Sahih-i Buhârî

2437.2 numaralı hadis

حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سَلَمَةَ، بِهَذَا قَالَ فَلَقِيتُهُ بَعْدُ بِمَكَّةَ، فَقَالَ لاَ أَدْرِي أَثَلاَثَةَ أَحْوَالٍ أَوْ حَوْلاً وَاحِدًا‏.‏

Süveyd b. Gafele şöyle rivayet etmiştir: "Gazvelerden birinde Selmân b. Rebîa ve Sühân ile birlikteyken bir kamçı buldum. Onlardan biri bana onu bırakmamı söyledi; kabul etmedim ve, 'Sahibini bulursam ona veririm, bulamazsam kullanırım' dedim. Döndüğümüzde hac yaptık. Medine'den geçerken Übey b. Kâ'b'a bunu sordum. Şöyle dedi: Peygamber ﷺ zamanında içinde yüz dinar bulunan bir kese buldum ve onu Peygamber'e ﷺ götürdüm. Bana, 'Onu bir yıl ilan et' buyurdu. Bir yıl ilan ettikten sonra yanına gittim; 'Bir yıl daha ilan et' buyurdu. Bir yıl daha ilan edip yine yanına gittim; 'Bir yıl daha ilan et' buyurdu. Üçüncü yıl da ilan ettikten sonra dördüncü defa yanına gittim. Bana, 'Paranın miktarını, kabının niteliğini ve bağını tanı. Sahibi gelirse ona ver; gelmezse onu kullan' buyurdu."

Sahih al Bukhari 2437.2