أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ، قَالَ كَانَتِ الْقَسَامَةُ فِي الْجَاهِلِيَّةِ ثُمَّ أَقَرَّهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الأَنْصَارِيِّ الَّذِي وُجِدَ مَقْتُولاً فِي جُبِّ الْيَهُودِ فَقَالَتِ الأَنْصَارُ الْيَهُودُ قَتَلُوا صَاحِبَنَا .
İbnü'l-Müseyyeb'den rivâyete göre, şöyle demiştir: Cahiliye döneminde kasâme mevcuttu. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), Yahudilerin kuyusunda öldürülmüş olarak bulunan Ensârî hakkında bu hükmü devam ettirdi. Ensar: "Arkadaşımızı Yahudiler öldürdü" dedi.