Muvatta Malik

1486 numaralı hadis

وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرِ بْنِ حَزْمٍ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَبُوهُ، أَنَّهُ كَانَ جَالِسًا عِنْدَ أَبَانَ بْنِ عُثْمَانَ فَاخْتَصَمَ إِلَيْهِ نَفَرٌ مِنْ جُهَيْنَةَ وَنَفَرٌ مِنْ بَنِي الْحَارِثِ بْنِ الْخَزْرَجِ وَكَانَتِ امْرَأَةٌ مِنْ جُهَيْنَةَ عِنْدَ رَجُلٍ مِنْ بَنِي الْحَارِثِ بْنِ الْخَزْرَجِ يُقَالُ لَهُ إِبْرَاهِيمُ بْنُ كُلَيْبٍ فَمَاتَتِ الْمَرْأَةُ وَتَرَكَتْ مَالاً وَمَوَالِيَ فَوَرِثَهَا ابْنُهَا وَزَوْجُهَا ثُمَّ مَاتَ ابْنُهَا فَقَالَ وَرَثَتُهُ لَنَا وَلاَءُ الْمَوَالِي قَدْ كَانَ ابْنُهَا أَحْرَزَهُ فَقَالَ الْجُهَنِيُّونَ لَيْسَ كَذَلِكَ إِنَّمَا هُمْ مَوَالِي صَاحِبَتِنَا فَإِذَا مَاتَ وَلَدُهَا فَلَنَا وَلاَؤُهُمْ وَنَحْنُ نَرِثُهُمْ فَقَضَى أَبَانُ بْنُ عُثْمَانَ لِلْجُهَنِيِّينَ بِوَلاَءِ الْمَوَالِي ‏.‏

Abdullah b. Ebî Bekir b. Hazm'ın haber verdiğine göre babası, Eban b. Osman'ın yanında otururken Cüheyne kabilesinden bir grup insanla Haris b. Hazreç oğullarından bir grup insan onun huzurunda davalaştılar. Cüheyneli bir kadın, Haris b. Hazreç oğullarından İbrahim b. Küleyb adlı bir adamla evliydi. Kadın öldü ve geride mal ile azat edilmiş köleler bıraktı. Kadına oğlu ve kocası mirasçı oldular. Sonra oğlu da ölünce oğlunun mirasçıları şöyle dediler: “Azatlı kölelerin velâsı bizimdir; çünkü kadının oğlu bu velâyı elde etmişti.” Cüheyneliler ise şöyle dediler: “Hayır, öyle değildir. Onlar bizim mensubumuz olan kadının azatlı köleleridir. Kadının çocuğu ölünce onların velâsı bize ait olur ve onlara biz mirasçı oluruz.” Eban b. Osman, azatlı kölelerin velâsının Cüheynelilere ait olduğuna hükmetti.

Muwatta Malik 1486