HADİS KÜTÜPHANESİ

Nesâî

51 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

Korku Namazı Kitabı

27 hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَشْعَثِ بْنِ أَبِي الشَّعْثَاءِ، عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ هِلاَلٍ، عَنْ ثَعْلَبَةَ بْنِ زَهْدَمٍ، قَالَ كُنَّا مَعَ سَعِيدِ بْنِ الْعَاصِي بِطَبَرِسْتَانَ وَمَعَنَا حُذَيْفَةُ بْنُ الْيَمَانِ فَقَالَ أَيُّكُمْ صَلَّى مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْخَوْفِ فَقَالَ حُذَيْفَةُ أَنَا فَوَصَفَ فَقَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْخَوْفِ بِطَائِفَةٍ رَكْعَةً صَفٍّ خَلْفَهُ وَطَائِفَةٍ أُخْرَى بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْعَدُوِّ فَصَلَّى بِالطَّائِفَةِ الَّتِي تَلِيهِ رَكْعَةً ثُمَّ نَكَصَ هَؤُلاَءِ إِلَى مَصَافِّ أُولَئِكَ وَجَاءَ أُولَئِكَ فَصَلَّى بِهِمْ رَكْعَةً ‏.‏

Sa’lebe b. Zehdem (radıyallahü anh)’den rivâyete göre şöyle demiştir: Saîd b. el-Âs ile Taberistan’da idik. Huzeyfe b. Yemân da yanımızda idi. Saîd, “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte hanginiz korku namazı kıldı?” diye sordu. Huzeyfe, “Ben kıldım,” dedi ve şöyle anlattı: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), korku namazında bir gruba bir rekât kıldırdı. Bir grup arkasında saf olmuş, diğer grup ise onunla düşman arasında bulunuyordu. Yanındaki gruba bir rekât kıldırdı. Sonra bunlar diğerlerinin saflarına çekildiler; diğerleri de gelip onunla bir rekât namaz kıldılar.

Sunan an Nasai 1529

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي أَشْعَثُ بْنُ سُلَيْمٍ، عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ هِلاَلٍ، عَنْ ثَعْلَبَةَ بْنِ زَهْدَمٍ، قَالَ كُنَّا مَعَ سَعِيدِ بْنِ الْعَاصِي بِطَبَرِسْتَانَ فَقَالَ أَيُّكُمْ صَلَّى مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْخَوْفِ فَقَالَ حُذَيْفَةُ أَنَا ‏.‏ فَقَامَ حُذَيْفَةُ فَصَفَّ النَّاسُ خَلْفَهُ صَفَّيْنِ صَفًّا خَلْفَهُ وَصَفًّا مُوَازِيَ الْعَدُوِّ فَصَلَّى بِالَّذِي خَلْفَهُ رَكْعَةً ثُمَّ انْصَرَفَ هَؤُلاَءِ إِلَى مَكَانِ هَؤُلاَءِ وَجَاءَ أُولَئِكَ فَصَلَّى بِهِمْ رَكْعَةً وَلَمْ يَقْضُوا ‏.‏

Sa’lebe b. Zehdem (radıyallahü anh)’den rivâyete göre şöyle demiştir: Saîd b. el-Âs ile Taberistan’da idik. Saîd, “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile hanginiz korku namazı kıldı?” diye sordu. Huzeyfe, “Ben kıldım,” dedi. Huzeyfe ayağa kalktı. İnsanlar arkasında iki saf oldular: Bir saf onun arkasında, bir saf da düşmanın karşısındaydı. Arkasındaki safa bir rekât kıldırdı. Sonra bunlar diğerlerinin yerine gittiler; diğerleri de gelip Huzeyfe’nin arkasında saf oldular. Huzeyfe onlara da bir rekât namaz kıldırdı. Kılmadıkları rekâtı kaza etmediler.

Sunan an Nasai 1530

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي الرُّكَيْنُ بْنُ الرَّبِيعِ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ حَسَّانٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَ صَلاَةِ حُذَيْفَةَ ‏.‏

Zeyd b. Sâbit’ten, Peygamber’in (sallallahü aleyhi ve sellem) Huzeyfe’nin kıldığı namazın benzerini kıldığı rivâyet edilmiştir.

Sunan an Nasai 1531

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ الأَخْنَسِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ فَرَضَ اللَّهُ الصَّلاَةَ عَلَى لِسَانِ نَبِيِّكُمْ صلى الله عليه وسلم فِي الْحَضَرِ أَرْبَعًا وَفِي السَّفَرِ رَكْعَتَيْنِ وَفِي الْخَوْفِ رَكْعَةً ‏.‏

İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Allah, Peygamberinin diliyle normal zamandaki namazları dört rekât, yolculukta iki rekât, korkulu zamanlarda (savaş vb.) tek rekât olarak farz kılmıştır.

Sunan an Nasai 1532

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سُفْيَانَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي الْجَهْمِ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى بِذِي قَرَدٍ وَصَفَّ النَّاسُ خَلْفَهُ صَفَّيْنِ صَفًّا خَلْفَهُ وَصَفًّا مُوَازِيَ الْعَدُوِّ فَصَلَّى بِالَّذِينَ خَلْفَهُ رَكْعَةً ثُمَّ انْصَرَفَ هَؤُلاَءِ إِلَى مَكَانِ هَؤُلاَءِ وَجَاءَ أُولَئِكَ فَصَلَّى بِهِمْ رَكْعَةً وَلَمْ يَقْضُوا ‏.‏

İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Zü Kared’de namaz kıldırdı. Cemaat iki saf oldu; saflardan biri arkasında, diğeri de düşmana karşı durdu. Arkasındakilere bir rekât kıldırdıktan sonra onlar diğerlerinin yerine geçtiler. Düşmana karşı duranlar da gelip Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in arkasında yer aldılar. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara da bir rekât kıldırdı. Cemaatten hiçbiri kılamadığı bir rekâtı kaza etmedi.

Sunan an Nasai 1533

أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ بْنِ سَعِيدِ بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنِ الزُّبَيْدِيِّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، قَالَ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَامَ النَّاسُ مَعَهُ فَكَبَّرَ وَكَبَّرُوا ثُمَّ رَكَعَ وَرَكَعَ أُنَاسٌ مِنْهُمْ ثُمَّ سَجَدَ وَسَجَدُوا ثُمَّ قَامَ إِلَى الرَّكْعَةِ الثَّانِيَةِ فَتَأَخَّرَ الَّذِينَ سَجَدُوا مَعَهُ وَحَرَسُوا إِخْوَانَهُمْ وَأَتَتِ الطَّائِفَةُ الأُخْرَى فَرَكَعُوا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَسَجَدُوا وَالنَّاسُ كُلُّهُمْ فِي صَلاَةٍ يُكَبِّرُونَ وَلَكِنْ يَحْرُسُ بَعْضُهُمْ بَعْضًا ‏.‏

Abdullah b. Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ayağa kalktı, cemaat de onunla birlikte ayağa kalktı. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) tekbir aldı, onlar da tekbir aldılar. Rasûlüllah rükûa gitti, onlardan bir bölümü de rükûa gittiler. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) secdeye gitti, onlar da secdeye gittiler. Sonra ikinci rekâta kalktı. Bu sefer Peygamberle birlikte secde edenler geride kalıp kardeşlerini korudular. Diğer grup gelip Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber rükû ve secde ettiler. Cemaatin hepsi namazda tekbir getiriyordu; fakat bir kısmı diğer kısmını koruyordu.

Sunan an Nasai 1534

أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَمِّي، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنِي دَاوُدُ بْنُ الْحُصَيْنِ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ مَا كَانَتْ صَلاَةُ الْخَوْفِ إِلاَّ سَجْدَتَيْنِ كَصَلاَةِ أَحْرَاسِكُمْ هَؤُلاَءِ الْيَوْمَ خَلْفَ أَئِمَّتِكُمْ هَؤُلاَءِ إِلاَّ أَنَّهَا كَانَتْ عُقَبًا قَامَتْ طَائِفَةٌ مِنْهُمْ وَهُمْ جَمِيعًا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَسَجَدَتْ مَعَهُ طَائِفَةٌ مِنْهُمْ ثُمَّ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَامُوا مَعَهُ جَمِيعًا ثُمَّ رَكَعَ وَرَكَعُوا مَعَهُ جَمِيعًا ثُمَّ سَجَدَ فَسَجَدَ مَعَهُ الَّذِينَ كَانُوا قِيَامًا أَوَّلَ مَرَّةٍ فَلَمَّا جَلَسَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالَّذِينَ سَجَدُوا مَعَهُ فِي آخِرِ صَلاَتِهِمْ سَجَدَ الَّذِينَ كَانُوا قِيَامًا لأَنْفُسِهِمْ ثُمَّ جَلَسُوا فَجَمَعَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالتَّسْلِيمِ ‏.‏

İbn Abbâs (radıyallahü anh) şöyle dedi: Korku namazı, bugün imamlarınızın arkasında muhafızlarınızın kıldığı iki secdeli namaz gibiydi; tek farkı, grupların birbirini takip etmesiydi. Hepsi Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte oldukları hâlde, onlardan bir grup ayakta durdu, diğer grup ise onunla birlikte secdeye vardı. Sonra Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kalktı ve hepsi onunla birlikte kalktılar. Ardından rükûa vardı, hepsi de onunla birlikte rükûa vardılar. Sonra secdeye vardı; bu defa onunla birlikte ilk sefer ayakta duranlar secdeye vardılar. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ve namazlarının sonunda onunla birlikte secde edenler oturunca, ayakta duranlar kendi başlarına secdeye vardılar, sonra oturdular. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) da hepsini selâm vererek namazdan çıkardı.

Sunan an Nasai 1535

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ صَالِحِ بْنِ خَوَّاتٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى بِهِمْ صَلاَةَ الْخَوْفِ فَصَفَّ صَفًّا خَلْفَهُ وَصَفًّا مُصَافُّو الْعَدُوِّ فَصَلَّى بِهِمْ رَكْعَةً ثُمَّ ذَهَبَ هَؤُلاَءِ وَجَاءَ أُولَئِكَ فَصَلَّى بِهِمْ رَكْعَةً ثُمَّ قَامُوا فَقَضَوْا رَكْعَةً رَكْعَةً ‏.‏

Sehl b. Ebû Hasme (radıyallahü anh)'den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara korku namazı kıldırdı. Bir saf onun arkasında, bir saf da düşmanın karşısında saf tuttu. Arkasındakilere bir rekât kıldırdı. Sonra bunlar gidip diğerleri geldi ve onlara da bir rekât kıldırdı. Ardından kalkarak her grup kalan birer rekâtını tamamladı.

Sunan an Nasai 1536

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ رُومَانَ، عَنْ صَالِحِ بْنِ خَوَّاتٍ، عَمَّنْ صَلَّى مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ ذَاتِ الرِّقَاعِ صَلاَةَ الْخَوْفِ أَنَّ طَائِفَةً صَفَّتْ مَعَهُ وَطَائِفَةٌ وُجَاهَ الْعَدُوِّ فَصَلَّى بِالَّذِينَ مَعَهُ رَكْعَةً ثُمَّ ثَبَتَ قَائِمًا وَأَتَمُّوا لأَنْفُسَهِمْ ثُمَّ انْصَرَفُوا فَصَفُّوا وُجَاهَ الْعَدُوِّ وَجَاءَتِ الطَّائِفَةُ الأُخْرَى فَصَلَّى بِهِمُ الرَّكْعَةَ الَّتِي بَقِيَتْ مِنْ صَلاَتِهِ ثُمَّ ثَبَتَ جَالِسًا وَأَتَمُّوا لأَنْفُسِهِمْ ثُمَّ سَلَّمَ بِهِمْ ‏.‏

Salih b. Havvat (radıyallahü anh), Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte korku namazı kılan birinden naklediyor: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Zâtü'r-Rikâ savaşında korku namazı kılmıştı. Bir grup Peygamber ile birlikte namaz için saf tutarken diğer grup düşmana karşı bulunuyordu. Kendisiyle birlikte saf tutanlara bir rekât kıldırdı ve kıyamda bekledi. Onlar kendi başlarına namazlarını tamamladılar, sonra ayrılıp düşman karşısında saf tuttular. Diğer grup geldi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onlarla namazından kalan bir rekâtı kıldı ve oturarak bekledi. Onlar da kendi başlarına namazlarını tamamladılar. Sonra Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onlarla birlikte selâm verdi.

Sunan an Nasai 1537

أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ زُرَيْعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى بِإِحْدَى الطَّائِفَتَيْنِ رَكْعَةً وَالطَّائِفَةُ الأُخْرَى مُوَاجِهَةُ الْعَدُوِّ ثُمَّ انْطَلَقُوا فَقَامُوا فِي مَقَامِ أُولَئِكَ وَجَاءَ أُولَئِكَ فَصَلَّى بِهِمْ رَكْعَةً أُخْرَى ثُمَّ سَلَّمَ عَلَيْهِمْ فَقَامَ هَؤُلاَءِ فَقَضُوا رَكْعَتَهُمْ وَقَامَ هَؤُلاَءِ فَقَضُوا رَكْعَتَهُمْ ‏.‏

Sâlim (radıyallahü anh)’in babasından naklettiğine göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) gruplardan birine namazı kıldırırken diğer grup düşmanın karşısında idi. Sonra namaz kılanlarla düşman karşısında olanlar yer değiştirdi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) kalan bir rekâtı da onlara kıldırdıktan sonra selâm verdi. Sonra gruplardan biri, daha sonra da diğeri kılamadıkları birer rekâtı kaza ettiler.

Sunan an Nasai 1538

أَخْبَرَنِي كَثِيرُ بْنُ عُبَيْدٍ، عَنْ بَقِيَّةَ، عَنْ شُعَيْبٍ، قَالَ حَدَّثَنِي الزُّهْرِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ غَزَوْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قِبَلَ نَجْدٍ فَوَازَيْنَا الْعَدُوَّ وَصَافَفْنَاهُمْ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي بِنَا فَقَامَتْ طَائِفَةٌ مِنَّا مَعَهُ وَأَقْبَلَ طَائِفَةٌ عَلَى الْعَدُوِّ فَرَكَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَمَنْ مَعَهُ رَكْعَةً وَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ ثُمَّ انْصَرَفُوا فَكَانُوا مَكَانَ أُولَئِكَ الَّذِينَ لَمْ يُصَلُّوا وَجَاءَتِ الطَّائِفَةُ الَّتِي لَمْ تُصَلِّ فَرَكَعَ بِهِمْ رَكْعَةً وَسَجْدَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَامَ كُلُّ رَجُلٍ مِنَ الْمُسْلِمِينَ فَرَكَعَ لِنَفْسِهِ رَكْعَةً وَسَجْدَتَيْنِ ‏.‏

Sâlim b. Abdullah (radıyallahü anh), babasından naklediyor ve şöyle diyor: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte Necid taraflarında yapılan bir savaşta bulundum. Düşmanla karşılaşınca saf olduk. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize namaz kıldırdı. Bir grup Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte namaz kılarken diğer grup düşman karşısında durdu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), arkasındakilerle beraber bir rekât kıldı ve iki secde yaptıktan sonra onlar gitti, diğerleri onların yerlerine geldiler. Bu gelen gruba da bir rekât kıldırıp iki secde yaptırdıktan sonra selâm verdi. Sonradan askerlerin hepsi kılamadıkları birer rekâtı kendi başlarına kıldılar.

Sunan an Nasai 1539

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحِيمِ الْبَرْقِيُّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُوسُفَ، قَالَ أَنْبَأَنَا سَعِيدُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ كَانَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ يُحَدِّثُ أَنَّهُ صَلَّى صَلاَةَ الْخَوْفِ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ كَبَّرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَصَفَّ خَلْفَهُ طَائِفَةٌ مِنَّا وَأَقْبَلَتْ طَائِفَةٌ عَلَى الْعَدُوِّ فَرَكَعَ بِهِمُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم رَكْعَةً وَسَجْدَتَيْنِ ثُمَّ انْصَرَفُوا وَأَقْبَلُوا عَلَى الْعَدُوِّ وَجَاءَتِ الطَّائِفَةُ الأُخْرَى فَصَلُّوا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَفَعَلَ مِثْلَ ذَلِكَ ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ قَامَ كُلُّ رَجُلٍ مِنَ الطَّائِفَتَيْنِ فَصَلَّى لِنَفْسِهِ رَكْعَةً وَسَجْدَتَيْنِ ‏.‏

Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh) anlatıyor: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte korku namazı kıldım. Bizden bir grup arkasında saf tuttu, diğer grup ise düşman karşısına yöneldi. Bizimle bir rekât kıldı ve iki secde yaptı. Sonra bizler dönüp diğerlerinin yerine düşman karşısına gittik. Onlar da bizim yerimize gelerek Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile namaz kıldılar. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara da aynı şekilde bir rekât kıldırıp iki secde yaptırdıktan sonra selâm verdi. Sonra her iki gruptaki kimseler kendi başlarına birer rekât kılıp ikişer secde yaparak namazlarını tamamladılar.

Sunan an Nasai 1540

أَخْبَرَنِي عِمْرَانُ بْنُ بَكَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُبَارَكِ، قَالَ أَنْبَأَنَا الْهَيْثَمُ بْنُ حُمَيْدٍ، عَنِ الْعَلاَءِ، وَأَبِي، أَيُّوبَ عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْخَوْفِ قَامَ فَكَبَّرَ فَصَلَّى خَلْفَهُ طَائِفَةٌ مِنَّا وَطَائِفَةٌ مُوَاجِهَةَ الْعَدُوِّ فَرَكَعَ بِهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَكْعَةً وَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ ثُمَّ انْصَرَفُوا وَلَمْ يُسَلِّمُوا وَأَقْبَلُوا عَلَى الْعَدُوِّ فَصَفُّوا مَكَانَهُمْ وَجَاءَتِ الطَّائِفَةُ الأُخْرَى فَصَفُّوا خَلْفَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَلَّى بِهِمْ رَكْعَةً وَسَجْدَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ أَتَمَّ رَكْعَتَيْنِ وَأَرْبَعَ سَجَدَاتٍ ثُمَّ قَامَتِ الطَّائِفَتَانِ فَصَلَّى كُلُّ إِنْسَانٍ مِنْهُمْ لِنَفْسِهِ رَكْعَةً وَسَجْدَتَيْنِ ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرِ بْنُ السُّنِّيِّ الزُّهْرِيُّ سَمِعَ مِنِ ابْنِ عُمَرَ حَدِيثَيْنِ وَلَمْ يَسْمَعْ هَذَا مِنْهُ ‏.‏

Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh) şöyle dedi: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) korku namazını kıldırdı. Ayağa kalkıp tekbir aldı. Bizden bir grup arkasında namaza dururken diğer grup düşmanla karşı karşıya bulunuyordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) yanındakilerle bir rükû ve iki secde yaparak bir rekât kıldı. Sonra onlar selâm vermeden ayrılıp düşmana yöneldiler ve diğerlerinin yerinde saf tuttular. Diğer grup da gelip Rasûlüllah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) arkasında saf tuttu. Onlara da bir rükû ve iki secde yaptırarak bir rekât kıldırdı. Sonra Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) selâm verdi. Böylece iki rükû ve dört secdeyi tamamlamış oldu. Ardından iki grup da kalktı ve her biri kendi başına bir rükû ve iki secde yaparak bir rekât kıldı. Ebû Bekir b. es-Sünnî dedi ki: Zührî, İbn Ömer’den iki hadis işitmiştir; fakat bu hadisi ondan işitmemiştir.

Sunan an Nasai 1541

أَخْبَرَنَا عَبْدُ الأَعْلَى بْنُ وَاصِلِ بْنِ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْخَوْفِ فِي بَعْضِ أَيَّامِهِ فَقَامَتْ طَائِفَةٌ مَعَهُ وَطَائِفَةٌ بِإِزَاءِ الْعَدُوِّ فَصَلَّى بِالَّذِينَ مَعَهُ رَكْعَةً ثُمَّ ذَهَبُوا وَجَاءَ الآخَرُونَ فَصَلَّى بِهِمْ رَكْعَةً ثُمَّ قَضَتِ الطَّائِفَتَانِ رَكْعَةً رَكْعَةً ‏.‏

İbn Ömer (radıyallahü anh) şöyle dedi: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) günlerinden birinde korku namazını kıldırdı. Bir grup onunla birlikte dururken diğer grup düşmanın karşısında bulunuyordu. Yanında bulunanlara bir rekât kıldırdı. Sonra onlar gittiler, diğerleri geldi ve onlara da bir rekât kıldırdı. Ardından iki grup da birer rekâtı tamamladı.

Sunan an Nasai 1542

أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ فَضَالَةَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ الْمُقْرِئُ، ح وَأَنْبَأَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، حَدَّثَنَا حَيْوَةُ، وَذَكَرَ، آخَرَ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو الأَسْوَدِ، أَنَّهُ سَمِعَ عُرْوَةَ بْنَ الزُّبَيْرِ، يُحَدِّثُ عَنْ مَرْوَانَ بْنِ الْحَكَمِ، أَنَّهُ سَأَلَ أَبَا هُرَيْرَةَ هَلْ صَلَّيْتَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْخَوْفِ فَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ مَتَى قَالَ عَامَ غَزْوَةِ نَجْدٍ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِصَلاَةِ الْعَصْرِ وَقَامَتْ مَعَهُ طَائِفَةٌ وَطَائِفَةٌ أُخْرَى مُقَابِلَ الْعَدُوِّ وَظُهُورُهُمْ إِلَى الْقِبْلَةِ فَكَبَّرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَكَبَّرُوا جَمِيعًا الَّذِينَ مَعَهُ وَالَّذِينَ يُقَابِلُونَ الْعَدُوَّ ثُمَّ رَكَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَكْعَةً وَاحِدَةً وَرَكَعَتْ مَعَهُ الطَّائِفَةُ الَّتِي تَلِيهِ ثُمَّ سَجَدَ وَسَجَدَتِ الطَّائِفَةُ الَّتِي تَلِيهِ وَالآخَرُونَ قِيَامٌ مُقَابِلَ الْعَدُوِّ ثُمَّ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَامَتِ الطَّائِفَةُ الَّتِي مَعَهُ فَذَهَبُوا إِلَى الْعَدُوِّ فَقَابَلُوهُمْ وَأَقْبَلَتِ الطَّائِفَةُ الَّتِي كَانَتْ مُقَابِلَ الْعَدُوِّ فَرَكَعُوا وَسَجَدُوا وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَائِمٌ كَمَا هُوَ ثُمَّ قَامُوا فَرَكَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَكْعَةً أُخْرَى وَرَكَعُوا مَعَهُ وَسَجَدَ وَسَجَدُوا مَعَهُ ثُمَّ أَقْبَلَتِ الطَّائِفَةُ الَّتِي كَانَتْ مُقَابِلَ الْعَدُوِّ فَرَكَعُوا وَسَجَدُوا وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَاعِدٌ وَمَنْ مَعَهُ ثُمَّ كَانَ السَّلاَمُ فَسَلَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَسَلَّمُوا جَمِيعًا فَكَانَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَكْعَتَانِ وَلِكُلِّ رَجُلٍ مِنَ الطَّائِفَتَيْنِ رَكْعَتَانِ رَكْعَتَانِ ‏.‏

Mervân b. Hakem, Ebû Hüreyre’ye: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte korku namazı kıldın mı?” diye sordu. Ebû Hüreyre: “Evet” dedi. Mervân: “Ne zaman?” diye sorunca şöyle cevap verdi: “Necid Gazvesi yılında Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ikindi namazını kıldırmak üzere ayağa kalktı. Bir grup onunla birlikte durdu, diğer grup ise sırtları kıbleye dönük olarak düşmanla karşı karşıya bulundu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) tekbir aldı; hem yanında bulunanlar hem de düşmanla karşı karşıya duranlar hep birlikte tekbir aldılar. Sonra Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir defa rükûa vardı, yanında bulunan grup da onunla birlikte rükûa vardı. Ardından secde etti, yanındaki grup da secde etti; diğerleri ise düşmanın karşısında ayakta bekliyordu. Sonra Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ve yanındaki grup ayağa kalktı. Bu grup gidip düşmanın karşısına geçti. Düşmanın karşısında bulunan grup ise geldi; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ayakta beklerken onlar rükû ve secde ettiler. Ardından ayağa kalktılar. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir defa daha rükûa vardı; onlar da onunla birlikte rükûa vardılar. Rasûlüllah secde etti, onlar da onunla birlikte secde ettiler. Sonra düşmanın karşısında bulunan grup geldi; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ve yanındakiler otururken onlar rükû ve secde ettiler. Ardından selâm verme vakti geldi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) selâm verdi, onların hepsi de selâm verdiler. Böylece Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) iki rekât, iki grubun her bir ferdi de ikişer rekât kılmış oldu.”

Sunan an Nasai 1543

أَخْبَرَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ عَبْدِ الْوَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ عُبَيْدٍ الْهُنَائِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ شَقِيقٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَازِلاً بَيْنَ ضَجْنَانَ وَعُسْفَانَ مُحَاصِرَ الْمُشْرِكِينَ فَقَالَ الْمُشْرِكُونَ إِنَّ لِهَؤُلاَءِ صَلاَةً هِيَ أَحَبُّ إِلَيْهِمْ مِنْ أَبْنَائِهِمْ وَأَبْكَارِهِمْ أَجْمِعُوا أَمْرَكُمْ ثُمَّ مِيلُوا عَلَيْهِمْ مَيْلَةً وَاحِدَةً فَجَاءَ جِبْرِيلُ عَلَيْهِ السَّلاَمُ فَأَمَرَهُ أَنْ يَقْسِمَ أَصْحَابَهُ نِصْفَيْنِ فَيُصَلِّيَ بِطَائِفَةٍ مِنْهُمْ وَطَائِفَةٌ مُقْبِلُونَ عَلَى عَدُوِّهِمْ قَدْ أَخَذُوا حِذْرَهُمْ وَأَسْلِحَتَهُمْ فَيُصَلِّيَ بِهِمْ رَكْعَةً ثُمَّ يَتَأَخَّرَ هَؤُلاَءِ وَيَتَقَدَّمَ أُولَئِكَ فَيُصَلِّيَ بِهِمْ رَكْعَةً تَكُونُ لَهُمْ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم رَكْعَةً رَكْعَةً وَلِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم رَكْعَتَانِ ‏.‏

Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), müşrikleri kuşatmış hâlde Dacnân ile Usfân arasında konaklamıştı. Müşrikler: “Bunların, kendilerine oğullarından ve kızlarından daha sevimli olan bir namazları vardır. İşinizi kararlaştırın, sonra üzerlerine bir defada topluca saldırın” dediler. Bunun üzerine Cebrâil (aleyhisselâm) geldi ve Rasûlüllah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) ashâbını iki gruba ayırmasını emretti. Bir grupla namaz kılacak, diğer grup ise tedbirlerini almış ve silahlarını kuşanmış olarak düşmana yönelecekti. Birinci gruba bir rekat kıldıracak, sonra bunlar geri çekilip diğerleri öne geçecek ve onlara da bir rekat kıldıracaktı. Böylece her grubun Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile kıldığı birer rekat, Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) ise iki rekatı olacaktı.

Sunan an Nasai 1544

أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ، عَنْ حَجَّاجِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ يَزِيدَ الْفَقِيرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى بِهِمْ صَلاَةَ الْخَوْفِ فَقَامَ صَفٌّ بَيْنَ يَدَيْهِ وَصَفٌّ خَلْفَهُ صَلَّى بِالَّذِينَ خَلْفَهُ رَكْعَةً وَسَجْدَتَيْنِ ثُمَّ تَقَدَّمَ هَؤُلاَءِ حَتَّى قَامُوا فِي مَقَامِ أَصْحَابِهِمْ وَجَاءَ أُولَئِكَ فَقَامُوا مَقَامَ هَؤُلاَءِ وَصَلَّى بِهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَكْعَةً وَسَجْدَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ فَكَانَتْ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم رَكْعَتَانِ وَلَهُمْ رَكْعَةٌ ‏.‏

Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)'tan rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Müslümanlara korku namazı kıldırdı. Namaza kalktığında bir saf önünde, diğeri de arkasında idi. Arkasında olan gruba iki secde ile bir rekat kıldırdı. Sonra bu kılanlarla düşman karşısında olanlar yer değiştirdiler. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara da iki secdeli bir rekat namaz kıldırdı, sonra selâm verdi. Böylece Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) iki rekat, askerler ise birer rekat kılmış oldular.

Sunan an Nasai 1545

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ الْمِقْدَامِ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْمَسْعُودِيُّ، قَالَ أَنْبَأَنِي يَزِيدُ الْفَقِيرُ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأُقِيمَتِ الصَّلاَةُ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَامَتْ خَلْفَهُ طَائِفَةٌ وَطَائِفَةٌ مُوَاجِهَةَ الْعَدُوِّ فَصَلَّى بِالَّذِينَ خَلْفَهُ رَكْعَةً وَسَجَدَ بِهِمْ سَجْدَتَيْنِ ثُمَّ إِنَّهُمُ انْطَلَقُوا فَقَامُوا مَقَامَ أُولَئِكَ الَّذِينَ كَانُوا فِي وَجْهِ الْعَدُوِّ وَجَاءَتْ تِلْكَ الطَّائِفَةُ فَصَلَّى بِهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَكْعَةً وَسَجَدَ بِهِمْ سَجْدَتَيْنِ ثُمَّ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَلَّمَ فَسَلَّمَ الَّذِينَ خَلْفَهُ وَسَلَّمَ أُولَئِكَ ‏.‏

Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)'tan rivâyete göre, şöyle diyor: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraberdik, namaz için kamet getirildi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) namaz için kalktı, kendisiyle beraber bir grup da kalkıp arkasına durdu, bir grup da düşmanla karşı karşıyaydı. Arkasındakilere bir rekat kıldırıp iki secde yaptırdı. Sonra onlar gidip düşman karşısında yerlerini aldılar, diğerleri de gelip Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) arkasında saf tuttular. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara da bir rekat kıldırıp iki secde yaptırdı. Sonra Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) selâm verdi; arkasındakiler de selâm verdiler, diğerleri de selâm verdiler.

Sunan an Nasai 1546

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ الْحُسَيْنِ الدِّرْهَمِيُّ، وَإِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ أَبِي سُلَيْمَانَ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ شَهِدْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْخَوْفِ فَقُمْنَا خَلْفَهُ صَفَّيْنِ وَالْعَدُوُّ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقِبْلَةِ فَكَبَّرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكَبَّرْنَا وَرَكَعَ وَرَكَعْنَا وَرَفَعَ وَرَفَعْنَا فَلَمَّا انْحَدَرَ لِلسُّجُودِ سَجَدَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالَّذِينَ يَلُونَهُ وَقَامَ الصَّفُّ الثَّانِي حِينَ رَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالصَّفُّ الَّذِينَ يَلُونَهُ ثُمَّ سَجَدَ الصَّفُّ الثَّانِي حِينَ رَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي أَمْكِنَتِهِمْ ثُمَّ تَأَخَّرَ الصَّفُّ الَّذِينَ كَانُوا يَلُونَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَتَقَدَّمَ الصَّفُّ الآخَرُ فَقَامَ فِي مَقَامِهِمْ وَقَامَ هَؤُلاَءِ فِي مَقَامِ الآخَرِينَ قِيَامًا وَرَكَعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَرَكَعْنَا ثُمَّ رَفَعَ وَرَفَعْنَا فَلَمَّا انْحَدَرَ لِلسُّجُودِ سَجَدَ الَّذِينَ يَلُونَهُ وَالآخَرُونَ قِيَامٌ فَلَمَّا رَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالَّذِينَ يَلُونَهُ سَجَدَ الآخَرُونَ ثُمَّ سَلَّمَ ‏.‏

Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte korku namazı kılmıştık. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in arkasında iki saf hâlinde durmuştuk, düşman da kıble ile bizim aramızda idi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) tekbir aldı, bizler de tekbir aldık; rükû yaptı, biz de yaptık; rükûdan doğruldu, biz de doğrulduk. Secde için eğilince Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ve arkasındaki saftakiler secdeye gittiler, ikinci saftakiler ise ayakta beklediler. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber ilk saftakiler kalkınca bu sefer ikinci saftakiler bulundukları yerde secdeye gittiler. Daha sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in arkasındakiler geri çekildi, geridekiler de ilk safa geçtiler. Her saf diğerinin yerinde durdu. Bu sefer Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) tekrar rükû yaptı, biz de rükû yaptık; sonra rükûdan başını kaldırdı, bizler de kaldırdık. Secdeye gidince ilk saftakiler de secdeye gittiler, arka saftakiler ise ayakta beklediler. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ve ilk saftakiler secdeden kalkınca bu sefer diğerleri secdeye gittiler. Daha sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) selâm verdi.

Sunan an Nasai 1547

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِنَخْلٍ وَالْعَدُوُّ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقِبْلَةِ فَكَبَّرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَكَبَّرُوا جَمِيعًا ثُمَّ رَكَعَ فَرَكَعُوا جَمِيعًا ثُمَّ سَجَدَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَالصَّفُّ الَّذِي يَلِيهِ وَالآخَرُونَ قِيَامٌ يَحْرُسُونَهُمْ فَلَمَّا قَامُوا سَجَدَ الآخَرُونَ مَكَانَهُمُ الَّذِينَ كَانُوا فِيهِ ثُمَّ تَقَدَّمَ هَؤُلاَءِ إِلَى مَصَافِّ هَؤُلاَءِ فَرَكَعَ فَرَكَعُوا جَمِيعًا ثُمَّ رَفَعَ فَرَفَعُوا جَمِيعًا ثُمَّ سَجَدَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَالصَّفُّ الَّذِينَ يَلُونَهُ وَالآخَرُونَ قِيَامٌ يَحْرُسُونَهُمْ فَلَمَّا سَجَدُوا وَجَلَسُوا سَجَدَ الآخَرُونَ مَكَانَهُمْ ثُمَّ سَلَّمَ ‏.‏ قَالَ جَابِرٌ كَمَا يَفْعَلُ أُمَرَاؤُكُمْ ‏.‏

Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte Nahl denilen yerdeydik. Düşman güçleri bizimle kıble arasında idi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) namaz için tekbir aldı, hepsi birlikte tekbir aldılar. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) rükûa vardı, hepsi birlikte rükûa gittiler. Sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ve arkasındaki saf secdeye gittiler, diğerleri ise ayakta onları korudular. Birinci saftakiler secdeden kalkınca diğerleri bulundukları yerde secdeye gittiler. Sonra ön saftakilerle arka saftakiler yer değiştirdiler. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) rükû yapınca hepsi birlikte rükû yaptılar. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kalktı, hepsi birlikte kalktılar. Sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ve arkasındaki saf secdeye vardılar, diğerleri ise ayakta onları korudular. Onlar secde edip oturunca diğerleri bulundukları yerde secde ettiler. Sonra Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) selâm verdi. Câbir diyor ki: Komutanlarınızın yaptığı gibi.

Sunan an Nasai 1548

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مَنْصُورٍ، قَالَ سَمِعْتُ مُجَاهِدًا، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي عَيَّاشٍ الزُّرَقِيِّ، قَالَ شُعْبَةُ كَتَبَ بِهِ إِلَىَّ وَقَرَأْتُهُ عَلَيْهِ وَسَمِعْتُهُ مِنْهُ يُحَدِّثُ وَلَكِنِّي حَفِظْتُهُ قَالَ ابْنُ بَشَّارٍ فِي حَدِيثِهِ حِفْظِي مِنَ الْكِتَابِ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ مُصَافَّ الْعَدُوِّ بِعُسْفَانَ وَعَلَى الْمُشْرِكِينَ خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ فَصَلَّى بِهِمُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الظُّهْرَ قَالَ الْمُشْرِكُونَ إِنَّ لَهُمْ صَلاَةً بَعْدَ هَذِهِ هِيَ أَحَبُّ إِلَيْهِمْ مِنْ أَمْوَالِهِمْ وَأَبْنَائِهِمْ فَصَلَّى بِهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْعَصْرَ فَصَفَّهُمْ صَفَّيْنِ خَلْفَهُ فَرَكَعَ بِهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَمِيعًا فَلَمَّا رَفَعُوا رُءُوسَهُمْ سَجَدَ بِالصَّفِّ الَّذِي يَلِيهِ وَقَامَ الآخَرُونَ فَلَمَّا رَفَعُوا رُءُوسَهُمْ مِنَ السُّجُودِ سَجَدَ الصَّفُّ الْمُؤَخَّرُ بِرُكُوعِهِمْ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ تَأَخَّرَ الصَّفُّ الْمُقَدَّمُ وَتَقَدَّمَ الصَّفُّ الْمُؤَخَّرُ فَقَامَ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمْ فِي مَقَامِ صَاحِبِهِ ثُمَّ رَكَعَ بِهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَمِيعًا فَلَمَّا رَفَعُوا رُءُوسَهُمْ مِنَ الرُّكُوعِ سَجَدَ الصَّفُّ الَّذِي يَلِيهِ وَقَامَ الآخَرُونَ فَلَمَّا فَرَغُوا مِنْ سُجُودِهِمْ سَجَدَ الآخَرُونَ ثُمَّ سَلَّمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَلَيْهِمْ ‏.‏

Ebû Ayyaş ez-Zürakî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre: Şu‘be dedi ki: Mansûr bunu bana yazdı, ben de ona okudum ve kendisini bunu rivâyet ederken dinledim; fakat ben onu ezberledim. İbn Beşşâr kendi rivâyetinde, “Benim ezberim kitaptandır” dedi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), Usfân denilen yerde düşmanla karşı karşıya gelmişti. Müşriklerin başında Hâlid b. Velîd vardı. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara öğle namazını kıldırdı. Müşrikler, “Onların bundan sonra bir namazları var ki kendilerine mallarından ve çocuklarından daha sevimlidir” dediler. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara ikindi namazını kıldırdı ve onları arkasında iki saf hâline getirdi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) hepsiyle birlikte rükûa vardı. Başlarını kaldırdıklarında kendisine yakın olan safla birlikte secde etti, diğerleri ise ayakta beklediler. Onlar secdeden başlarını kaldırınca arka saf, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte yaptıkları rükûun ardından secde etti. Sonra ön saf geriye çekildi, arka saf öne geçti ve her biri diğerinin yerinde durdu. Ardından Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) hepsiyle birlikte rükûa vardı. Rükûdan başlarını kaldırdıklarında kendisine yakın olan saf secde etti, diğerleri ise ayakta beklediler. Onlar secdelerini tamamlayınca diğerleri secde ettiler. Sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara selâm verdi.

Sunan an Nasai 1549

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ الصَّمَدِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَنْصُورٌ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ أَبِي عَيَّاشٍ الزُّرَقِيِّ، قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِعُسْفَانَ فَصَلَّى بِنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الظُّهْرِ وَعَلَى الْمُشْرِكِينَ يَوْمَئِذٍ خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ فَقَالَ الْمُشْرِكُونَ لَقَدْ أَصَبْنَا مِنْهُمْ غِرَّةً وَلَقَدْ أَصَبْنَا مِنْهُمْ غَفْلَةً ‏.‏ فَنَزَلَتْ - يَعْنِي صَلاَةَ الْخَوْفِ - بَيْنَ الظُّهْرِ وَالْعَصْرِ فَصَلَّى بِنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْعَصْرِ فَفَرَّقَنَا فِرْقَتَيْنِ فِرْقَةً تُصَلِّي مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَفِرْقَةً يَحْرُسُونَهُ فَكَبَّرَ بِالَّذِينَ يَلُونَهُ وَالَّذِينَ يَحْرُسُونَهُمْ ثُمَّ رَكَعَ فَرَكَعَ هَؤُلاَءِ وَأُولَئِكَ جَمِيعًا ثُمَّ سَجَدَ الَّذِينَ يَلُونَهُ وَتَأَخَّرَ هَؤُلاَءِ وَالَّذِينَ يَلُونَهُ وَتَقَدَّمَ الآخَرُونَ فَسَجَدُوا ثُمَّ قَامَ فَرَكَعَ بِهِمْ جَمِيعًا الثَّانِيَةَ بِالَّذِينَ يَلُونَهُ وَبِالَّذِينَ يَحْرُسُونَهُ ثُمَّ سَجَدَ بِالَّذِينَ يَلُونَهُ ثُمَّ تَأَخَّرُوا فَقَامُوا فِي مَصَافِّ أَصْحَابِهِمْ وَتَقَدَّمَ الآخَرُونَ فَسَجَدُوا ثُمَّ سَلَّمَ عَلَيْهِمْ فَكَانَتْ لِكُلِّهِمْ رَكْعَتَانِ رَكْعَتَانِ مَعَ إِمَامِهِمْ وَصَلَّى مَرَّةً بِأَرْضِ بَنِي سُلَيْمٍ ‏.‏

Ebu Ayyaş ez-Zürakî (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte Usfan'da bulunuyorduk. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize öğle namazını kıldırdı. O gün müşriklerin başında Halid b. Velid vardı. Müşrikler: “Onları hazırlıksız yakaladık, onları gaflet içinde yakaladık” dediler. Bunun üzerine öğle ile ikindi namazları arasında korku namazı indirildi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize ikindi namazını kıldırdı ve bizi iki gruba ayırdı. Bir grup Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile namaz kılıyor, diğer grup ise onu koruyordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), kendisine yakın olanlarla ve onları koruyanlarla birlikte tekbir aldı. Sonra rükûa vardı; bunların ve ötekilerin hepsi birlikte rükûa vardılar. Ardından kendisine yakın olanlar secde ettiler. Sonra onlar geri çekilip diğerleri öne geçerek secde ettiler. Daha sonra Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ayağa kalktı ve ikinci rekâtta, kendisine yakın olanlarla ve onları koruyanlarla birlikte hepsine rükû yaptırdı. Sonra kendisine yakın olanlarla secde etti. Ardından onlar geri çekilip arkadaşlarının saflarında yerlerini aldılar; diğerleri öne geçerek secde ettiler. Sonra Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara selâm verdi. Böylece her biri imamlarıyla birlikte ikişer rekât kılmış oldu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir defasında Benî Süleym yurdunda da böyle namaz kıldırdı.

Sunan an Nasai 1550

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، وَإِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالاَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ أَشْعَثَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى بِالْقَوْمِ فِي الْخَوْفِ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ صَلَّى بِالْقَوْمِ الآخَرِينَ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ فَصَلَّى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَرْبَعًا ‏.‏

Ebu Bekre (radıyallahü anh)'den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) korku hâlinde bir gruba iki rekât namaz kıldırdı, sonra selâm verdi. Ardından diğer gruba da iki rekât namaz kıldırdı, sonra selâm verdi. Böylece Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) dört rekât namaz kılmış oldu.

Sunan an Nasai 1551

أَخْبَرَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ يَعْقُوبَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَاصِمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى بِطَائِفَةٍ مِنْ أَصْحَابِهِ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ صَلَّى بِآخَرِينَ أَيْضًا رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ ‏.‏

Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)'tan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ashabından bir gruba iki rekât namaz kıldırıp selâm verdi. Sonra diğer gruba da iki rekât namaz kıldırıp selâm verdi.

Sunan an Nasai 1552

أَخْبَرَنَا أَبُو حَفْصٍ، عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ صَالِحِ بْنِ خَوَّاتٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، فِي صَلاَةِ الْخَوْفِ قَالَ يَقُومُ الإِمَامُ مُسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةِ وَتَقُومُ طَائِفَةٌ مِنْهُمْ مَعَهُ وَطَائِفَةٌ قِبَلَ الْعَدُوِّ وَوُجُوهُهُمْ إِلَى الْعَدُوِّ فَيَرْكَعُ بِهِمْ رَكْعَةً وَيَرْكَعُونَ لأَنْفُسِهِمْ وَيَسْجُدُونَ سَجْدَتَيْنِ فِي مَكَانِهِمْ وَيَذْهَبُونَ إِلَى مَقَامِ أُولَئِكَ وَيَجِيءُ أُولَئِكَ فَيَرْكَعُ بِهِمْ وَيَسْجُدُ بِهِمْ سَجْدَتَيْنِ فَهِيَ لَهُ ثِنْتَانِ وَلَهُمْ وَاحِدَةٌ ثُمَّ يَرْكَعُونَ رَكْعَةً رَكْعَةً وَيَسْجُدُونَ سَجْدَتَيْنِ ‏.‏

Sehl b. Ebi Hasme (radıyallahü anh) korku namazı ile ilgili şöyle der: İmam kıbleye dönerek ayakta durur, bir grup da kendisi ile birlikte namaza durur, diğer grup ise düşmana karşı durur; yüzleri düşmana doğrudur. İmam, yanındakilere bir rekât kıldırır. Onlar kendi başlarına bir rekât kılar ve oldukları yerde iki secde yaparlar. Sonra diğerlerinin bulunduğu yere giderler, diğerleri de gelir. İmam onlara bir rekât kıldırır ve iki secde yaptırır. Böylece imam iki rekât, onlar ise bir rekât kılmış olurlar. Sonra onlar kendi başlarına birer rekât kılar ve iki secde yaparlar.

Sunan an Nasai 1553

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا يُونُسُ، عَنِ الْحَسَنِ، قَالَ حَدَّثَ جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى بِأَصْحَابِهِ صَلاَةَ الْخَوْفِ فَصَلَّتْ طَائِفَةٌ مَعَهُ وَطَائِفَةٌ وُجُوهُهُمْ قِبَلَ الْعَدُوِّ فَصَلَّى بِهِمْ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ قَامُوا مَقَامَ الآخَرِينَ وَجَاءَ الآخَرُونَ فَصَلَّى بِهِمْ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ ‏.‏

Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)'tan rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ashabına korku namazını kıldırmıştı. Bir grup O'nunla birlikte namaz kılıyor, diğer grup ise düşmanla karşı karşıya duruyordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir gruba iki rekât namaz kıldırdı. Sonra onlar diğerleriyle yer değiştirdiler. Gelenlere de iki rekât namaz kıldırdı ve selâm verdi.

Sunan an Nasai 1554

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَشْعَثُ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ صَلَّى صَلاَةَ الْخَوْفِ بِالَّذِينَ خَلْفَهُ رَكْعَتَيْنِ وَالَّذِينَ جَاءُوا بَعْدُ رَكْعَتَيْنِ فَكَانَتْ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَرْبَعَ رَكَعَاتٍ وَلِهَؤُلاَءِ رَكْعَتَيْنِ رَكْعَتَيْنِ ‏.‏

Ebu Bekre (radıyallahü anh)'den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) arkasındakilere iki rekât korku namazı kıldırmıştı. Sonra diğerleri geldi, onlara da iki rekât namaz kıldırdı. Böylece Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) dört, gruplar da ikişer rekât kılmış oldular.

Sunan an Nasai 1555