أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ الصَّمَدِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَنْصُورٌ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ أَبِي عَيَّاشٍ الزُّرَقِيِّ، قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِعُسْفَانَ فَصَلَّى بِنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الظُّهْرِ وَعَلَى الْمُشْرِكِينَ يَوْمَئِذٍ خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ فَقَالَ الْمُشْرِكُونَ لَقَدْ أَصَبْنَا مِنْهُمْ غِرَّةً وَلَقَدْ أَصَبْنَا مِنْهُمْ غَفْلَةً . فَنَزَلَتْ - يَعْنِي صَلاَةَ الْخَوْفِ - بَيْنَ الظُّهْرِ وَالْعَصْرِ فَصَلَّى بِنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْعَصْرِ فَفَرَّقَنَا فِرْقَتَيْنِ فِرْقَةً تُصَلِّي مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَفِرْقَةً يَحْرُسُونَهُ فَكَبَّرَ بِالَّذِينَ يَلُونَهُ وَالَّذِينَ يَحْرُسُونَهُمْ ثُمَّ رَكَعَ فَرَكَعَ هَؤُلاَءِ وَأُولَئِكَ جَمِيعًا ثُمَّ سَجَدَ الَّذِينَ يَلُونَهُ وَتَأَخَّرَ هَؤُلاَءِ وَالَّذِينَ يَلُونَهُ وَتَقَدَّمَ الآخَرُونَ فَسَجَدُوا ثُمَّ قَامَ فَرَكَعَ بِهِمْ جَمِيعًا الثَّانِيَةَ بِالَّذِينَ يَلُونَهُ وَبِالَّذِينَ يَحْرُسُونَهُ ثُمَّ سَجَدَ بِالَّذِينَ يَلُونَهُ ثُمَّ تَأَخَّرُوا فَقَامُوا فِي مَصَافِّ أَصْحَابِهِمْ وَتَقَدَّمَ الآخَرُونَ فَسَجَدُوا ثُمَّ سَلَّمَ عَلَيْهِمْ فَكَانَتْ لِكُلِّهِمْ رَكْعَتَانِ رَكْعَتَانِ مَعَ إِمَامِهِمْ وَصَلَّى مَرَّةً بِأَرْضِ بَنِي سُلَيْمٍ .
Ebu Ayyaş ez-Zürakî (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte Usfan'da bulunuyorduk. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize öğle namazını kıldırdı. O gün müşriklerin başında Halid b. Velid vardı. Müşrikler: “Onları hazırlıksız yakaladık, onları gaflet içinde yakaladık” dediler. Bunun üzerine öğle ile ikindi namazları arasında korku namazı indirildi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize ikindi namazını kıldırdı ve bizi iki gruba ayırdı. Bir grup Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile namaz kılıyor, diğer grup ise onu koruyordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), kendisine yakın olanlarla ve onları koruyanlarla birlikte tekbir aldı. Sonra rükûa vardı; bunların ve ötekilerin hepsi birlikte rükûa vardılar. Ardından kendisine yakın olanlar secde ettiler. Sonra onlar geri çekilip diğerleri öne geçerek secde ettiler. Daha sonra Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ayağa kalktı ve ikinci rekâtta, kendisine yakın olanlarla ve onları koruyanlarla birlikte hepsine rükû yaptırdı. Sonra kendisine yakın olanlarla secde etti. Ardından onlar geri çekilip arkadaşlarının saflarında yerlerini aldılar; diğerleri öne geçerek secde ettiler. Sonra Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara selâm verdi. Böylece her biri imamlarıyla birlikte ikişer rekât kılmış oldu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir defasında Benî Süleym yurdunda da böyle namaz kıldırdı.