وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ بَرَّادٍ الأَشْعَرِيُّ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالُوا حَدَّثَنَا ابْنُ إِدْرِيسَ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ أَبِي عِمْرَانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الصَّامِتِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ إِنَّ خَلِيلِي أَوْصَانِي أَنْ أَسْمَعَ وَأُطِيعَ وَإِنْ كَانَ عَبْدًا مُجَدَّعَ الأَطْرَافِ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Abdullah b. Berrâd el-Eş'arî ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize İbni İdrîs, Şu'be'den, o da Ebû İmrân'dan, o da Abdullah b. Sâmit'ten, o da Ebû Zerr'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Dostum bana dinleyip itaat etmemi vasiyet etti. Velev ki (âmir) kolları, bacakları kesilmiş bir köle olsun.