حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، - يَعْنِي ابْنَ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي عُبَيْدٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، أَنَّهُ دَخَلَ عَلَى الْحَجَّاجِ فَقَالَ يَا ابْنَ الأَكْوَعِ ارْتَدَدْتَ عَلَى عَقِبَيْكَ تَعَرَّبْتَ قَالَ لاَ وَلَكِنْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَذِنَ لِي فِي الْبَدْوِ .
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hâtim (yani İbni İsmail), Yezîd b. Ebî Ubeyd'den, o da Seleme b. Ekva'dan naklen rivayet etti. Kendisi Haccâc'ın yanına girmiş de Haccâc: — Ey Ekva' oğlu! Gerisin geriye döndün mü? Bedevîleşdin mi? diye sormuş. Seleme: — Hayır! Ve lâkin Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana çöle gitmeye izin verdi, demiş.