حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ عَبْدٌ أَخْبَرَنَا وَقَالَ ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تَضْطَرِبَ أَلَيَاتُ نِسَاءِ دَوْسٍ حَوْلَ ذِي الْخَلَصَةِ " . وَكَانَتْ صَنَمًا تَعْبُدُهَا دَوْسٌ فِي الْجَاهِلِيَّةِ بِتَبَالَةَ .
Bana Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Abd «Ahberanâ», İbni Râfi' ise «Haddesenâ» tabirini kullandı): Bize Abdürrezzak rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ma'mer, Zührî'den, o da İbni Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Zü'l-Halasa'nın etrafında Devs kadınlarının kıçları titremedikçe kıyamet kopmayacaktır.» buyurmuştur. Zü'l-Halasa, Devs kabilesinin Cahiliye devrinde Tebâle'de taptığı bir puttu.