أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ عَطِيَّةَ الْقُرَظِيِّ، قَالَ كُنْتُ يَوْمَ حُكْمِ سَعْدٍ فِي بَنِي قُرَيْظَةَ غُلاَمًا فَشَكُّوا فِيَّ فَلَمْ يَجِدُونِي أَنْبَتُّ فَاسْتُبْقِيتُ فَهَا أَنَا ذَا بَيْنَ أَظْهُرِكُمْ .
Atiyye el-Kurazî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Benî Kureyza hakkında Sa’d’ın hüküm verdiği gün ben çocuktum. Benim hakkımda tereddüde düştüler; fakat ergenlik alametlerinden olan kıllarımın bitmediğini gördüler ve beni sağ bıraktılar. İşte ben hâlâ aranızdayım.