حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ عِيسَى، أَخُو سُلَيْمٍ الْقَارِي عَنِ الْحَكَمِ بْنِ أَبَانَ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لِيُؤَذِّنْ لَكُمْ خِيَارُكُمْ وَلْيَؤُمَّكُمْ قُرَّاؤُكُمْ " .
İbn-i Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: «En seçkinleriniz sizin için ezan okusunlar ve Kur'an'ı en çok belleyenleriniz size namaz kıldırsın.» Bu hadisi Ebu Davud da rivayet etmiştir. AÇIKLAMA: Hadiste geçen «En seçkinleriniz...» tabiriyle din işlerinde en çok muhafazakâr olanlar kastedilmiştir. Müezzinler yüksek minarelerin üstüne çıkarak ezan okudukları için cami çevresindeki birçok evin avlu ve mahrem yerlerini, buralarda bulunan namahrem kadınları ve ev halkını görebilirler. Minareden cami çevresindeki evlerin mahrem yerlerine bakmayacak muhafazakâr insanların ezan okumakla görevlendirilmeleri burada tavsiye edilmiştir. Müezzinlerin çok dikkatli olmaları gereken diğer bir husus da namaz vakitleridir. Bu vakitlere azami itina gösterebilmeleri ve ihtiyatlı davranarak Müslümanların namazlarının ifsadına sebebiyet vermemeleri için takva sahibi ve muhafazakâr olmaları öngörülmüştür. Hadisin zahirine göre Kur'an'ı en çok belleyen kişi, kendisinden daha âlim olan adama tercihen imamlığa liyakatlidir. El-Menhel yazarının belirttiği gibi Kur'an'ı en çok belleyenin öncelikle imamlığa liyakati, onun namazla ilgili şer'i hükümleri bilmesi şartına bağlıdır. Bu sahada âlim olmadığı takdirde önceliği yoktur. Tercümede «Kur'an'ı en çok belleyenleriniz...» diye açıkladığımız «Kurra» kelimesi «Kari»nin çoğuludur. Kari: Okuyucu demektir. Burada kastedilen mana hakkında çeşitli yorumlar mevcuttur. El-Menhel yazarı «İmamlığa en liyakatli olan» babında yapılan yorumları şöylece sıralamıştır: 1- Kur'an'ı en çok belleyeniniz... 2- Kur'an'ı en güzel okuyanınız ve hükümlerini en iyi bileniniz... İkinci yoruma göre ezberin çokluğu ve azlığı imamlık için bir ölçü değildir. 3- Fıkıh hükümlerini en iyi bileniniz... Üçüncü yorumu tercih edenler mesnet olarak şöyle demişlerdir: Ashab-ı kiramın durumları dikkate alındığı zaman onların en kuvvetli fıkıhçılarının Kur'an'ı daha iyi okudukları anlaşılır. O hâlde en iyi okuyucu tabiriyle en kuvvetli âlimler kastedilmiştir. Bunun içindir ki İbn-i Mes'ud (r.a.): «Birimiz Kur'an'dan bir sure bellediği zaman o suredeki helal ve harama ait hükümleri ve sair bilgileri iyice kavramadıkça başka bir sureyi bellemeye geçmezdi.» demiştir. İbn-i Ömer (r.a.) de: «Resulullah (s.a.v.)'e nazil olan her suredeki emirleri, yasakları, helal ve haramı mutlaka biliriz.» demiştir. Hadis, Kur'an kıraatıyla meşgul olmanın yüceliğini, Kur'an öğrenimi ve öğretiminin faziletini ve Allah kelamının azametini bildirmektedir.