حَدَّثَنِي مَالِكٌ، كَانَ ابْنُ شِهَابٍ لاَ يَرَى ذَلِكَ وَأَنَا لاَ أَرَى فِي نَافِذَةٍ فِي عُضْوٍ مِنَ الأَعْضَاءِ فِي الْجَسَدِ أَمْرًا مُجْتَمَعًا عَلَيْهِ وَلَكِنِّي أَرَى فِيهَا الاِجْتِهَادَ يَجْتَهِدُ الإِمَامُ فِي ذَلِكَ وَلَيْسَ فِي ذَلِكَ أَمْرٌ مُجْتَمَعٌ عَلَيْهِ عِنْدَنَا . قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ عِنْدَنَا أَنَّ الْمَأْمُومَةَ وَالْمُنَقَّلَةَ وَالْمُوضِحَةَ لاَ تَكُونُ إِلاَّ فِي الْوَجْهِ وَالرَّأْسِ فَمَا كَانَ فِي الْجَسَدِ مِنْ ذَلِكَ فَلَيْسَ فِيهِ إِلاَّ الاِجْتِهَادُ . قَالَ مَالِكٌ فَلاَ أَرَى اللَّحْىَ الأَسْفَلَ وَالأَنْفَ مِنَ الرَّأْسِ فِي جِرَاحِهِمَا لأَنَّهُمَا عَظْمَانِ مُنْفَرِدَانِ وَالرَّأْسُ بَعْدَهُمَا عَظْمٌ وَاحِدٌ .
Mâlik bana şöyle bildirdi: İbn Şihâb bu görüşte değildi. Ben de bedendeki herhangi bir organda delip geçen yara için üzerinde ittifak edilmiş bir hüküm görmüyorum; bu konuda imamın içtihat etmesi gerektiği görüşündeyim. Bizde üzerinde ittifak edilmiş bir hüküm yoktur. Mâlik şöyle dedi: Bizce me'mûme, münakkıla ve mûdıha ancak yüz ve başta olur; bedendeki benzeri yaralar hakkında ancak içtihat edilir. Alt çene ile burnu yaralanma bakımından baştan saymıyorum; çünkü bunlar ayrı iki kemiktir, baş ise bunlardan sonra tek kemiktir.