أَخْبَرَنِي عِمْرَانُ بْنُ بَكَّارٍ الْحِمْصِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ هِشَامٍ، أَنَّ عَائِشَةَ، قَالَتْ فَذَكَرَتْ نَحْوَهُ وَقَالَتْ أَرْسَلَ أَزْوَاجُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم زَيْنَبَ فَاسْتَأْذَنَتْ فَأَذِنَ لَهَا فَدَخَلَتْ فَقَالَتْ نَحْوَهُ . خَالَفَهُمَا مَعْمَرٌ رَوَاهُ عَنِ الزُّهْرِيِّ عَنْ عُرْوَةَ عَنْ عَائِشَةَ .
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, önceki hadisin benzerini zikretti ve şöyle dedi: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hanımları Zeyneb’i gönderdiler. Zeyneb izin istedi, kendisine izin verilince içeri girdi ve öncekinin benzerini söyledi. Ma‘mer bu iki râviye muhalefet ederek hadisi Zührî’den, Urve yoluyla Âişe’den rivâyet etmiştir.