وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، قَالَ وَجَدْتُ فِي كِتَابِي عَنْ أَبِي أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ إِنْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيَتَفَقَّدُ يَقُولُ " أَيْنَ أَنَا الْيَوْمَ أَيْنَ أَنَا غَدًا " . اسْتِبْطَاءً لِيَوْمِ عَائِشَةَ . قَالَتْ فَلَمَّا كَانَ يَوْمِي قَبَضَهُ اللَّهُ بَيْنَ سَحْرِي وَنَحْرِي .
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Kitabımda Ebû Usâme'den, onun da Hişâm'dan, onun da babasından, onun da Âişe'den naklen rivayet ettiği şu hadisi buldum. Âişe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) araştırarak: «Bugün ben neredeyim; yarın ben nerede olacağım?» diyor, Âişe'nin nöbet gününü uzak buluyordu. Âişe demiş ki: Benim nöbet günüm gelince Allah onun ruhunu benim göğsümle boğazım arasında kabzetti.