HADİS KÜTÜPHANESİ

Nesâî

51 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

Bağışlar Kitabı

16 hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدٍ، ح وَأَنْبَأَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، عَنْ سُفْيَانَ، قَالَ سَمِعْنَاهُ مِنَ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي حُمَيْدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَمُحَمَّدُ بْنُ النُّعْمَانِ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّ أَبَاهُ، نَحَلَهُ غُلاَمًا فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يُشْهِدُهُ فَقَالَ ‏"‏ أَكُلَّ وَلَدِكَ نَحَلْتَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَارْدُدْهُ ‏"‏ ‏.‏ وَاللَّفْظُ لِمُحَمَّدٍ ‏.‏

Numan b. Beşir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, babası ona bir köle bağışlamıştı ve Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i de bu yaptığı işe şahit tutmak için onun yanına gelmişti. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): (Tüm çocuklarına aynı şekilde bağışta bulundun mu?) diye sordu. Beşir: (Hayır.) dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): (Öyleyse onu geri al.) buyurdu.

Sunan an Nasai 3672

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَمُحَمَّدِ بْنِ النُّعْمَانِ، يُحَدِّثَانِهِ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّ أَبَاهُ، أَتَى بِهِ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّي نَحَلْتُ ابْنِي غُلاَمًا كَانَ لِي فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ‏"‏ أَكُلَّ وَلَدِكَ نَحَلْتَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فَارْجِعْهُ ‏"‏ ‏.‏

Numan b. Beşir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, babası onu Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e getirdi ve: (Ben bu oğluma bana ait olan bir köle bağışladım.) dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de: (Her çocuğuna aynı şekilde bağışladın mı?) diye sordu. Beşir: (Hayır.) dedi. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): (Öyleyse o bağışından dön.) buyurdu.

Sunan an Nasai 3673

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ هَاشِمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَعَنْ مُحَمَّدِ بْنِ النُّعْمَانِ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّ أَبَاهُ، بَشِيرَ بْنَ سَعْدٍ جَاءَ بِابْنِهِ النُّعْمَانِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي نَحَلْتُ ابْنِي هَذَا غُلاَمًا كَانَ لِي ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَكُلَّ بَنِيكَ نَحَلْتَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَارْجِعْهُ ‏"‏ ‏.‏

Numan b. Beşir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, babası onu Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e getirdi ve: “Ben bu oğluma bana ait olan bir köle bağışladım” dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de: “Her çocuğuna aynı şekilde bağışladın mı?” diye sordu. Beşir: “Hayır” dedi. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Öyleyse o bağışından dön” buyurdu.

Sunan an Nasai 3674

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ بْنِ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ، عَنِ الأَوْزَاعِيِّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ النُّعْمَانِ، وَحُمَيْدَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَاهُ عَنْ بَشِيرِ بْنِ سَعْدٍ، أَنَّهُ جَاءَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِالنُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ فَقَالَ إِنِّي نَحَلْتُ ابْنِي هَذَا غُلاَمًا فَإِنْ رَأَيْتَ أَنْ تُنْفِذَهُ أَنْفَذْتُهُ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَكُلَّ بَنِيكَ نَحَلْتَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَارْدُدْهُ ‏"‏ ‏.‏

Beşir b. Sa’d, Numan b. Beşir’i Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e getirdi ve: “Ben bu oğluma bir köle bağışladım. Eğer bunu geçerli kılmayı uygun görürsen geçerli kılacağım” dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Bütün çocuklarına böyle bir bağışta bulundun mu?” diye sordu. Beşir: “Hayır” dedi. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Öyleyse onu geri al” buyurdu.

Sunan an Nasai 3675

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّ أَبَاهُ، نَحَلَهُ نُحْلاً فَقَالَتْ لَهُ أُمُّهُ أَشْهِدِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَلَى مَا نَحَلْتَ ابْنِي ‏.‏ فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ ذَلِكَ لَهُ فَكَرِهَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَشْهَدَ لَهُ ‏.‏

Numan b. Beşir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, babası kendisine bir bağışta bulunmuştu. Annesi de: “Oğluma bunu bağışladığına dair Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i şahit yap” dedi. Bunun üzerine Beşir b. Sa’d, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek durumu anlattı. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de ona şahitlik etmeyi hoş karşılamadı.

Sunan an Nasai 3676

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْمَرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَعْدٍ، - يَعْنِي ابْنَ إِبْرَاهِيمَ - عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ بَشِيرٍ، أَنَّهُ نَحَلَ ابْنَهُ غُلاَمًا فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَأَرَادَ أَنْ يُشْهِدَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ أَكُلَّ وَلَدِكَ نَحَلْتَهُ مِثْلَ ذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَارْدُدْهُ ‏"‏ ‏.‏

Beşir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, oğluna bir köle bağışlamıştı ve Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i de bu yaptığı işe şahit tutmak için onun yanına gelmişti. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Tüm çocuklarına aynı şekilde bağışta bulundun mu?” diye sordu. Beşir: “Hayır,” dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Öyleyse onu geri al,” buyurdu.

Sunan an Nasai 3677

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حِبَّانُ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ بَشِيرًا، أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ نَحَلْتُ النُّعْمَانَ نِحْلَةً ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَعْطَيْتَ لإِخْوَتِهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَارْدُدْهُ ‏"‏ ‏.‏

Hişam b. Urve (radıyallahü anh) babasından naklediyor: Beşir, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek şöyle dedi: “Ey Allah’ın Nebisi! Numan’a bir bağışta bulundum.” Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de: “Kardeşlerine de verdin mi?” buyurdu. O da: “Hayır,” deyince, “Öyleyse onu geri al,” buyurdu.

Sunan an Nasai 3678

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، - وَهُوَ ابْنُ زُرَيْعٍ - قَالَ حَدَّثَنَا دَاوُدُ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ، قَالَ انْطَلَقَ بِهِ أَبُوهُ يَحْمِلُهُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ اشْهَدْ أَنِّي قَدْ نَحَلْتُ النُّعْمَانَ مِنْ مَالِي كَذَا وَكَذَا ‏.‏ قَالَ ‏ "‏ كُلَّ بَنِيكَ نَحَلْتَ مِثْلَ الَّذِي نَحَلْتَ النُّعْمَانَ ‏"‏ ‏.‏

Numan (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Babası onu Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e götürdü ve: “Şahit ol, ben malımdan şunu bunu Numan’a bağışladım,” dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de: “Tüm çocuklarına Numan’a verdiğin gibi verdin mi?” buyurdu.

Sunan an Nasai 3679

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، عَنْ عَبْدِ الْوَهَّابِ، قَالَ حَدَّثَنَا دَاوُدُ، عَنْ عَامِرٍ، عَنِ النُّعْمَانِ، أَنَّ أَبَاهُ، أَتَى بِهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يُشْهِدُ عَلَى نُحْلٍ نَحَلَهُ إِيَّاهُ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَكُلَّ وَلَدِكَ نَحَلْتَ مِثْلَ مَا نَحَلْتَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَلاَ أَشْهَدُ عَلَى شَىْءٍ أَلَيْسَ يَسُرُّكَ أَنْ يَكُونُوا إِلَيْكَ فِي الْبِرِّ سَوَاءً ‏"‏ ‏.‏ قَالَ بَلَى ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَلاَ إِذًا ‏"‏ ‏.‏

Numan (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, babası onu Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e getirerek kendisine yaptığı bir bağışa şahit olmasını istedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Tüm çocuklarına, ona bağışladığının benzerini bağışladın mı?” dedi. O da: “Hayır” deyince Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Öyleyse ben buna şahitlik etmem. Çocuklarının iyilik hususunda sana karşı eşit olmaları seni sevindirmez mi?” O da: “Evet” deyince: “Öyleyse hayır” buyurdu.

Sunan an Nasai 3680

أَخْبَرَنَا مُوسَى بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو حَيَّانَ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي النُّعْمَانُ بْنُ بَشِيرٍ الأَنْصَارِيُّ، أَنَّ أُمَّهُ ابْنَةَ رَوَاحَةَ، سَأَلَتْ أَبَاهُ بَعْضَ الْمَوْهِبَةِ مِنْ مَالِهِ لاِبْنِهَا فَالْتَوَى بِهَا سَنَةً ثُمَّ بَدَا لَهُ فَوَهَبَهَا لَهُ فَقَالَتْ لاَ أَرْضَى حَتَّى تُشْهِدَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أُمَّ هَذَا ابْنَةَ رَوَاحَةَ قَاتَلَتْنِي عَلَى الَّذِي وَهَبْتُ لَهُ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ يَا بَشِيرُ أَلَكَ وَلَدٌ سِوَى هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَفَكُلُّهُمْ وَهَبْتَ لَهُمْ مِثْلَ الَّذِي وَهَبْتَ لاِبْنِكَ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فَلاَ تُشْهِدْنِي إِذًا فَإِنِّي لاَ أَشْهَدُ عَلَى جَوْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Numan b. Beşir el-Ensarî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, annesi, Revaha’nın kızı, babasından oğluna malından bir miktar bağışlamasını istedi. Fakat Numan’ın babası işi ağır aldı ve bir yıl geciktirdi; sonra da oğluna bir şeyler bağışladı. Fakat karısı: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i şahit tutmazsan buna razı olmam” dedi. Bunun üzerine Numan’ın babası Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldi ve: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bu çocuğun annesi, yani Revaha’nın kızı, bu çocuğa yaptığım bağış konusunda beni sıkıştırdı” dedi. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Ey Beşir! Bu çocuğundan başka çocukların var mı?” buyurdu. Beşir: “Evet” dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onların hepsine de bu oğluna verdiğinin benzerini verdin mi?” buyurdu. Beşir: “Hayır” deyince Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Öyleyse beni bu işe şahit tutma! Çünkü ben zulme şahitlik etmem” buyurdu.

Sunan an Nasai 3681

أَخْبَرَنَا أَبُو دَاوُدَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو حَيَّانَ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ، قَالَ سَأَلَتْ أُمِّي أَبِي بَعْضَ الْمَوْهِبَةِ فَوَهَبَهَا لِي فَقَالَتْ لاَ أَرْضَى حَتَّى أُشْهِدَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ قَالَ فَأَخَذَ أَبِي بِيَدِي وَأَنَا غُلاَمٌ فَأَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أُمَّ هَذَا ابْنَةَ رَوَاحَةَ طَلَبَتْ مِنِّي بَعْضَ الْمَوْهِبَةِ وَقَدْ أَعْجَبَهَا أَنْ أُشْهِدَكَ عَلَى ذَلِكَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ يَا بَشِيرُ أَلَكَ ابْنٌ غَيْرُ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَوَهَبْتَ لَهُ مِثْلَ مَا وَهَبْتَ لِهَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَلاَ تُشْهِدْنِي إِذًا فَإِنِّي لاَ أَشْهَدُ عَلَى جَوْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Numan (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Annem, babamdan bazı şeyleri bana bağışlamasını istemişti. Babam da onları bana bağışlamıştı. Fakat annem: ‘Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i şahit tutmadıkça ben buna razı olmam’ dedi.” Numan diyor ki: “Ben bir çocuktum. Babam elimden tuttu, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e getirdi ve: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Bu çocuğun annesi, ki Revaha’nın kızıdır, bu çocuğa bağışta bulunmamı istedi ve yaptığım bu bağışa seni şahit tutmamı arzu etti’ dedi.” Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ey Beşir! Senin bundan başka çocuğun var mı?” Beşir: “Evet” dedi. “Buna verdiğin gibi ona da verdin mi?” buyurdu. Beşir: “Hayır” dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Öyleyse beni şahit tutma! Çünkü ben zulme şahitlik etmem” buyurdu.

Sunan an Nasai 3682

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ عَامِرٍ، قَالَ أُخْبِرْتُ أَنَّ بَشِيرَ بْنَ سَعْدٍ أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ امْرَأَتِي عَمْرَةَ بِنْتَ رَوَاحَةَ أَمَرَتْنِي أَنْ أَتَصَدَّقَ عَلَى ابْنِهَا نُعْمَانَ بِصَدَقَةٍ وَأَمَرَتْنِي أَنْ أُشْهِدَكَ عَلَى ذَلِكَ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ هَلْ لَكَ بَنُونَ سِوَاهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَأَعْطَيْتَهُمْ مِثْلَ مَا أَعْطَيْتَ لِهَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَلاَ تُشْهِدْنِي عَلَى جَوْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Amir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bana haber verildiğine göre, Beşir b. Sa’d Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek şöyle dedi: “Ey Allah’ın Rasûlü! Karım Amre binti Revaha, oğlu Numan’a bir bağışta bulunmamı istedi ve seni de bu işte şahit yapmamı istedi.” Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ona dedi ki: “Senin bundan başka çocukların var mı?” Beşir: “Evet,” dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de: “Buna verdiğin şeylerin aynısını onlara da verdin mi?” buyurdu. Beşir: “Hayır,” deyince, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Öyleyse beni zulüm ve haksızlık olan bir işte şahit tutma,” buyurdu.

Sunan an Nasai 3683

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّا، عَنْ عَامِرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، ح وَأَنْبَأَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا حِبَّانُ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ زَكَرِيَّا، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ رَجُلاً، جَاءَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم - وَقَالَ مُحَمَّدٌ أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم - فَقَالَ إِنِّي تَصَدَّقْتُ عَلَى ابْنِي بِصَدَقَةٍ فَاشْهَدْ فَقَالَ ‏"‏ هَلْ لَكَ وَلَدٌ غَيْرُهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَعْطَيْتَهُمْ كَمَا أَعْطَيْتَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَأَشْهَدُ عَلَى جَوْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Abdullah b. Utbe b. Mes’ud (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, bir adam Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek: “Ben oğluma bir şey bağışladım, sen şahit ol,” dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Ondan başka çocuğun var mı?” buyurdu. Adam: “Evet,” deyince, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onlara da buna verdiğinden verdin mi?” buyurdu. Adam: “Hayır,” deyince, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Zulüm ve haksızlık olan bir işe şahit olacağım ha!” buyurdu.

Sunan an Nasai 3684

أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ فِطْرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي مُسْلِمُ بْنُ صُبَيْحٍ، قَالَ سَمِعْتُ النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ، يَقُولُ ذَهَبَ بِي أَبِي إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يُشْهِدُهُ عَلَى شَىْءٍ أَعْطَانِيهِ فَقَالَ ‏ "‏ أَلَكَ وَلَدٌ غَيْرُهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ وَصَفَّ بِيَدِهِ بِكَفِّهِ أَجْمَعَ كَذَا أَلاَ سَوَّيْتَ بَيْنَهُمْ ‏.‏

Müslim b. Subeyh (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Numan b. Beşir’den işittim, şöyle diyordu: “Babam, bana verdiği bir şeyde Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i şahit tutmak için beni onun yanına götürmüştü. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): ‘Ondan başka çocuğun var mı?’ buyurdu. Babam: ‘Evet, var,’ dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), ellerini bir araya getirerek: ‘Onların arasında adil olmalı değil miydin?’ buyurdu.”

Sunan an Nasai 3685

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا حِبَّانُ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ فِطْرٍ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ صُبَيْحٍ، قَالَ سَمِعْتُ النُّعْمَانَ، يَقُولُ وَهُوَ يَخْطُبُ انْطَلَقَ بِي أَبِي إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُشْهِدُهُ عَلَى عَطِيَّةٍ أَعْطَانِيهَا فَقَالَ ‏"‏ هَلْ لَكَ بَنُونَ سِوَاهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ سَوِّ بَيْنَهُمْ ‏"‏ ‏.‏

Müslim b. Subeyh (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Numan’dan işittim, şöyle diyordu: Babam bana yaptığı bir bağışta Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i şahit tutmak için beni Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e götürmüştü. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de: “Senin bundan başka çocukların var mı?” buyurdu. Babam: “Evet.” deyince, “Aralarında adil davran.” buyurdu.

Sunan an Nasai 3686

أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ سُفْيَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ حَاجِبِ بْنِ الْمُفَضَّلِ بْنِ الْمُهَلَّبِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ، يَخْطُبُ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اعْدِلُوا بَيْنَ أَبْنَائِكُمُ اعْدِلُوا بَيْنَ أَبْنَائِكُمْ ‏"‏ ‏.‏

Hacib b. Mufaddal b. Mühelleb (radıyallahü anh), babasından naklederek şöyle diyor: Numan b. Beşir’i konuşurken şöyle derken işittim: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Çocuklarınız arasında adaletle muamele edin! Çocuklarınız arasında adaletle muamele edin.”

Sunan an Nasai 3687