حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، عَنْ أَشْعَثَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ أَبِي الْعَاصِ، قَالَ كَانَ آخِرُ مَا عَهِدَ إِلَىَّ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ لاَ أَتَّخِذَ مُؤَذِّنًا يَأْخُذُ عَلَى الأَذَانِ أَجْرًا .
Osman bin Ebi'l-As (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bana yaptığı son tavsiye, ezan için ücret alan bir müezzini ittihaz etmemem idi. AÇIKLAMA: El-Menhel yazarı, bu hadis ile ilgili olarak aşağıdaki malumatı vermiştir: «Hadisin zahiri, ezan için ücret almanın nehyine delalet eder. Bu hususta âlimler arasında ihtilaf ve verdikleri tafsilat vardır: 1- Ebu Hanife ve bazı âlimlere göre ezan okumak için ücret almak şart koşulmuş ise bu ücret haramdır. Bunların delillerinden birisi mezkûr hadistir. Delillerinden birisi de İbn-i Hibban'ın rivayet ettiği şu mealdeki hadistir: ‘Adamın birisi İbn-i Ömer (r.a.)'e: Ben Allah yolunda gerçekten seni severim, demiş. İbn-i Ömer (r.a.) de ona: Ben Allah yolunda gerçekten senden nefret ederim, diye karşılık vermiş. Adam: Sübhanallah! Ben Allah yolunda seni seviyorum. Sen Allah yolunda bana buğzediyorsun, deyince İbn-i Ömer (r.a.): Evet. Çünkü sen okuduğun ezan için ücret istersin, demiştir.’ Bir başka delilleri de İbn-i Mes'ud (r.a.)'den rivayet olunan şu mealdeki hadistir: ‘Dört şey vardır ki onlar üzerinde ücret alınmaz. Bu şeyler: Ezan, Kur'an okumak, miras taksimini hesaplamak ve şer'i hüküm vermektir.’ 2- Şafiilerin üç görüşü vardır. En sıhhatli kavle göre devlet reisi, hazineden veya kendi malından ezan ücretini ödeyebilir. Cemaattan olanlar veya başka şahıslar kendi mallarından ezan ücretini ödeyebilirler. İkinci görüşe göre hiç kimsenin ezan ücretini ödemesi caiz değildir. Üçüncü görüşe göre devlet yetkilisi ödeyebilir, şahıslar ödeyemez. 3- Hanbeli mezhebine göre fahri olarak ezan okuyacak kimse bulunursa ücretli müezzin tutmak caiz değildir. Aksi takdirde hazineden nafakası ödenir. Evzai de böyle demiştir. 4- Malikilere göre iki görüş vardır. İbnü'l-Arabi: ‘Sahih kavle göre ezan, namaz kıldırmak, şer'i hüküm vermek ve bilumum dinî hizmetlerin ifası için ücret almak caizdir. Çünkü halife, bütün dinî hizmetlerin yöneticisi olarak ücret alır. Devlet memurları onun adına çalıştıkları için onun gibi ücret almaları tabiidir. Bunun temel delili, Nebi (s.a.v.)'in şu mealdeki hadisidir: Zevcelerimin nafakasından ve atadığım valinin masrafından sonra bıraktığım bu şey sadakadır.’ HADİSİN FIKIH YÖNÜ: 1- Kavmin büyüğü müezzin tutarak halkın namazlarını cemaatle kılmalarına yardımcı olmalıdır. 2- Müezzin, ezan okumak için ücret istememelidir. Bu husustaki âlimlerin görüşlerini yukarıda anlattık.