أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ زُرَارَةَ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ، قَالَ قَاتَلَ يَعْلَى رَجُلاً فَعَضَّ أَحَدُهُمَا صَاحِبَهُ فَانْتَزَعَ يَدَهُ مِنْ فِيهِ فَنَدَرَتْ ثَنِيَّتُهُ فَاخْتَصَمَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " يَعَضُّ أَحَدُكُمْ أَخَاهُ كَمَا يَعَضُّ الْفَحْلُ لاَ دِيَةَ لَهُ " .
İmran b. Husayn (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ya’lâ bir adamla kavga etti. İkisinden biri diğerini ısırdı; diğeri elini onun ağzından çekince ısıranın ön dişi düştü. Davalaşarak Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in huzuruna çıktılar. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de şöyle buyurdu: “Biriniz kardeşini erkek devenin ısırdığı gibi ısıracak, öyle mi? Onun için diyet yoktur.”