Sahih-i Müslim

6246 numaralı hadis

وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، قَالَ لَمَّا كَانَ يَوْمُ الْخَنْدَقِ كُنْتُ أَنَا وَعُمَرُ بْنُ أَبِي سَلَمَةَ فِي الأُطُمِ الَّذِي فِيهِ النِّسْوَةُ يَعْنِي نِسْوَةَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَسَاقَ الْحَدِيثَ بِمَعْنَى حَدِيثِ ابْنِ مُسْهِرٍ فِي هَذَا الإِسْنَادِ وَلَمْ يَذْكُرْ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُرْوَةَ فِي الْحَدِيثِ وَلَكِنْ أَدْرَجَ الْقِصَّةَ فِي حَدِيثِ هِشَامٍ عَنْ أَبِيهِ عَنِ ابْنِ الزُّبَيْرِ ‏.‏

{m-49} Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ebû Usâme, Hişâm'dan, o da babasından, o da Abdullah b. Zübeyr'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Hendek (harbi) günü gelince ben ve Ömer b. Ebû Seleme, kadınların, yani Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kadınlarının bulunduğu kal'ada idik... Râvi, hadisi İbni Müshir'in bu isnaddaki hadisi mânâsında nakletmiş. O, bu hadiste Abdullah b. Urve'yi anmamıştır. Lâkin kıssayı Hişâm'ın babasından, onun da İbni Zübeyr'den naklettiği hadise dercetmiştir.

Sahih Muslim 6246