أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، قَالَ أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَرَضَهُ يَوْمَ أُحُدٍ وَهُوَ ابْنُ أَرْبَعَ عَشْرَةَ سَنَةً فَلَمْ يُجِزْهُ وَعَرَضَهُ يَوْمَ الْخَنْدَقِ وَهُوَ ابْنُ خَمْسَ عَشْرَةَ سَنَةً فَأَجَازَهُ .
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Uhud Savaşı’nda ben on dört yaşımdaydım. Savaşa katılmak için Rasûlüllah’a (sallallahü aleyhi ve sellem) arz olundum; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) izin vermedi. Hendek günü on beş yaşındaydım; savaşa katılmama izin verdi.