وَحَدَّثَنِي حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ عَبْدِ الْوَارِثِ، حَدَّثَنِي أَبِي، حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَعْبَدٍ الزِّمَّانِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ { أُولَئِكَ الَّذِينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ إِلَى رَبِّهِمُ الْوَسِيلَةَ} قَالَ نَزَلَتْ فِي نَفَرٍ مِنَ الْعَرَبِ كَانُوا يَعْبُدُونَ نَفَرًا مِنَ الْجِنِّ فَأَسْلَمَ الْجِنِّيُّونَ وَالإِنْسُ الَّذِينَ كَانُوا يَعْبُدُونَهُمْ لاَ يَشْعُرُونَ فَنَزَلَتْ { أُولَئِكَ الَّذِينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ إِلَى رَبِّهِمُ الْوَسِيلَةَ}
Bana Haccâc b. Şâir de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdüssamed b. Abdülvâris rivayet etti. (Dedi ki): Bana babam rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hüseyin, Katâde'den, o da Abdullah b. Ma'bed ez-Zimmânî'den, o da Abdullah b. Utbe'den, o da Abdullah b. Mes'ûd'dan naklen rivayet etti. Abdullah b. Mes'ûd, «Onların yalvardıkları bu varlıklar, Rablerine hangisi daha yakın olacak diye vesile ararlar.» âyeti hakkında şöyle dedi: Bu âyet, cinlerden bir topluluğa tapan Araplardan bir topluluk hakkında nazil oldu. Cinler Müslüman oldular; kendilerine tapan insanlar ise bunun farkında değillerdi. Bunun üzerine, «Onların yalvardıkları bu varlıklar, Rablerine vesile ararlar.» âyeti nazil oldu.