حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ يَحْيَى الأُمَوِيُّ، حَدَّثَنِي أَبِي، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، أَنَّهَا ذَكَرَتْ - أَوْ كَلِمَةً غَيْرَهَا - قِرَاءَةَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم { بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ * الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ * الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ * مَلِكِ يَوْمِ الدِّينِ } يَقْطَعُ قِرَاءَتَهُ آيَةً آيَةً . قَالَ أَبُو دَاوُدَ سَمِعْتُ أَحْمَدَ يَقُولُ الْقِرَاءَةُ الْقَدِيمَةُ { مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ } .
İbn Cüreyc'in Abdullah b. Ebî Müleyke'den yaptığı rivayete göre Ümmü Seleme, Resulullah'ın (s.a.v.) okuyuşunu şöyle zikretmiştir. Ravilerden biri, "zikretmiştir" kelimesinde tereddüt etmiştir. Ümmü Seleme sözlerine şöyle devam etti: Resulullah (s.a.v.), "Bismillâhirrahmânirrahîm. Elhamdülillâhi rabbil âlemîn. Errahmânirrahîm. Meliki yevmiddîn" ayetlerini okurken her bir ayetin sonunda kıraatine ara verirdi. Ebu Davud dedi ki: Ben Ahmed'i, "Eskiden beri okunagelen kıraat şekli, 'Mâliki yevmiddîn' şeklindedir" derken işittim.