وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، أَتَتْهُ وَلِيدَةٌ قَدْ ضَرَبَهَا سَيِّدُهَا بِنَارٍ أَوْ أَصَابَهَا بِهَا فَأَعْتَقَهَا . قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ الْمُجْتَمَعُ عَلَيْهِ عِنْدَنَا أَنَّهُ لاَ تَجُوزُ عَتَاقَةُ رَجُلٍ وَعَلَيْهِ دَيْنٌ يُحِيطُ بِمَالِهِ وَأَنَّهُ لاَ تَجُوزُ عَتَاقَةُ الْغُلاَمِ حَتَّى يَحْتَلِمَ أَوْ يَبْلُغَ مَبْلَغَ الْمُحْتَلِمِ وَأَنَّهُ لاَ تَجُوزُ عَتَاقَةُ الْمُوَلَّى عَلَيْهِ فِي مَالِهِ وَإِنْ بَلَغَ الْحُلُمَ حَتَّى يَلِيَ مَالَهُ .
Mâlik'e ulaştığına göre, efendisi tarafından ateşle dövülmüş veya ateşle yaralanmış bir cariye Ömer b. Hattâb'a geldi. Ömer de onu azat etti. Mâlik şöyle dedi: Bizde üzerinde ittifak edilen hüküm şudur: Malının tamamını kuşatan bir borcu bulunan kimsenin köle azat etmesi geçerli değildir. Bir çocuğun, ihtilâm oluncaya veya ihtilâm çağına ulaşıncaya kadar köle azat etmesi de geçerli değildir. Malı üzerinde velâyet altında bulunan kimsenin, bulûğa ermiş olsa bile malının idaresini eline alıncaya kadar köle azat etmesi de geçerli değildir.