أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، - وَهُوَ الْحَوْضِيُّ - قَالَ حَدَّثَنَا جَامِعُ بْنُ مَطَرٍ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ وَائِلٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنْتُ قَاعِدًا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَاءَ رَجُلٌ فِي عُنُقِهِ نِسْعَةٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ هَذَا وَأَخِي كَانَا فِي جُبٍّ يَحْفِرَانِهَا فَرَفَعَ الْمِنْقَارَ فَضَرَبَ بِهِ رَأْسَ صَاحِبِهِ فَقَتَلَهُ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " اعْفُ عَنْهُ " . فَأَبَى وَقَالَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ إِنَّ هَذَا وَأَخِي كَانَا فِي جُبٍّ يَحْفِرَانِهَا فَرَفَعَ الْمِنْقَارَ فَضَرَبَ بِهِ رَأْسَ صَاحِبِهِ فَقَتَلَهُ . فَقَالَ " اعْفُ عَنْهُ " . فَأَبَى ثُمَّ قَامَ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ هَذَا وَأَخِي كَانَا فِي جُبٍّ يَحْفِرَانِهَا فَرَفَعَ الْمِنْقَارَ - أُرَاهُ قَالَ - فَضَرَبَ رَأْسَ صَاحِبِهِ فَقَتَلَهُ . فَقَالَ " اعْفُ عَنْهُ " . فَأَبَى قَالَ " اذْهَبْ إِنْ قَتَلْتَهُ كُنْتَ مِثْلَهُ " . فَخَرَجَ بِهِ حَتَّى جَاوَزَ فَنَادَيْنَاهُ أَمَا تَسْمَعُ مَا يَقُولُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرَجَعَ فَقَالَ إِنْ قَتَلْتُهُ كُنْتُ مِثْلَهُ قَالَ " نَعَمِ اعْفُ " . فَخَرَجَ يَجُرُّ نِسْعَتَهُ حَتَّى خَفِيَ عَلَيْنَا .
Vail (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanında oturuyordum. Boynunda bir urgan bulunan bir adam geldi. Onu getiren kişi şöyle dedi: (Ey Allah’ın Rasûlü! Bu adamla kardeşim bir kuyuyu kazıyorlardı. Bu adam kazmayı kaldırıp arkadaşının başına vurdu ve onu öldürdü.) Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): (Onu affet) buyurdu. Adam kabul etmedi ve şöyle dedi: (Ey Allah’ın Peygamberi! Bu adamla kardeşim bir kuyuyu kazıyorlardı. Bu adam kazmayı kaldırıp arkadaşının başına vurdu ve onu öldürdü.) Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): (Onu affet) buyurdu. Adam yine kabul etmedi. Sonra kalkıp şöyle dedi: (Ey Allah’ın Rasûlü! Bu adamla kardeşim bir kuyuyu kazıyorlardı. Bu adam kazmayı kaldırdı, zannederim böyle söyledi, arkadaşının başına vurdu ve onu öldürdü.) Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): (Onu affet) buyurdu. Adam kabul etmeyince Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): (Git! Eğer onu öldürürsen sen de onun gibi olursun) buyurdu. Adam katili alıp uzaklaşıncaya kadar gitti. Biz ona: (Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ne söylediğini duymuyor musun?) diye seslendik. Bunun üzerine geri döndü ve: (Onu öldürürsem onun gibi mi olurum?) diye sordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): (Evet, affet) buyurdu. Böylece katil, boynundaki urganı sürükleyerek gözden kayboluncaya kadar gitti.