Muvatta Malik

603 numaralı hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، أَنَّهُ قَالَ أَخْبَرَنِي رَجُلاَنِ، مِنْ أَشْجَعَ أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ مَسْلَمَةَ الأَنْصَارِيَّ، كَانَ يَأْتِيهِمْ مُصَدِّقًا فَيَقُولُ لِرَبِّ الْمَالِ أَخْرِجْ إِلَىَّ صَدَقَةَ مَالِكَ ‏.‏ فَلاَ يَقُودُ إِلَيْهِ شَاةً فِيهَا وَفَاءٌ مِنْ حَقِّهِ إِلاَّ قَبِلَهَا ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ السُّنَّةُ عِنْدَنَا - وَالَّذِي أَدْرَكْتُ عَلَيْهِ أَهْلَ الْعِلْمِ بِبَلَدِنَا - أَنَّهُ لاَ يُضَيَّقُ عَلَى الْمُسْلِمِينَ فِي زَكَاتِهِمْ وَأَنْ يُقْبَلَ مِنْهُمْ مَا دَفَعُوا مِنْ أَمْوَالِهِمْ ‏.‏

Muhammed b. Yahyâ b. Habbân şöyle dedi: Eşca‘ kabilesinden iki adam bana, Muhammed b. Mesleme el-Ensârî'nin kendilerine zekât memuru olarak geldiğini ve mal sahibine, «Malının zekâtını bana çıkar.» dediğini haber verdi. Mal sahibi, zekât borcunu karşılayacak nitelikte hangi koyunu getirirse onu kabul ederdi. Mâlik şöyle dedi: Bizde sünnet olan ve beldemizdeki ilim ehlini üzerinde bulduğum uygulama şudur: Müslümanlara zekâtları hususunda zorluk çıkarılmaz ve mallarından verdikleri şey kendilerinden kabul edilir.

Muwatta Malik 603