Nesâî

4801 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، قَالَ أَنْبَأَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَاشِدٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ مُوسَى، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ قُتِلَ خَطَأً فَدِيَتُهُ مِائَةٌ مِنَ الإِبِلِ ثَلاَثُونَ بِنْتَ مَخَاضٍ وَثَلاَثُونَ بِنْتَ لَبُونٍ وَثَلاَثُونَ حِقَّةً وَعَشْرَةٌ بَنِي لَبُونٍ ذُكُورٍ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُقَوِّمُهَا عَلَى أَهْلِ الْقُرَى أَرْبَعَمِائَةَ دِينَارٍ أَوْ عِدْلَهَا مِنَ الْوَرِقِ وَيُقَوِّمُهَا عَلَى أَهْلِ الإِبِلِ إِذَا غَلَتْ رَفَعَ فِي قِيمَتِهَا وَإِذَا هَانَتْ نَقَصَ مِنْ قِيمَتِهَا عَلَى نَحْوِ الزَّمَانِ مَا كَانَ فَبَلَغَ قِيمَتُهَا عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا بَيْنَ الأَرْبَعِمِائَةِ دِينَارٍ إِلَى ثَمَانَمِائَةِ دِينَارٍ أَوْ عِدْلَهَا مِنَ الْوَرِقِ ‏.‏ قَالَ وَقَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّ مَنْ كَانَ عَقْلُهُ فِي الْبَقَرِ عَلَى أَهْلِ الْبَقَرِ مِائَتَىْ بَقَرَةٍ وَمَنْ كَانَ عَقْلُهُ فِي الشَّاةِ أَلْفَىْ شَاةٍ وَقَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّ الْعَقْلَ مِيرَاثٌ بَيْنَ وَرَثَةِ الْقَتِيلِ عَلَى فَرَائِضِهِمْ فَمَا فَضَلَ فَلِلْعَصَبَةِ وَقَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَعْقِلَ عَلَى الْمَرْأَةِ عَصَبَتُهَا مَنْ كَانُوا وَلاَ يَرِثُونَ مِنْهُ شَيْئًا إِلاَّ مَا فَضَلَ عَنْ وَرَثَتِهَا وَإِنْ قُتِلَتْ فَعَقْلُهَا بَيْنَ وَرَثَتِهَا وَهُمْ يَقْتُلُونَ قَاتِلَهَا ‏.‏

Amr b. Şuayb (radıyallahü anh)’ın babasından ve dedesinden rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim hata ile öldürülürse diyeti yüz devedir. Bu develerden otuz tanesi bir yaşını doldurmuş dişi, otuz tanesi iki yaşını doldurmuş dişi, otuz tanesi üç yaşını doldurmuş dişi, kalan on tanesi de iki yaşını doldurmuş erkek olacaktır.” Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şehir halkı için bunların değerini dört yüz dinar altın veya onun gümüş karşılığı olarak takdir ederdi. Deve sahipleri için ise develer pahalandığında değerini artırır, ucuzladığında değerini düşürürdü. Böylece Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında bunların değeri dört yüz dinardan sekiz yüz dinara veya bunun gümüş karşılığına kadar ulaşmıştı. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), diyeti sığır üzerinden ödeyen sığır sahipleri için iki yüz sığıra, koyun üzerinden ödeyenler için ise iki bin koyuna hükmetti. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), diyetin öldürülen kimsenin mirasçıları arasında hisselerine göre paylaştırılan bir miras olduğuna, artanın ise asabeye verileceğine hükmetti. Yine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), kadının ödemesi gereken diyeti, kim olurlarsa olsunlar, asabesinin ödemesine; onların, kadının mirasçılarından artan kısım dışında bu diyetten hiçbir şey alamamasına hükmetti. Kadın öldürülürse diyeti mirasçıları arasında paylaştırılır ve katilini öldürme hakkı da onlara ait olur.”

Sunan an Nasai 4801