حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ دَاوُدَ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ قَالَ خَطَبَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ النَّحْرِ فَقَالَ " لاَ يَذْبَحَنَّ أَحَدٌ حَتَّى يُصَلِّيَ " . قَالَ فَقَالَ خَالِي يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ هَذَا يَوْمٌ اللَّحْمُ فِيهِ مَكْرُوهٌ . ثُمَّ ذَكَرَ بِمَعْنَى حَدِيثِ هُشَيْمٍ .
Bize Muhammed b. Müsenna rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbn Ebî Adiyy, Dâvûd'dan, o da Şa'bî'den, o da Bera' b. Âzib'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize kurban günü hutbe okudu da: «Namazı kılmadıkça hiçbir kimse katiyen kurban kesmesin!» buyurdu. Bunun üzerine dayım: — Yâ Resûlallah! Bu öyle bir gündür ki, bunda et mekruhtur... dedi. Bundan sonra râvi, Huşeym'in hadisi manasında rivayette bulunmuştur.