حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، أَخْبَرَنَا عِيسَى، عَنْ حَمْزَةَ الزَّيَّاتِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا دَعَا بَدَأَ بِنَفْسِهِ وَقَالَ " رَحْمَةُ اللَّهِ عَلَيْنَا وَعَلَى مُوسَى لَوْ صَبَرَ لَرَأَى مِنْ صَاحِبِهِ الْعَجَبَ وَلَكِنَّهُ قَالَ { إِنْ سَأَلْتُكَ عَنْ شَىْءٍ بَعْدَهَا فَلاَ تُصَاحِبْنِي قَدْ بَلَغْتَ مِنْ لَدُنِي } " . طَوَّلَهَا حَمْزَةُ .
Übey b. Ka'b şöyle demiştir: Resulullah (s.a.v.) dua ettiği zaman duaya önce kendinden başlardı. Bir gün şöyle buyurdu: "Allah'ın rahmeti bizim ve Musa'nın üzerine olsun. Eğer o, arkadaşından gördüğü şeylere sabretseydi, ondan daha pek çok acayiplik görecekti. Fakat o, 'Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaş olma. Benim tarafımdan ileri sürülebilecek son özre ulaştın.' [Kehf 76] dedi." Hamza, bu cümlede geçen "ledünnî" kelimesini uzatarak okudu.