حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ فَيْرُوزَ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سُئِلَ مَاذَا يُتَّقَى مِنَ الضَّحَايَا فَأَشَارَ بِيَدِهِ وَقَالَ " أَرْبَعًا " . وَكَانَ الْبَرَاءُ يُشِيرُ بِيَدِهِ وَيَقُولُ يَدِي أَقْصَرُ مِنْ يَدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْعَرْجَاءُ الْبَيِّنُ ظَلْعُهَا وَالْعَوْرَاءُ الْبَيِّنُ عَوَرُهَا وَالْمَرِيضَةُ الْبَيِّنُ مَرَضُهَا وَالْعَجْفَاءُ الَّتِي لاَ تُنْقِي " .
Bera' b. Azib'den (r.a.) rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, "Kurbanlık hayvan seçerken nelere dikkat edilmelidir?" diye soruldu. O da eliyle işaret ederek şöyle buyurdu: "Dört şeyden." Bera bunu anlatırken eliyle işaret ediyor ve "Benim elim Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in elinden kısadır" diyordu. Sonra sözüne şöyle devam etti: "1- Topallığı açıkça belli olan topal, 2- Körlüğü açıkça belli olan tek gözlü, 3- Hastalığı açıkça belli olan hasta, 4- İliksiz kalacak derecede zayıf hayvan."
Muwatta Malik 1028
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ يَتَّقِي مِنَ الضَّحَايَا وَالْبُدْنِ الَّتِي لَمْ تُسِنَّ وَالَّتِي نَقَصَ مِنْ خَلْقِهَا . قَالَ مَالِكٌ وَهَذَا أَحَبُّ مَا سَمِعْتُ إِلَىَّ .
Nafi'den (r.a.) rivayete göre, Abdullah b. Ömer kurbanlık koyun ve develerden yaşı dolmamış ve yaratılışında eksiklik bulunanlardan sakınırdı. Malik, "Bu konuda işittiklerim arasında en beğendiğim budur" dedi.
Muwatta Malik 1029
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، ضَحَّى مَرَّةً بِالْمَدِينَةِ . قَالَ نَافِعٌ فَأَمَرَنِي أَنْ أَشْتَرِيَ لَهُ كَبْشًا فَحِيلاً أَقْرَنَ ثُمَّ أَذْبَحَهُ يَوْمَ الأَضْحَى فِي مُصَلَّى النَّاسِ . قَالَ نَافِعٌ فَفَعَلْتُ ثُمَّ حُمِلَ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ فَحَلَقَ رَأْسَهُ حِينَ ذُبِحَ الْكَبْشُ وَكَانَ مَرِيضًا لَمْ يَشْهَدِ الْعِيدَ مَعَ النَّاسِ . قَالَ نَافِعٌ وَكَانَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ يَقُولُ لَيْسَ حِلاَقُ الرَّأْسِ بِوَاجِبٍ عَلَى مَنْ ضَحَّى . وَقَدْ فَعَلَهُ ابْنُ عُمَرَ .
Nafi' (r.a.)'den rivayete göre, Abdullah b. Ömer bir defa Medine'de kurban kesmişti. Nafi' diyor ki: "Bana boynuzlu, damızlık bir koç satın almamı, sonra onu kurban bayramı günü halkın namaz için toplandığı yerde kesmemi emretti." Nafi' diyor ki: "Ben de aynen yaptım. Sonra koç kendisine götürüldü. Kurban kesildiğinde başını tıraş etti. Hasta olduğu için halkla birlikte bayram namazında bulunamadı." Nafi' diyor ki: "Abdullah b. Ömer şöyle derdi: 'Kurban kesenin saçını tıraş etmesi gerekmez.' Halbuki kendisi böyle yapmıştı."
Muwatta Malik 1030
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ أَبَا بُرْدَةَ بْنَ نِيَارٍ، ذَبَحَ ضَحِيَّتَهُ قَبْلَ أَنْ يَذْبَحَ، رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الأَضْحَى فَزَعَمَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَهُ أَنْ يَعُودَ بِضَحِيَّةٍ أُخْرَى . قَالَ أَبُو بُرْدَةَ لاَ أَجِدُ إِلاَّ جَذَعًا يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " وَإِنْ لَمْ تَجِدْ إِلاَّ جَذَعًا فَاذْبَحْ " .
Büşeyr b. Yesar (r.a.)'dan rivayete göre, Ebu Bürde b. Niyar, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurbanını kesmeden önce kendi kurbanını kesmişti. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine başka bir kurban kesmesini emretti. O da: "Ey Allah'ın Rasulü, bir çepiçten başka bir şey bulamıyorum." dedi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de: "Ondan başkasını bulamıyorsan onu kes." buyurdu.
Muwatta Malik 1031
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ تَمِيمٍ، أَنَّ عُوَيْمِرَ بْنَ أَشْقَرَ، ذَبَحَ ضَحِيَّتَهُ قَبْلَ أَنْ يَغْدُوَ، يَوْمَ الأَضْحَى وَأَنَّهُ ذَكَرَ ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَمَرَهُ أَنْ يَعُودَ بِضَحِيَّةٍ أُخْرَى .
Abbad b. Temim (r.a.)'den rivayete göre, Uveymir b. Eşkar kurbanını bayram günü namaza çıkmadan önce kesmişti. Durumu Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlatınca o da başka bir kurban kesmesini emretti.
Muwatta Malik 1032
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ الْمَكِّيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ أَكْلِ لُحُومِ الضَّحَايَا بَعْدَ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ ثُمَّ قَالَ بَعْدُ " كُلُوا وَتَصَدَّقُوا وَتَزَوَّدُوا وَادَّخِرُوا " .
Cabir b. Abdullah r.a.'dan rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurban etlerinin üç günden sonra yenmesini yasak etmişti. Daha sonraları da şöyle buyurmuştu: "Yiyiniz, tasadduk ediniz, azık yapınız ve muhafaza ederek sonraları yiyiniz."
Muwatta Malik 1033
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ وَاقِدٍ، أَنَّهُ قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَكْلِ لُحُومِ الضَّحَايَا بَعْدَ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ . قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي بَكْرٍ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِعَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ فَقَالَتْ صَدَقَ سَمِعْتُ عَائِشَةَ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم تَقُولُ دَفَّ نَاسٌ مِنْ أَهْلِ الْبَادِيَةِ حَضْرَةَ الأَضْحَى فِي زَمَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " ادَّخِرُوا لِثَلاَثٍ وَتَصَدَّقُوا بِمَا بَقِيَ " . قَالَتْ فَلَمَّا كَانَ بَعْدَ ذَلِكَ قِيلَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَقَدْ كَانَ النَّاسُ يَنْتَفِعُونَ بِضَحَايَاهُمْ وَيَجْمِلُونَ مِنْهَا الْوَدَكَ وَيَتَّخِذُونَ مِنْهَا الأَسْقِيَةَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ " وَمَا ذَلِكَ " . أَوْ كَمَا قَالَ . قَالُوا نَهَيْتَ عَنْ لُحُومِ الضَّحَايَا بَعْدَ ثَلاَثٍ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّمَا نَهَيْتُكُمْ مِنْ أَجْلِ الدَّافَّةِ الَّتِي دَفَّتْ عَلَيْكُمْ فَكُلُوا وَتَصَدَّقُوا وَادَّخِرُوا " .
Abdullah b. Vakıd (r.a)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurban etlerinin üç günden sonra yenmesini yasaklamıştı." Abdullah b. Ebi Bekir durumu Amre binti Abdurrahman'a sormuş, o da şöyle cevap vermiştir: "Aişe'den işittim, şöyle diyordu: Bayram günü çölden bir grup insan Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'a geldi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem o gün Müslümanlara: 'Üç günlük yiyeceğinizi muhafaza edebilirsiniz, fazlasını tasadduk ediniz' buyurdu." Aişe diyor ki: "Bundan sonra Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'a, 'Müslümanlar kurban etlerinden faydalanıyorlar, yağlarını eritip onlardan istifade ediyorlar ve derilerinden su kabı elde ediyorlar' denildi. Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: 'Ne var bunda?' buyurdu veya buna benzer bir ifade kullandı. Onlar da şöyle dediler: 'Kurban etlerinin üç günden fazla saklanmasını yasaklamıştınız.' Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: 'O gün çölden gelen misafirlerin doyurulması için yasaklamıştım. Dolayısıyla şimdi o etlerden yiyebilir, tasadduk edebilir ve saklayabilirsiniz.'"
Muwatta Malik 1034
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّهُ قَدِمَ مِنْ سَفَرٍ فَقَدَّمَ إِلَيْهِ أَهْلُهُ لَحْمًا . فَقَالَ انْظُرُوا أَنْ يَكُونَ هَذَا مِنْ لُحُومِ الأَضْحَى . فَقَالُوا هُوَ مِنْهَا . فَقَالَ أَبُو سَعِيدٍ أَلَمْ يَكُنْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْهَا فَقَالُوا إِنَّهُ قَدْ كَانَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْدَكَ أَمْرٌ . فَخَرَجَ أَبُو سَعِيدٍ فَسَأَلَ عَنْ ذَلِكَ فَأُخْبِرَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " نَهَيْتُكُمْ عَنْ لُحُومِ الأَضْحَى بَعْدَ ثَلاَثٍ فَكُلُوا وَتَصَدَّقُوا وَادَّخِرُوا وَنَهَيْتُكُمْ عَنْ الاِنْتِبَاذِ فَانْتَبِذُوا وَكُلُّ مُسْكِرٍ حَرَامٌ وَنَهَيْتُكُمْ عَنْ زِيَارَةِ الْقُبُورِ فَزُورُوهَا وَلاَ تَقُولُوا هُجْرًا " . يَعْنِي لاَ تَقُولُوا سُوءًا .
Ebu Said el-Hudri (r.a)'den rivayete göre, kendisi bir yolculuktan dönmüştü. Ailesi kendisine et ikram etti. O da: "Bakın! Kurban eti olmasın" dedi. Onlar da: "Evet, kurban etidir" dediler. Ebu Said de: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem o etlerin günlerce saklanmasını yasak etmemiş miydi?" deyince onlar da: "Evet, ama senden sonra muhafaza edebileceğimizi söyledi" dediler. Ebu Said çıktı ve durumu soruşturdu. Kendisine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ın şöyle buyurduğunu haber verdiler: "Size üç günden fazla kurban etlerini saklamamanızı emretmiştim. Şimdi o etlerden yiyebilir, tasadduk edebilir ve bir kısmını da saklayarak kullanabilirsiniz. Şıra yapmanızı yasaklamıştım, şimdi yapabilirsiniz. Her sarhoşluk veren içki haramdır. Kabirleri ziyaret etmenizi yasaklamıştım. Şimdi ziyaret edebilirsiniz fakat kötü sözler söylemeyiniz."
Muwatta Malik 1035
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ الْمَكِّيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّهُ قَالَ نَحَرْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَامَ الْحُدَيْبِيَةِ الْبَدَنَةَ عَنْ سَبْعَةٍ وَالْبَقَرَةَ عَنْ سَبْعَةٍ .
Cabir b. Abdullah (r.a)'dan rivayete göre, şöyle demiştir: "Hudeybiye anlaşmasının olduğu yıl Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'le beraber yedi kişi adına bir deve, yine yedi kişi adına bir sığır kurban kesmiştik."
Muwatta Malik 1036
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ صَيَّادٍ، أَنَّ عَطَاءَ بْنَ يَسَارٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَا أَيُّوبَ الأَنْصَارِيَّ أَخْبَرَهُ قَالَ كُنَّا نُضَحِّي بِالشَّاةِ الْوَاحِدَةِ يَذْبَحُهَا الرَّجُلُ عَنْهُ وَعَنْ أَهْلِ بَيْتِهِ ثُمَّ تَبَاهَى النَّاسُ بَعْدُ فَصَارَتْ مُبَاهَاةً .
Ebu Eyyub el-Ensari (r.a) şöyle haber vermiştir: "Biz kurban olarak tek koyun keserdik. Kişi bu koyunu hem kendisi adına hem de ailesi adına (yani her ev için bir kurban) keserdi. Sonradan insanlar kurbanı birbirlerine karşı övünme vesilesi haline getirdiler ve bu övünme işi öylece devam etti gitti."
Muwatta Malik 1037
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّهُ قَالَ مَا نَحَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْهُ وَعَنْ أَهْلِ بَيْتِهِ إِلاَّ بَدَنَةً وَاحِدَةً أَوْ بَقَرَةً وَاحِدَةً . قَالَ مَالِكٌ لاَ أَدْرِي أَيَّتَهُمَا قَالَ ابْنُ شِهَابٍ .
İbn-i Şihab (r.a)'dan rivayete göre, şöyle demiştir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisi ve ailesi adına yalnızca bir deve veya bir sığır kurban etmiştir." Malik der ki: "Ravi İbn-i Şihab'ın deve mi yoksa sığır mı dediğini bilmiyorum."
Muwatta Malik 1038
وَحَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، قَالَ الأَضْحَى يَوْمَانِ بَعْدَ يَوْمِ الأَضْحَى . وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، مِثْلُ ذَلِكَ
Kurban bayramı gününden sonra iki gün daha kurban kesme günüdür. Mâlik'e ulaştığına göre Ali de bunun benzerini söylemiştir.
Muwatta Malik 1039
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، لَمْ يَكُنْ يُضَحِّي عَمَّا فِي بَطْنِ الْمَرْأَةِ . قَالَ مَالِكٌ الضَّحِيَّةُ سُنَّةٌ وَلَيْسَتْ بِوَاجِبَةٍ وَلاَ أُحِبُّ لأَحَدٍ مِمَّنْ قَوِيَ عَلَى ثَمَنِهَا أَنْ يَتْرُكَهَا .
Nâfi'den rivayet edildiğine göre Abdullah b. Ömer, anne karnındaki çocuk için kurban kesmezdi. Mâlik der ki: "Kurban kesmek vacip değil, sünnettir. Bununla birlikte bedelini ödemeye gücü yeten hiç kimsenin onu terk etmesini hoş karşılamam."
Muwatta Malik 1041