حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو طَوَالَةَ ـ اسْمُهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ ـ قَالَ سَمِعْتُ أَنَسًا ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ أَتَانَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي دَارِنَا هَذِهِ، فَاسْتَسْقَى، فَحَلَبْنَا لَهُ شَاةً لَنَا، ثُمَّ شُبْتُهُ مِنْ مَاءِ بِئْرِنَا هَذِهِ، فَأَعْطَيْتُهُ وَأَبُو بَكْرٍ عَنْ يَسَارِهِ، وَعُمَرُ تُجَاهَهُ وَأَعْرَابِيٌّ عَنْ يَمِينِهِ فَلَمَّا فَرَغَ قَالَ عُمَرُ هَذَا أَبُو بَكْرٍ. فَأَعْطَى الأَعْرَابِيَّ، ثُمَّ قَالَ " الأَيْمَنُونَ، الأَيْمَنُونَ، أَلاَ فَيَمِّنُوا ". قَالَ أَنَسٌ فَهْىَ سُنَّةٌ فَهْىَ سُنَّةٌ. ثَلاَثَ مَرَّاتٍ.
Ebu Tuvale'nin, asıl adıyla Abdullah bin Abdurrahman'ın, Enes'ten işittiğine göre Enes şöyle anlattı: Allah Resulü bu evimize geldi ve içecek istedi. Bunun üzerine kendisi için bir koyunumuzu sağdık. Sonra sütü bu kuyumuzun suyuyla karıştırıp ona verdim. Solunda Ebu Bekir, karşısında Ömer, sağında ise bir bedevi vardı. Allah Resulü içmeyi bitirince Ömer, "İşte Ebu Bekir." dedi. Fakat Allah Resulü sütü bedeviye verdi, sonra da "Sağdakiler, sağdakiler! Dikkat edin, sağdan başlayın." buyurdu. Enes üç defa, "Bu sünnettir." dedi.