Muvatta Malik

588 numaralı hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ يُحَلِّي بَنَاتِهُ وَجَوَارِيَهُ الذَّهَبَ ثُمَّ لاَ يُخْرِجُ مِنْ حُلِيِّهِنَّ الزَّكَاةَ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ مَنْ كَانَ عِنْدَهُ تِبْرٌ أَوْ حَلْىٌ مِنْ ذَهَبٍ أَوْ فِضَّةٍ لاَ يُنْتَفَعُ بِهِ لِلُبْسٍ فَإِنَّ عَلَيْهِ فِيهِ الزَّكَاةَ فِي كُلِّ عَامٍ يُوزَنُ فَيُؤْخَذُ رُبُعُ عُشْرِهِ إِلاَّ أَنْ يَنْقُصَ مِنْ وَزْنِ عِشْرِينَ دِينَارًا عَيْنًا أَوْ مِائَتَىْ دِرْهَمٍ فَإِنْ نَقَصَ مِنْ ذَلِكَ فَلَيْسَ فِيهِ زَكَاةٌ وَإِنَّمَا تَكُونُ فِيهِ الزَّكَاةُ إِذَا كَانَ إِنَّمَا يُمْسِكُهُ لِغَيْرِ اللُّبْسِ فَأَمَّا التِّبْرُ وَالْحُلِيُّ الْمَكْسُورُ الَّذِي يُرِيدُ أَهْلُهُ إِصْلاَحَهُ وَلُبْسَهُ فَإِنَّمَا هُوَ بِمَنْزِلَةِ الْمَتَاعِ الَّذِي يَكُونُ عِنْدَ أَهْلِهِ فَلَيْسَ عَلَى أَهْلِهِ فِيهِ زَكَاةٌ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ لَيْسَ فِي اللُّؤْلُؤِ وَلاَ فِي الْمِسْكِ وَلاَ الْعَنْبَرِ زَكَاةٌ ‏.‏

Nâfi'den nakledildiğine göre Abdullah b. Ömer, kızlarına ve cariyelerine altın ziynet eşyası taktırır, sonra onların ziynetlerinden zekât vermezdi. Mâlik şöyle dedi: Elinde külçe hâlinde altın veya gümüş yahut takınmak için kullanılmayan altın veya gümüş ziynet eşyası bulunan kimseye, bunlar için her yıl zekât gerekir. Bunlar tartılır ve kırkta biri alınır. Ancak ağırlığı yirmi dinar altından veya iki yüz dirhem gümüşten az olursa zekât gerekmez. Zekât, ancak ziynet eşyası takınmak dışında bir amaçla elde tutuluyorsa gerekir. Sahibinin tamir ettirip takınmak istediği külçe ve kırılmış ziynet eşyası ise kişinin yanında bulunan kullanım eşyası hükmündedir; sahibine bunlar için zekât gerekmez. Mâlik şöyle dedi: İnci, misk ve amberde zekât yoktur.

Muwatta Malik 588