah'ın getirdiği fetih ve mü'minlerin bir yere toplanmasıdır. Bu rü'yada bir takım ineklerle Allah'ın yaptığının daha hayırlı olduğunu gördüm. Bir de baktım ki bunlar Uhud gününde mü'minlerden bir cemaattır. Ve hayır Allah'ın sonradan getirdiği hayır; ve Allah'ın bize sonradan Bedir gününde getirdiği sıdkın sevabıdır.»
Sahih Muslim 5934
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَذَكَرَ أَحَادِيثَ مِنْهَا وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " بَيْنَا أَنَا نَائِمٌ أُتِيتُ خَزَائِنَ الأَرْضِ فَوَضَعَ فِي يَدَىَّ أُسْوَارَيْنِ مِنْ ذَهَبٍ فَكَبُرَا عَلَىَّ وَأَهَمَّانِي فَأُوحِيَ إِلَىَّ أَنِ انْفُخْهُمَا فَنَفَخْتُهُمَا فَذَهَبَا فَأَوَّلْتُهُمَا الْكَذَّابَيْنِ اللَّذَيْنِ أَنَا بَيْنَهُمَا صَاحِبَ صَنْعَاءَ وَصَاحِبَ الْيَمَامَةِ " .
Bize Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Demiş ki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Demiş ki): Bize Ma'mer, Hemmam b. Münebbih'den naklen haber verdi. Hemmam: Ebû Hureyre'nin Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bize rivayet ettikleri şunlardır, diyerek bir takım hadîsler rivayet etmişlerdir. Bunlardan biri de şudur: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Bir defa ben uyurken bana yerin hazîneleri getirildi ve (getiren) ellerime altından iki bilezik koydu. Bunlar benim nazarımda büyüdüler ve beni meşgul ettiler. Bunun üzerine bana onları üfürmem bildirildi. Ben de üfürdüm ve gittiler. Ben bunları aralarında bulunduğum iki yalancı: San'a'nın reisi ile Yemame'nin reisi diye te'vil ettim.» buyurdular.
Sahih Muslim 5936
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ أَبِي رَجَاءٍ الْعُطَارِدِيِّ، عَنْ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدَبٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا صَلَّى الصُّبْحَ أَقْبَلَ عَلَيْهِمْ بِوَجْهِهِ فَقَالَ " هَلْ رَأَى أَحَدٌ مِنْكُمُ الْبَارِحَةَ رُؤْيَا " .
Bize Muhammed b. Beşşar rivayet etti. (Demiş ki): Bize Vehb b. Cerir rivayet etti. (Demiş ki): Bize babam Ebû Raca' El-Utâridî'den, o da Semûra b. Cündep'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazını kıldı mı yüzünü cemaata doğru çevirir ve: «Sizden biriniz dün akşam rü'ya gördü mü?» diye sorardı.
Sahih Muslim 5937