Sahih-i Buhârî

3506 numaralı hadis

حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ عُثْمَانَ، دَعَا زَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ وَعَبْدَ اللَّهِ بْنَ الزُّبَيْرِ وَسَعِيدَ بْنَ الْعَاصِ وَعَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ الْحَارِثِ بْنِ هِشَامٍ فَنَسَخُوهَا فِي الْمَصَاحِفِ، وَقَالَ عُثْمَانُ لِلرَّهْطِ الْقُرَشِيِّينَ الثَّلاَثَةِ إِذَا اخْتَلَفْتُمْ أَنْتُمْ وَزَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ فِي شَىْءٍ مِنَ الْقُرْآنِ، فَاكْتُبُوهُ بِلِسَانِ قُرَيْشٍ، فَإِنَّمَا نَزَلَ بِلِسَانِهِمْ‏.‏ فَفَعَلُوا ذَلِكَ‏.‏

Enes r.a.'den rivayete göre Osman r.a., Zeyd b. Sabit, Abdullah b. ez-Zubeyr, Said b. el-Âs ve Abdurrahman b. el-Haris b. Hişam'ı çağırdı. Onlar da onu, Kur'an'ın yazılı olduğu sahifelerden Mushaflara istinsah ettiler. Osman, Kureyş'ten olan üç kişiye dedi ki: "Sizler Kur'an'ın herhangi bir lafzı hakkında Zeyd b. Sabit ile görüş ayrılığına düşecek olursanız onu Kureyş diliyle yazınız. Çünkü o ancak onların diliyle inmiştir." Onlar da bunu yerine getirdiler.

Sahih al Bukhari 3506