وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْخَالِقِ بْنُ سَلَمَةَ قَالَ سَمِعْتُ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ، يَقُولُ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، يَقُولُ عِنْدَ هَذَا الْمِنْبَرِ - وَأَشَارَ إِلَى مِنْبَرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - قَدِمَ وَفْدُ عَبْدِ الْقَيْسِ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلُوهُ عَنِ الأَشْرِبَةِ فَنَهَاهُمْ عَنِ الدُّبَّاءِ وَالنَّقِيرِ وَالْحَنْتَمِ . فَقُلْتُ لَهُ يَا أَبَا مُحَمَّدٍ وَالْمُزَفَّتِ وَظَنَنَا أَنَّهُ نَسِيَهُ فَقَالَ لَمْ أَسْمَعْهُ يَوْمَئِذٍ مِنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ وَقَدْ كَانَ يَكْرَهُ .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahi rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yezid b. Harun rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdülhâlık b. Seleme haber verdi. (Dedi ki): Saîd b. Müseyyeb'i şunu söylerken işittim: Ben Abdullah b. Ömer'i şu minberin yanında, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in minberine işaret ederek, şöyle derken işittim: Abdü'l-Kays'ın heyeti Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek ona meşrubatı sordular. O da kendilerini dübbâ', nekîr ve hantemden nehiy buyurdu. (Râvi Abdülhâlık diyor ki): Bunun üzerine ben Saîd'e: Yâ Ebâ Muhammed, müzeffetten nehiy buyurmadı mı? dedim. Biz onun bunu unuttuğunu zannettik. Saîd: O gün bunu ben Abdullah b. Ömer'den işitmedim, dedi. Gerçekten Abdullah da müzeffette nebiz yapmaktan hoşlanmıyordu.