Nesâî

1547 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ الْحُسَيْنِ الدِّرْهَمِيُّ، وَإِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ أَبِي سُلَيْمَانَ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ شَهِدْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْخَوْفِ فَقُمْنَا خَلْفَهُ صَفَّيْنِ وَالْعَدُوُّ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقِبْلَةِ فَكَبَّرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكَبَّرْنَا وَرَكَعَ وَرَكَعْنَا وَرَفَعَ وَرَفَعْنَا فَلَمَّا انْحَدَرَ لِلسُّجُودِ سَجَدَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالَّذِينَ يَلُونَهُ وَقَامَ الصَّفُّ الثَّانِي حِينَ رَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالصَّفُّ الَّذِينَ يَلُونَهُ ثُمَّ سَجَدَ الصَّفُّ الثَّانِي حِينَ رَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي أَمْكِنَتِهِمْ ثُمَّ تَأَخَّرَ الصَّفُّ الَّذِينَ كَانُوا يَلُونَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَتَقَدَّمَ الصَّفُّ الآخَرُ فَقَامَ فِي مَقَامِهِمْ وَقَامَ هَؤُلاَءِ فِي مَقَامِ الآخَرِينَ قِيَامًا وَرَكَعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَرَكَعْنَا ثُمَّ رَفَعَ وَرَفَعْنَا فَلَمَّا انْحَدَرَ لِلسُّجُودِ سَجَدَ الَّذِينَ يَلُونَهُ وَالآخَرُونَ قِيَامٌ فَلَمَّا رَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالَّذِينَ يَلُونَهُ سَجَدَ الآخَرُونَ ثُمَّ سَلَّمَ ‏.‏

Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte korku namazı kılmıştık. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in arkasında iki saf hâlinde durmuştuk, düşman da kıble ile bizim aramızda idi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) tekbir aldı, bizler de tekbir aldık; rükû yaptı, biz de yaptık; rükûdan doğruldu, biz de doğrulduk. Secde için eğilince Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ve arkasındaki saftakiler secdeye gittiler, ikinci saftakiler ise ayakta beklediler. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber ilk saftakiler kalkınca bu sefer ikinci saftakiler bulundukları yerde secdeye gittiler. Daha sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in arkasındakiler geri çekildi, geridekiler de ilk safa geçtiler. Her saf diğerinin yerinde durdu. Bu sefer Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) tekrar rükû yaptı, biz de rükû yaptık; sonra rükûdan başını kaldırdı, bizler de kaldırdık. Secdeye gidince ilk saftakiler de secdeye gittiler, arka saftakiler ise ayakta beklediler. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ve ilk saftakiler secdeden kalkınca bu sefer diğerleri secdeye gittiler. Daha sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) selâm verdi.

Sunan an Nasai 1547