حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ يَزِيدَ الضُّبَعِيِّ، حَدَّثَنَا مُطَرِّفٌ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ، قَالَ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَعُلِمَ أَهْلُ الْجَنَّةِ مِنْ أَهْلِ النَّارِ قَالَ فَقَالَ " نَعَمْ " . قَالَ قِيلَ فَفِيمَ يَعْمَلُ الْعَامِلُونَ قَالَ " كُلٌّ مُيَسَّرٌ لِمَا خُلِقَ لَهُ " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hammad b. Zeyd, Yezid ed-Dubai'den naklen haber verdi. (Demiş ki): Bize Mutarrif, İmran b. Husayn'dan rivayet etti. (Şöyle demiş): --Ya Resulullah! Cennetliklerin cehennemliklerden ayrıldığı malum oldu mu? denildi. "Evet!" buyurdu. --O hâlde amel edenler ne hususta amel edecekler? denildi. "Herkese yaratıldığı şey için imkân verilmiştir." buyurdular.