Muvatta Malik

1566 numaralı hadis

حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ زَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ، كَانَ يَقُولُ فِي الْعَيْنِ الْقَائِمَةِ إِذَا طَفِئَتْ مِائَةُ دِينَارٍ ‏.‏ قَالَ يَحْيَى وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنْ شَتَرِ الْعَيْنِ وَحِجَاجِ الْعَيْنِ فَقَالَ لَيْسَ فِي ذَلِكَ إِلاَّ الاِجْتِهَادُ إِلاَّ أَنْ يَنْقُصَ بَصَرُ الْعَيْنِ فَيَكُونُ لَهُ بِقَدْرِ مَا نَقَصَ مِنْ بَصَرِ الْعَيْنِ ‏.‏ قَالَ يَحْيَى قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ عِنْدَنَا فِي الْعَيْنِ الْقَائِمَةِ الْعَوْرَاءِ إِذَا طَفِئَتْ وَفِي الْيَدِ الشَّلاَّءِ إِذَا قُطِعَتْ إِنَّهُ لَيْسَ فِي ذَلِكَ إِلاَّ الاِجْتِهَادُ وَلَيْسَ فِي ذَلِكَ عَقْلٌ مُسَمًّى ‏.‏

Yahyâ bana Mâlik'ten, o Yahyâ b. Saîd'den, o da Süleyman b. Yesâr'dan nakletti: Zeyd b. Sâbit, yerinde durduğu hâlde görmeyen göz söndürüldüğünde yüz dinar gerektiğini söylerdi. Yahyâ dedi ki: Mâlik'e göz kapağının dışa dönmesi ve göz çukuru hakkında soruldu. Mâlik şöyle dedi: Gözün görmesi azalmadıkça bu hususta yalnızca takdir vardır. Görmesi azalırsa, görme gücündeki azalma oranında diyet verilir. Yahyâ dedi ki: Mâlik şöyle dedi: Bizce yerinde duran kör göz söndürüldüğünde ve felçli el kesildiğinde yalnızca takdir vardır; bunlar için belirlenmiş bir diyet yoktur.

Muwatta Malik 1566