وَحَدَّثَنِي سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، قَالَ أَخْبَرَنِي مُجَاشِعُ بْنُ مَسْعُودٍ السُّلَمِيُّ، قَالَ جِئْتُ بِأَخِي أَبِي مَعْبَدٍ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْدَ الْفَتْحِ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ بَايِعْهُ عَلَى الْهِجْرَةِ . قَالَ " قَدْ مَضَتِ الْهِجْرَةُ بِأَهْلِهَا " . قُلْتُ فَبِأَىِّ شَىْءٍ تُبَايِعُهُ قَالَ " عَلَى الإِسْلاَمِ وَالْجِهَادِ وَالْخَيْرِ " . قَالَ أَبُو عُثْمَانَ فَلَقِيتُ أَبَا مَعْبَدٍ فَأَخْبَرْتُهُ بِقَوْلِ مُجَاشِعٍ فَقَالَ صَدَقَ .
Bana Süveyd b. Saîd de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Alî b. Müshir, Âsım'dan, o da Ebû Osman'dan naklen rivayet etti. (Demiş ki): Bana Mücâşi' b. Mes'ûd Es-Sülemî haber verdi. (Dedi ki): Kardeşim Ebû Ma'bed'i fetihten sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirdim ve: «Yâ Resûlallah! Bununla hicret üzerine bey'at et!» dedim. «Hicret, ehli ile birlikte geçmiştir!» buyurdu. Ben: «Öyleyse onunla ne üzerine bey'at edersin?» dedim. «İslâm, cihâd ve hayır üzerine!» buyurdu. Ebû Osman demiş ki: Sonra Ebû Ma'bed'e rastladım ve kendisine Mücâşi'in sözünü haber verdim. «Doğru söylemiş!» dedi.