حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا عَنْبَسَةُ، حَدَّثَنَا يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي يَزِيدُ بْنُ هُرْمُزَ، أَنَّ نَجْدَةَ الْحَرُورِيَّ، حِينَ حَجَّ فِي فِتْنَةِ ابْنِ الزُّبَيْرِ أَرْسَلَ إِلَى ابْنِ عَبَّاسٍ يَسْأَلُهُ عَنْ سَهْمِ ذِي الْقُرْبَى وَيَقُولُ لِمَنْ تَرَاهُ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ لِقُرْبَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَسَمَهُ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ كَانَ عُمَرُ عَرَضَ عَلَيْنَا مِنْ ذَلِكَ عَرْضًا رَأَيْنَاهُ دُونَ حَقِّنَا فَرَدَدْنَاهُ عَلَيْهِ وَأَبَيْنَا أَنْ نَقْبَلَهُ .
Yezid b. Hürmüz şöyle demiştir: Necde el-Harûrî, İbn Zübeyr fitnesi sırasında hacca gitmişti. İbn Abbas'a birini göndererek yakınların payını sordu ve: "Bu payın kime ait olduğu görüşündesin?" dedi. İbn Abbas da: "Rasûlullah (s.a.v.)'in yakınlarına aittir. Rasûlullah (s.a.v.) bu hisseyi onlara vermiştir. Ömer de bundan bize bir pay teklif etmişti. Fakat biz bu payı hakkımızdan az bulduğumuz için kendisine geri verdik ve onu kabul etmekten kaçındık." dedi.