أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعْدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَمِّي، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ، أَخْبَرَنِي دَاوُدُ بْنُ الْحُصَيْنِ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ الآيَاتِ الَّتِي، فِي الْمَائِدَةِ الَّتِي قَالَهَا اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ { فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ أَوْ أَعْرِضْ عَنْهُمْ } إِلَى { الْمُقْسِطِينَ } إِنَّمَا نَزَلَتْ فِي الدِّيَةِ بَيْنَ النَّضِيرِ وَبَيْنَ قُرَيْظَةَ وَذَلِكَ أَنَّ قَتْلَى النَّضِيرِ كَانَ لَهُمْ شَرَفٌ يُودَوْنَ الدِّيَةَ كَامِلَةً وَأَنَّ بَنِي قُرَيْظَةَ كَانُوا يُودَوْنَ نِصْفَ الدِّيَةِ فَتَحَاكَمُوا فِي ذَلِكَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ ذَلِكَ فِيهِمْ فَحَمَلَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى الْحَقِّ فِي ذَلِكَ فَجَعَلَ الدِّيَةَ سَوَاءً .
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Mâide sûresinde Allah’ın, “Aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir” buyruğundan “Allah adil davrananları sever” buyruğuna kadar olan ayetler, Nadîr ile Kureyza arasındaki diyet hakkında indi. Çünkü Nadîrlilerin maktulleri şerefli sayılıyor ve onlar için tam diyet ödeniyordu. Kureyza oğullarının maktulleri için ise diyetin yarısı ödeniyordu. Bu konuda davalarının halledilmesi için Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i hakem tayin ettiler ve bunun üzerine yukarıdaki ayetler nazil oldu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onları bu konuda hakka yöneltti ve diyeti eşit kıldı.