وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، تَرْفَعُهُ قَالَ " إِذَا دَخَلَ الْعَشْرُ وَعِنْدَهُ أُضْحِيَّةٌ يُرِيدُ أَنْ يُضَحِّيَ فَلاَ يَأْخُذَنَّ شَعْرًا وَلاَ يَقْلِمَنَّ ظُفُرًا " .
Bize bunu İshak b. İbrahim de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Süfyân haber verdi. Bana Abdurrahman b. Humeyd b. Abdirrahman b. Avf, Saîd b. Müseyyeb'den, o da Ümmü Seleme'den merfu olarak rivayet etti. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «On gün girdiği ve yanında kesmek istediği bir kurbanı bulunduğu zaman, saçından hiçbir şey almasın ve tırnağını kesmesin.»