حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ يَزِيدَ، مَوْلَى الْمُنْبَعِثِ أَنَّهُ سَمِعَ زَيْدَ بْنَ خَالِدٍ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ سُئِلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنِ اللُّقَطَةِ فَزَعَمَ أَنَّهُ قَالَ " اعْرِفْ عِفَاصَهَا وَوِكَاءَهَا، ثُمَّ عَرِّفْهَا سَنَةً ". يَقُولُ يَزِيدُ إِنْ لَمْ تُعْتَرَفِ اسْتَنْفَقَ بِهَا صَاحِبُهَا وَكَانَتْ وَدِيعَةً، عِنْدَهُ. قَالَ يَحْيَى فَهَذَا الَّذِي لاَ أَدْرِي أَفِي حَدِيثِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم هُوَ أَمْ شَىْءٌ مِنْ عِنْدِهِ ـ ثُمَّ قَالَ كَيْفَ تَرَى فِي ضَالَّةِ الْغَنَمِ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " خُذْهَا فَإِنَّمَا هِيَ لَكَ أَوْ لأَخِيكَ أَوْ لِلذِّئْبِ ". قَالَ يَزِيدُ وَهْىَ تُعَرَّفُ أَيْضًا. ثُمَّ قَالَ كَيْفَ تَرَى فِي ضَالَّةِ الإِبِلِ قَالَ فَقَالَ " دَعْهَا فَإِنَّ مَعَهَا حِذَاءَهَا وَسِقَاءَهَا، تَرِدُ الْمَاءَ وَتَأْكُلُ الشَّجَرَ، حَتَّى يَجِدَهَا رَبُّهَا ".
Yahya, Münbais'in azatlısı Yezid'den şöyle nakletti: Yezid, Zeyd bin Halid'i şöyle derken işittiğini anlattı: Nebi'ye yitik malın hükmü soruldu. O da, "Kabını ve bağını iyice tanı, sonra onu bir yıl ilan et" buyurdu. Yezid, "Sahibi gelmezse onu bulan kullanır ve o mal onun yanında emanet olur" dedi. Yahya, "Bu söz Allah Resulü'nün hadisinde mi geçiyor, yoksa Yezid'in kendi sözü mü, bilmiyorum" dedi. Sonra yitik koyun hakkında soruldu. Nebi, "Onu al; çünkü o ya senindir, ya kardeşinindir ya da kurdundur" buyurdu. Yezid, yitik koyunun da ilan edileceğini söyledi. Sonra yitik deve hakkında soruldu. Nebi, "Onu bırak. Çünkü onun ayakları ve su tulumu vardır; sahibi onu buluncaya kadar suya gider ve ağaçlardan yer" buyurdu.