وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، لَمْ يَكُنْ يُضَحِّي عَمَّا فِي بَطْنِ الْمَرْأَةِ . قَالَ مَالِكٌ الضَّحِيَّةُ سُنَّةٌ وَلَيْسَتْ بِوَاجِبَةٍ وَلاَ أُحِبُّ لأَحَدٍ مِمَّنْ قَوِيَ عَلَى ثَمَنِهَا أَنْ يَتْرُكَهَا .
Nâfi'den rivayet edildiğine göre Abdullah b. Ömer, anne karnındaki çocuk için kurban kesmezdi. Mâlik der ki: "Kurban kesmek vacip değil, sünnettir. Bununla birlikte bedelini ödemeye gücü yeten hiç kimsenin onu terk etmesini hoş karşılamam."