حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا مَعْنُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ أَبِي الزَّاهِرِيَّةِ، عَنْ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ، عَنْ ثَوْبَانَ، قَالَ ذَبَحَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ضَحِيَّتَهُ ثُمَّ قَالَ " يَا ثَوْبَانُ أَصْلِحْ لَحْمَ هَذِهِ " . فَلَمْ أَزَلْ أُطْعِمُهُ مِنْهَا حَتَّى قَدِمَ الْمَدِينَةَ .
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ma'n b. Îsa rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muâviye b. Sâlih, Ebû'z-Zâhiriyye'den, o da Cübeyr b. Nüfeyr'den, o da Sevbân'dan naklen rivayet etti. Sevbân şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kurbanını kesti. Sonra: «Yâ Sevbân! Bunun etini ıslâh et!» buyurdu. Artık Medine'ye gelinceye kadar kendisine ondan yedirmeye devam ettim.