أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ أَيُّوبَ، قَالَ حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّهُ قَالَ طَلاَقُ السُّنَّةِ تَطْلِيقَةٌ وَهِيَ طَاهِرٌ فِي غَيْرِ جِمَاعٍ فَإِذَا حَاضَتْ وَطَهُرَتْ طَلَّقَهَا أُخْرَى فَإِذَا حَاضَتْ وَطَهُرَتْ طَلَّقَهَا أُخْرَى ثُمَّ تَعْتَدُّ بَعْدَ ذَلِكَ بِحَيْضَةٍ . قَالَ الأَعْمَشُ سَأَلْتُ إِبْرَاهِيمَ فَقَالَ مِثْلَ ذَلِكَ .
Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Sünnete uygun talak, kadını temiz olduğu ve kendisiyle cinsel ilişkide bulunulmadığı bir zamanda bir talakla boşamaktır. Kadın hayız görüp temizlenince onu bir kez daha boşar. Tekrar hayız görüp temizlenince onu bir kez daha boşar. Bundan sonra kadın bir hayız süresince iddet bekler. A’meş dedi ki: İbrahim’e sordum, o da bunun benzerini söyledi.