حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، أَخْبَرَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، فِي قَوْلِهِ { وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَاءِ قُلِ اللَّهُ يُفْتِيكُمْ فِيهِنَّ} الآيَةَ قَالَتْ هِيَ الْيَتِيمَةُ الَّتِي تَكُونُ عِنْدَ الرَّجُلِ لَعَلَّهَا أَنْ تَكُونَ قَدْ شَرِكَتْهُ فِي مَالِهِ حَتَّى فِي الْعَذْقِ فَيَرْغَبُ يَعْنِي أَنْ يَنْكِحَهَا وَيَكْرَهُ أَنْ يُنْكِحَهَا رَجُلاً فَيَشْرَكُهُ فِي مَالِهِ فَيَعْضِلُهَا .
Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ebû Üsâme rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hişâm, babasından, o da Âişe’den naklen Teâlâ Hazretlerinin: «Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: Onlar hakkında size Allah fetva verecektir...» âyeti hususunda haber verdi. Âişe şöyle demiş: Bu kadın, bir adamın yanında bulunan yetimedir. İhtimal ki malında, hatta hurma salkımında ona ortak olmuştur. Adam ona rağbet eder, yani onunla nikâhlanmak ister; onu başka bir adamla nikâhlayıp o adamı kendi malına ortak etmek de istemez. Böylece kadının evlenmesine mâni olur.