Muvatta Malik

1079 numaralı hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ رَبِّهِ بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ أَبَا بَكْرِ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ هِشَامٍ، كَانَ لاَ يَفْرِضُ إِلاَّ لِلْجَدَّتَيْنِ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ الْمُجْتَمَعُ عَلَيْهِ عِنْدَنَا الَّذِي لاَ اخْتِلاَفَ فِيهِ وَالَّذِي أَدْرَكْتُ عَلَيْهِ أَهْلَ الْعِلْمِ بِبَلَدِنَا أَنَّ الْجَدَّةَ أُمَّ الأُمِّ لاَ تَرِثُ مَعَ الأُمِّ دِنْيَا شَيْئًا وَهِيَ فِيمَا سِوَى ذَلِكَ يُفْرَضُ لَهَا السُّدُسُ فَرِيضَةً وَأَنَّ الْجَدَّةَ أُمَّ الأَبِ لاَ تَرِثُ مَعَ الأُمِّ وَلاَ مَعَ الأَبِ شَيْئًا وَهِيَ فِيمَا سِوَى ذَلِكَ يُفْرَضُ لَهَا السُّدُسُ فَرِيضَةً فَإِذَا اجْتَمَعَتِ الْجَدَّتَانِ أُمُّ الأَبِ وَأُمُّ الأُمِّ وَلَيْسَ لِلْمُتَوَفَّى دُونَهُمَا أَبٌ وَلاَ أُمٌّ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ فَإِنِّي سَمِعْتُ أَنَّ أُمَّ الأُمِّ إِنْ كَانَتْ أَقْعَدَهُمَا كَانَ لَهَا السَّدُسُ دُونَ أُمِّ الأَبِ وَإِنْ كَانَتْ أُمُّ الأَبِ أَقْعَدَهُمَا أَوْ كَانَتَا فِي الْقُعْدَدِ مِنَ الْمُتَوَفَّى بِمَنْزِلَةٍ سَوَاءً فَإِنَّ السُّدُسَ بَيْنَهُمَا نِصْفَانِ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ وَلاَ مِيرَاثَ لأَحَدٍ مِنَ الْجَدَّاتِ إِلاَّ لِلْجَدَّتَيْنِ لأَنَّهُ بَلَغَنِي أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَرَّثَ الْجَدَّةَ ثُمَّ سَأَلَ أَبُو بَكْرٍ عَنْ ذَلِكَ حَتَّى أَتَاهُ الثَّبَتُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ وَرَّثَ الْجَدَّةَ فَأَنْفَذَهُ لَهَا ثُمَّ أَتَتِ الْجَدَّةُ الأُخْرَى إِلَى عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ فَقَالَ لَهَا مَا أَنَا بِزَائِدٍ فِي الْفَرَائِضِ شَيْئًا فَإِنِ اجْتَمَعْتُمَا فَهُوَ بَيْنَكُمَا وَأَيَّتُكُمَا خَلَتْ بِهِ فَهُوَ لَهَا ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ ثُمَّ لَمْ نَعْلَمْ أَحَدًا وَرَّثَ غَيْرَ جَدَّتَيْنِ مُنْذُ كَانَ الإِسْلاَمُ إِلَى الْيَوْمِ ‏.‏

Abdürabbih b. Saîd'den rivayet edildiğine göre Ebû Bekir b. Abdurrahman b. Hâris b. Hişâm, yalnız iki nineye belirli bir pay verirdi. Mâlik şöyle dedi: "Bizde üzerinde ittifak edilen, hakkında ihtilaf bulunmayan ve beldemizdeki ilim ehlini uygularken gördüğüm hüküm şudur: Anneanne, anneyle birlikte bulunduğunda hiçbir şey miras alamaz. Bunun dışındaki durumlarda ona farz olarak altıda bir verilir. Babaanne de anneyle veya babayla birlikte bulunduğunda hiçbir şey miras alamaz. Bunun dışındaki durumlarda ona farz olarak altıda bir verilir. Babaanne ile anneanne birlikte bulunur ve ölenin onlardan daha yakın bir babası veya annesi bulunmazsa, işittiğime göre anneanne ölene daha yakın olanıysa altıda bir yalnız ona verilir, babaanneye verilmez. Babaanne ölene daha yakınsa veya her ikisi ölene aynı derecede yakınsa altıda bir aralarında yarı yarıya bölüştürülür." Mâlik şöyle dedi: "Bu iki nineden başka hiçbir nineye miras yoktur. Çünkü bana ulaştığına göre Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem nineyi mirasçı kılmıştır. Sonra Ebû Bekir bu meseleyi sormuş, nihayet Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in nineyi mirasçı kıldığına dair güvenilir haber kendisine ulaşınca bu payı ona vermiştir. Daha sonra diğer nine Ömer b. el-Hattâb'a gelmiş, Ömer de ona şöyle demiştir: 'Ben belirlenmiş miras paylarına bir şey ekleyecek değilim. İkiniz birlikte bulunursanız bu pay aranızda bölüştürülür; hanginiz bu payla yalnız kalırsa pay onundur.'" Mâlik şöyle dedi: "İslam'ın başlangıcından bugüne kadar iki nineden başkasını mirasçı kılan bir kimse bilmiyoruz."

Muwatta Malik 1079