Sahih-i Buhârî

3185 numaralı hadis

حَدَّثَنَا عَبْدَانُ بْنُ عُثْمَانَ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مَيْمُونٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ بَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَاجِدٌ وَحَوْلَهُ نَاسٌ مِنْ قُرَيْشٍ مِنَ الْمُشْرِكِينَ إِذْ جَاءَ عُقْبَةُ بْنُ أَبِي مُعَيْطٍ بِسَلَى جَزُورٍ، فَقَذَفَهُ عَلَى ظَهْرِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَلَمْ يَرْفَعْ رَأْسَهُ حَتَّى جَاءَتْ فَاطِمَةُ ـ عَلَيْهَا السَّلاَمُ ـ فَأَخَذَتْ مِنْ ظَهْرِهِ، وَدَعَتْ عَلَى مَنْ صَنَعَ ذَلِكَ، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اللَّهُمَّ عَلَيْكَ الْمَلأَ مِنْ قُرَيْشٍ، اللَّهُمَّ عَلَيْكَ أَبَا جَهْلِ بْنَ هِشَامٍ، وَعُتْبَةَ بْنَ رَبِيعَةَ، وَشَيْبَةَ بْنَ رَبِيعَةَ، وَعُقْبَةَ بْنَ أَبِي مُعَيْطٍ، وَأُمَيَّةَ بْنَ خَلَفٍ ـ أَوْ أُبَىَّ بْنَ خَلَفٍ ‏"‏‏.‏ فَلَقَدْ رَأَيْتُهُمْ قُتِلُوا يَوْمَ بَدْرٍ، فَأُلْقُوا فِي بِئْرٍ، غَيْرَ أُمَيَّةَ أَوْ أُبَىٍّ، فَإِنَّهُ كَانَ رَجُلاً ضَخْمًا، فَلَمَّا جَرُّوهُ تَقَطَّعَتْ أَوْصَالُهُ قَبْلَ أَنْ يُلْقَى فِي الْبِئْرِ‏.‏

Abdullah’tan nakledildiğine göre şöyle demiştir: "Allah’ın Resulü secdede iken çevresinde Kureyş müşriklerinden bazıları bulunuyordu. Ukbe bin Ebu Muayt bir devenin döl yatağını getirip Nebi’nin sırtına attı. Nebi, Fatıma gelip onu sırtından alıncaya kadar başını kaldırmadı. Fatıma bunu yapanlara beddua etti. Nebi de: ‘Allah’ım, Kureyş’in ileri gelenlerini sana havale ediyorum! Allah’ım, Ebu Cehil bin Hişam’ı, Utbe bin Rebia’yı, Şeybe bin Rebia’yı, Ukbe bin Ebu Muayt’ı ve Ümeyye bin Halef’i ya da Übey bin Halef’i sana havale ediyorum!’ buyurdu. Onların Bedir günü öldürüldüklerini ve bir kuyuya atıldıklarını gördüm. Yalnız Ümeyye ya da Übey iri yapılı bir adamdı; onu sürüklediklerinde kuyuya atılmadan önce uzuvları parçalandı."

Sahih al Bukhari 3185