حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ، عَنْ أَبِي ثَعْلَبَةَ قَالَ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَكْلِ كُلِّ ذِي نَابٍ مِنَ السَّبُعِ . زَادَ إِسْحَاقُ وَابْنُ أَبِي عُمَرَ فِي حَدِيثِهِمَا قَالَ الزُّهْرِيُّ وَلَمْ نَسْمَعْ بِهَذَا حَتَّى قَدِمْنَا الشَّامَ .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İshak b. İbrahim ve İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. İshak «Ahberenâ» dedi. Ötekiler: «Bize rivayet etti» tabirini kullandılar. (Dediler ki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den, o da Ebû İdrîs'ten, o da Ebû Sa'lebe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yırtıcı hayvanlardan her azı dişlinin yenmesini nehiy buyurdu. İshak ile İbni Ebî Ömer kendi hadislerinde şu cümleyi ziyade ettiler. Zührî dedi ki: «Ama biz bunu Şam'a gelinceye kadar işitmedik.»