حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقِيلَ لَهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ نَاسًا مِنْ أَهْلِ الْبَادِيَةِ يَأْتُونَنَا بِلُحْمَانٍ وَلاَ نَدْرِي هَلْ سَمَّوُا اللَّهَ عَلَيْهَا أَمْ لاَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " سَمُّوا اللَّهَ عَلَيْهَا ثُمَّ كُلُوهَا " . قَالَ مَالِكٌ وَذَلِكَ فِي أَوَّلِ الإِسْلاَمِ .
Hişam b. Urve (r.a.) babasından naklederek şöyle diyor: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, 'Ey Allah'ın Resûlü! Çölden bazı bedeviler bize etler getiriyorlar, fakat biz bunlar kesilirken besmele çekilip çekilmediğini bilmiyoruz' denildi. Bunun üzerine Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: 'Allah'ın adını anın ve sonra onları yiyin.'" Mâlik der ki: "Bu, İslâm'ın ilk yıllarında idi."
Muwatta Malik 1042
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَيَّاشِ بْنِ أَبِي رَبِيعَةَ الْمَخْزُومِيَّ، أَمَرَ غُلاَمًا لَهُ أَنْ يَذْبَحَ ذَبِيحَةً فَلَمَّا أَرَادَ أَنْ يَذْبَحَهَا قَالَ لَهُ سَمِّ اللَّهَ . فَقَالَ لَهُ الْغُلاَمُ قَدْ سَمَّيْتُ . فَقَالَ لَهُ سَمِّ اللَّهَ وَيْحَكَ . قَالَ لَهُ قَدْ سَمَّيْتُ اللَّهَ . فَقَالَ لَهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَيَّاشٍ وَاللَّهِ لاَ أَطْعَمُهَا أَبَدًا .
Yahya b. Said (r.a.)'den rivayete göre, Abdullah b. Ayyaş b. Ebi Rabia el-Mahzumi, kölesine bir hayvan kesmesini emretti. Köle hayvanı kesmek isteyince de: "Bismillah de" dedi. Köle de: "Dedim" dedi. O yine: "Bismillah de, yazıklar olsun sana" dedi. O da yine: "Allah'ın adını andım" dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Ayyaş: "Vallahi hiçbir zaman o etten yemem" diye yemin etti.
Muwatta Malik 1043
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ رَجُلاً، مِنَ الأَنْصَارِ مِنْ بَنِي حَارِثَةَ كَانَ يَرْعَى لِقْحَةً لَهُ بِأُحُدٍ فَأَصَابَهَا الْمَوْتُ فَذَكَّاهَا بِشِظَاظٍ فَسُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ " لَيْسَ بِهَا بَأْسٌ فَكُلُوهَا " .
Ata b. Yesar (r.a.)'dan rivayete göre, Ensar'ın Harise oğulları kolundan bir kimse Uhud bölgesinde sağmal devesini otlatıyordu. Hayvan ölümle baş başa kaldı. Sahibi onu bir tarafı keskin bir ağaçla kesti. Durum Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bildirildi. O da: "Sakıncası yok, yiyebilirsiniz" buyurdu.
Muwatta Malik 1044
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ رَجُلٍ، مِنَ الأَنْصَارِ عَنْ مُعَاذِ بْنِ سَعْدٍ، أَوْ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ أَنَّ جَارِيَةً، لِكَعْبِ بْنِ مَالِكٍ كَانَتْ تَرْعَى غَنَمًا لَهَا بِسَلْعٍ فَأُصِيبَتْ شَاةٌ مِنْهَا فَأَدْرَكَتْهَا فَذَكَّتْهَا بِحَجَرٍ فَسُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ " لاَ بَأْسَ بِهَا فَكُلُوهَا " .
Muaz b. Sa'd (r.a.) veya Sa'd b. Muaz'dan rivayete göre, Ka'b b. Malik'in cariyesi Sel' Dağı'nda koyunlarını otlatıyordu. Koyunlarından biri hastalanıp ölümle baş başa kaldı. Cariye hemen yetişip onu keskin bir taşla kesti. Durum Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e soruldu. O da: "Sakıncası yok, yiyebilirsiniz" buyurdu.
Muwatta Malik 1045
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ ثَوْرِ بْنِ زَيْدٍ الدِّيلِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّهُ سُئِلَ عَنْ ذَبَائِحِ، نَصَارَى الْعَرَبِ فَقَالَ لاَ بَأْسَ بِهَا وَتَلاَ هَذِهِ الآيَةَ {وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ }.
Sevr b. Zeyd ed-Dilî'den rivayete göre, Abdullah b. Abbas'a Hıristiyan Arapların kestiklerinin yenip yenmeyeceği soruldu. O da şöyle dedi: "Bunda bir sakınca yoktur." Ardından Mâide suresi 51. ayetini okudu: "Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o da onlardandır."
Muwatta Malik 1046
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، كَانَ يَقُولُ مَا فَرَى الأَوْدَاجَ فَكُلُوهُ .
Malik'e ulaşan haberlere göre, Abdullah b. Abbas şöyle derdi: "Boyun damarlarını kesen şeyle kesim yapılan hayvanın etinden yiyebilirsiniz."
Muwatta Malik 1047
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ مَا ذُبِحَ بِهِ إِذَا بَضَعَ فَلاَ بَأْسَ بِهِ إِذَا اضْطُرِرْتَ إِلَيْهِ .
Malik, Yahya b. Saîd'den, Saîd b. Müseyyeb'in şöyle dediğini aktarmıştır: "Mecbur kaldığında, eti kesen bir aletle hayvanı boğazlamakta hiçbir sakınca yoktur."
Muwatta Malik 1048
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي مُرَّةَ، مَوْلَى عَقِيلِ بْنِ أَبِي طَالِبٍ أَنَّهُ سَأَلَ أَبَا هُرَيْرَةَ عَنْ شَاةٍ، ذُبِحَتْ فَتَحَرَّكَ بَعْضُهَا فَأَمَرَهُ أَنْ يَأْكُلَهَا ثُمَّ سَأَلَ عَنْ ذَلِكَ زَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ فَقَالَ إِنَّ الْمَيْتَةَ لَتَتَحَرَّكُ وَنَهَاهُ عَنْ ذَلِكَ . وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنْ شَاةٍ تَرَدَّتْ فَتَكَسَّرَتْ فَأَدْرَكَهَا صَاحِبُهَا فَذَبَحَهَا فَسَالَ الدَّمُ مِنْهَا وَلَمْ تَتَحَرَّكْ فَقَالَ مَالِكٌ إِذَا كَانَ ذَبَحَهَا وَنَفَسُهَا يَجْرِي وَهِيَ تَطْرِفُ فَلْيَأْكُلْهَا .
Kesilen ve bir kısmı hareket eden bir koyunun hükmünü Ebû Hüreyre'ye sordu; Ebû Hüreyre ona yemesini söyledi. Sonra Zeyd b. Sâbit'e sorunca, "Ölü hayvan da hareket edebilir" diyerek onu yemekten menetti. Mâlik'e, yüksekten düşüp kemikleri kırılan, sahibi yetişip kestiğinde kanı akan fakat hareket etmeyen koyun soruldu. Mâlik, "Nefesi devam eder ve gözünü kırpıyor halde kesmişse yesin" dedi.
Muwatta Malik 1049
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ إِذَا نُحِرَتِ النَّاقَةُ فَذَكَاةُ مَا فِي بَطْنِهَا فِي ذَكَاتِهَا إِذَا كَانَ قَدْ تَمَّ خَلْقُهُ وَنَبَتَ شَعَرُهُ فَإِذَا خَرَجَ مِنْ بَطْنِ أُمِّهِ ذُبِحَ حَتَّى يَخْرُجَ الدَّمُ مِنْ جَوْفِهِ .
Nafi' (r.a)'den rivayete göre, Abdullah b. Ömer şöyle derdi: "Deve kurban edildiği zaman eğer karnındaki yavrusunun organları teşekkül etmiş, tüyleri çıkmış ise anasının kesimi yavrusunun da kesimi yerine geçer. Yavru anasının karnından çıkmışsa içinden kan çıkıncaya kadar o da kesilir."
Muwatta Malik 1050
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قُسَيْطٍ اللَّيْثِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ ذَكَاةُ مَا فِي بَطْنِ الذَّبِيحَةِ فِي ذَكَاةِ أُمِّهِ إِذَا كَانَ قَدْ تَمَّ خَلْقُهُ وَنَبَتَ شَعَرُهُ .
Said b. Müseyyeb (r.a)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Kurbanlık hayvanın karnındaki yavrusunun kesimi, eğer organları teşekkül etmiş ve tüyleri çıkmış ise annesinin kesimiyle tamam olmuş olur."
Muwatta Malik 1051